CHP Yok, Başka Arzunuz?

Mümkünse önce şuraya bir bakın, sonra orada bırakıldığı yerden devam edelim.

Evet, ortada üç lider var, üçünün profili birbirinden çok farklı. Trump’ın twitter hesabı, bildiğiniz gibi, ta başından beri ishaldi. Erişilmez dehasından âlemi faydalandırmak için kendini paralıyor adamcağız. Bizimkinin twitter’la filan pek işi yok gibi görünüyor –daha gelenekçi. Karşısında kameralar, hemen dibinde el pençe birileri olacak. Her biri tuğla gibi, değdiği başı yaran laflarını onlar aracılığıyla iletecek hepimize.

O veya bu mecradan ama neticede, Trump’ın ne dediğinden de Erdoğan’ın ne dediğinden de haberiniz var. Artık ne kadar vaktiniz varsa o kadar haberiniz var elbette. Her dediklerini işitebilmek için, benim gibi işsiz olmanız lazım. Çünkü mütemadi bir bombardıman var.

Putin’in ne dediğinden ise haberiniz yok. Çünkü zaten pek bir şey demiyor. Rusya adına birileri, lazım geldiğinde, lazım geldiği kadar bir şeyler diyorlar ama Putin dilini yutmuş gibi. Putin konuşmuyor, yapıyor. Yaptıklarını işitiyorsunuz, dediklerini değil.

Mevzumuz Suriye elbette. Trump ve Erdoğan Suriye hakkında konuşuyorlar, Putin de Suriye’de oynuyor.

Trump ve Erdoğan, Suriye hakkında konuşuyorlar ama Trump ABD’deki, Erdoğan Türkiye’deki seçmenlere konuşuyor. ABD’nin veya Türkiye’nin menfaatleri değil öncelikleri. Putin Suriye’de oynuyor. Rusya kazandıkça Putin kazanıyor. Putin’in muhatabı Trump ve Erdoğan. Trump’ın muhatabı ABD halkı, Erdoğan’ınki de Türkiye halkı.

Bir an kendinizi yüz yıllık uykunuzdan dün uyanmış, sözünü ettiğimiz aktörlerin kim olduğunu bilmeyen biri olarak tahayyül edin. Sadece şu görüp işittiklerinize göre tahminde bulunmanız istensin sizden. Günün sonunda kim kazançlı çıkacak?

***

Putin kadar suskun biri daha var. Dünya pek tanımıyor, mevcudiyetinden pek haberdar değil ama biz kendisini yakından tanıyoruz: Kılıçdaroğlu. Putin’den farkı, bir şey yapıyor da olmaması. İnsan Kılıçdaroğlu’na ve CHP’sine bakınca, düşünmeden edemiyor, kazara memleket bunların eline kalsa… Erdoğan’ın yapıp ettiklerini, Erdoğan’dan da daha beceriksizce yapacaklar. Ve üstelik “ben bunu tercih ettim” edasıyla da değil, “yapılması gereken buydu, ne istiyorsunuz” edasıyla yapacaklar.

Tanrı Türk’ü koruyor yine, bir nevi…

Adam her biri tuğla gibi, değdiği başı yaracak laflar sallıyor orta yere. Beş yıl önce bu lafların herhangi biri ahaliyi galeyana getirirdi, getiriyordu. Şimdi? Yanındaki el pençe şeylerin duvarını aşıp ahaliye ulaşamıyor. O şeylerin de kafası yok yarılacak. Adam menzili uzatma ümidiyle daha da ağır, daha da hamasi laflar ediyor. Laf daha yakına düşüyor.

Yani?

İma edildiği gibi bir toplumsal mutabakat yok. Toplumun ana gövdesi, el topraklarında Kürt avına çıkılmasından pek memnun değil. Fütuhat hayalleri filan kurmuyor. Batı’ya husumeti olabilir ama Rusya’ya muhabbeti hiç yok. Herkesle kavgalı olmaktan memnun değil. Muhalefet için son derece uygun kıvama gelmiş yani ahali.

Mesele şu ki, muhalefet yok.

Boşuna yormayın kendinizi, köşe bucak “belki de buradadır” diye aranmayın, CHP yok. Kendi korkuları yuttu CHP’yi.