Bir Ödül Hikâyesi ve Facebook

Geçtiğimiz ay Uluslararası Hrant Dink ödülünü Canan Arın ile paylaşan Filipinli gazeteci Maria Ressa, Nobel Barış Ödülünü de Rus gazeteci Dmitry Muratov ile paylaştı. Gönül, Filipinler’de ve Rusya’da birer Bahçeli’nin çıkıp, “bu Nobel ödül komitesi ne yapmak istemektedir, nereye varmak istemektedir” diye kükremesini bekliyor. Ama işte elalemin birer Bahçeli’si yok. Dolayısıyla Durerte ve Putin için

Colonia Dignidad

Netflix’de Colonia Dignidad adıyla bir belgesel yayınlandı. Paul Schafer adlı manyak bir Alman’ın Şili’de 1960’ların başında kurduğu ve kırk yılı aşkın bir süre boyunca türlü rezilliklere sahne olan bir tür tarikat hakkında. Belgesel boyunca tarikatın/koloninin neredeyse takıntılı bir biçimde kaydettiği gerçek görüntülerin yanı sıra, kolonide büyümüş çok sayıda insanla yapılmış görüşmeler var. Peki, ne yok?

Kurtlu Bulgur

Hangi kitabındaydı hatırlamıyorum, Taleb ABD’de “helal gıda” sertifikasının yaygınlığına dikkat çekmişti. Domuz eti ve yağı kullanılmayan gıda manasına… Taleb istatistikler de vermişti yanlış hatırlamıyorsam, şimdi onları aramaya üşendim. Neticede, nüfusunun pek azı Yahudi veya Müslüman olan ABD’de, raflardaki gıda maddelerinin büyük bölümü “helal”di ve oranı da hızla artıyordu. Neden? Aklınıza ilk gelen sebebin konuyla hiç

Muhataplık Mevzuu

Ayıptır. Adam derin fikirlerinden nakış gibi dokunmuş, bin bir emekle yayına hazırlanmış kitabını da koltuğunun altına alıp New York’a, dünyanın yekûn birikmiş dertlerine neşter vurmaya gidecek… Adamın yokluğunu fırsat bilip Ankara’da yıllardır yapmadığınız siyaseti yapacaksınız. Ayıptır. Yüreğiniz yiyorsa adam buradayken açsanız ya Kürt meselesinde muhataplık mevzularını. Yemiyor değil mi! *** Sadece Türkiye’nin değil dünyanın cıvatalarının

Ödeme Aracı Olarak Bitcoin

Bundan beş yıl önce, “2021 yılında Bitcoin bir ülkede ödeme aracı olarak kabul edilecek” denseydi… Birincisi, nüfusun önemli bir bölümü “oo, 2021’e kalmaz o iş” derken, bir başka önemli bölümü de “asla olmaz” derdi. İkincisi, o ülkenin hangisi olacağı konusu hararetli bir tartışma mevzuu olurdu ve… Herhalde kimsenin aklına El Salvador gelmezdi. Hâlbuki —şimdi görünen

Göz Hizası

Zehra Çelenk demiş ki, “Irkçılık, komploculuk, aşı karşıtlığı… Bunların üçü azımsanmayacak bir kesişim kümesi oluşturuyor. Ortak noktaları ne peki? Dünyayı kendine ait saymak. Ötekileri, farklı olanı yok sayan, yok sayamadığında düşman gören bir tür narsisistik içe kapanma hali.” Harika bir tespit, bayıldım. Yazı ilerliyor ve şöyle bir durakta nefesleniyoruz: “Değişmek mümkün mü bilmiyorum ama dünyaya

Bir İktisadi Çözüm Olarak Afganistan

Son birkaç günde herkesin Afganistan’ı ne kadar iyi bildiğini gördük. Hepimiz Afganistan hakkında ziyadesiyle ziyalandık. Herkes kendisini doğrulayacak teferruatı gördü. Kimisi işgalcilere karşı direnen yerli unsurların zaferini, kimisi müstesna Batı medeniyetinden nasiplenemeyen halkların akıbetini, kimisi kapitalizmin bilmem kaçıncı iflasını, başkası İslami fanatizmin kadınlara yaptıklarını… Net toplamda, Perinçek veya Boynukalın gibi soytarılar hariç hemen herkesin yüreği

Aşı, İklim, Bilim ve Piyasa

Ayşe Çavdar doğurgan olabilecek bir mevzu açmış. Dünkü videonun altına da harika eleştiriler gelmiş. Hepsini harmanlayabileceğimiz bir düğüm noktası var gibi görünüyor bana. Diğer her mevzua tatbik edebiliriz —ve bir bölümüne tatbik etmeye çalışacağım— ama aşı karşıtlığı üzerinden derdimi ifade edeyim. Anlaşılan o ki, Çavdar aşı karşıtı değil. Yani? Aşı olunması gerektiğini “biliyor”. Sizin de

İklim

Bir yanda aşırı sıcaklar ve kuraklık, aynı esnada az ötede seller… Gerçekleşenlerin her biri canımızı yakıyor. Ormanlar yanıyor misal. Ve evlerimiz alevler tarafından tehdit ediliyor. Kimilerimizin ekonomisini dayadığı arıcılık imkânsızlaşıyor. Aşırı yağışlar altyapılarımızı çökertiyor. Yanıyoruz, boğuluyoruz, ölüyoruz. En azından aç kalıyoruz. Demek ki… Kriz var. Ortada bir kriz var, bir itirazım yok. Ama… Bütün bu

Devlet

Sezar’ın, “Roma’da ikinci adam olarak kalmaktansa, bir köyde lider olmayı tercih ederim” dediği rivayet edilir. Theodora’nın da, Nika isyanları sırasında sıvışmayı düşünen imparator eşi Justinian’ı, “kraliyet moru, en asil kefen rengidir” diyerek frenlediği…  Böyle insanlar var. Aralarından pek azı Sezar veya imparatoriçe olabiliyor. Diğerleri ya Sezar veya Theodora olmak için dövüşürken telef oluyor veya kaderlerine