Aptallığın Haritası

Dolar yükseliyor —yükselmesi başlı başına bir dert de olmayabilir de, sabah dediğim gibi vura kıra yükseliyor. Konuştuğum kişilerin çoğunun ağzında ve sosyal medyada benzer laflar: Memleket yanıyor, yanıyor da ne oluyor, Erdoğan’ın yandaşları sanki hiçbir şey olmamış gibi…

Deliller var mı? Var. Erdoğan filanca yerde konuşuyor ve dinleyenlerde “öl de ölelim” çığırtkanlığı. Yandaş kanallar doların gerçek değerinin çok altında değerleri servis ediyor, ve saire… İlave olarak, delile çok da lüzum yok. İnsan denen şeyi az çok tanıyan herhangi biri, herhangi bir ampirik delile ihtiyaç duymadan da tahmin edebilir ki, Erdoğan’a oy veregelmiş, bugün yine oy vermeyi düşünen biriyle konuşsak, “uluslararası taarruz, Reis’i yedirmeyiz” filan lafları edecek. Böyleleri var. Böylelerinden çok var. Olması tuhaf değil, olmaması çok tuhaf olurdu.

“Görüyorsun işte, dolar yükseliyor ama Erdoğan’ın taraftarlarında tık yok” lafları da bir tür akıllardan dökülüyor. Bu akıllarla konuşan ve yazanlar, üstelik, ötekilerine aptal muamelesini de reva görüyorlar. Yani şunu bile sormuyorlar kendilerine: Şimdi Erdoğan ve çetesi bir şey yapsa ve dolar aniden düşmeye başlasa… Kararlı olarak düşüşe geçse… Hafta boyunca düşse… “Hah, tamam işte, artık oyum Erdoğan’a” diyecekler mi? Demeyecekler.

Aralarından diyenler olacak mı? Herhalde olacak ama galip ihtimal onların sesini duymayacağız. Yine aynı iki güruhun sesini duyacağız. Bir yanda “ne oldu lan, dolar yükselirken çok sesiniz çıkıyordu, dilinizi mi yuttunuz, Reis işte böyle koyar” diyenler, öte yanda “ama hapisteki gazeteciler, ama diktatör” filan diyenler… Tastamam şimdiki gürültüyü yapanlar yani… Sadece laflar değişecek.

Ben mesela, meselenin böyle olduğunu, böyle seyrediyor olduğunu defaatle gözlemiş, ampirik olarak test etmişim. Bu ampirik gözlemin sebepleri hakkında yıllarca kafa yormuşum, muhtelif açıklamalar geliştirmişim. Yine de, “ulan dolar yükselirse ortada hiç Erdoğancı kalmayacak zannetmenizin kaynağı ne” diye içimden bir öfke yükseliyor. Kendilerini aptalca şeyler söylemekle itham ettiklerimden çok da akıllı sayılmam yani.

Yani?

Yok aslında birbirimizden farkımız.

Yine, olanca aptallığımla söylemeye çalışayım.

Bir defa —başkalarının da defalarca söylediği gibi— dolar yükselmiyor, lira düşüyor. Dolar düşerken bile lira karşısında değer kazanıyor. Liranın bir sıkıntısı var yani, dolara bir haller oluyor değil.

Lira sıfırı tüketse, para pul olsa, yine de Erdoğan’ın arkasından gidecek olanlar olacak. Nasıl lira dolara eşitlense bile Erdoğan’ın karşısında kalmayı sürdürecek olanlar olacaksa… Hiçbirimizin hiçbir kararı “single issue” değil ve daha mühimi, hemen hiçbirimizin hiçbir kararında en tayin edici unsur da liranın değeri değil. Bu ülkede yaşayan herkes, liranın sağlıksız olduğunu, uzun vadede kaybetmeye meyyal olduğunu bilir. Haber değeri taşıyan şey liranın değer kaybetmesi değil yani, olsa olsa tersinin haber değeri var. O bile şüpheli. Çünkü “şimdi kazandıysa, tez zamanda daha çoğunu kaybedecektir” diye bakar hemen herkes.

Lira değer kaybetse, hatta kendisini anasının üstünde yakalasa bile Erdoğan’ın arkasında duranlar var ve olacak. Ama liranın değer kaybını diğer unsurlarla birlikte paketleyip “artık tamam” diyecek olanlar da var. Ve fakat onların seslerini duymamız müşkül. En azından iki sebeple: (a) Karar değişikliğini deklare etmek, kararının arkasında durduğunu ilan etmekten daha zor, sosyal olarak insanı zor durumda bırakma ihtimali daha yüksek ve (b) çok konuşan, konuşarak pozisyon alanlar kendilerini zaten karar değiştirmeyi daha da zorlaştıracak bir ruh durumuna sokmuşlardır genellikle.

Bardağı zaten az çok dolmuş, liranın değer kaybı yüzünden de artık taşmış olanları duymuyorsunuz diye onların olmadığını zannetmek, Taleb’in tabiriyle “delil yokluğunu yokluğun delili yerine ikame etmek” yaygın bir aptallık. Başka aptallar, sizi bu aptallığınıza rağmen kabul edebilir, sizinle yan yana görünmekte bir beis görmeyebilirler. Ama bunca aptallığınıza rağmen “ah şu Erdoğan’ın peşinden gidenler ne kadar aptal, benim kadar akıllı olsalardı memleket bu hale düşmeyecekti” filan diye naralanınca siz, o kadar da katlanılır olmuyorsunuz yani. Ne bileyim, en azından benim için…

Eğer 24 Haziran’da “yüzde 50 artı 1” Erdoğan’ı seçerse, onların büyük bölümü, Erdoğan’ı çok takdir ettiğinden, para politikasına katıldığından, Erdoğan’ı Fransızlara yedirmemek gibi bir masalı ciddiye aldığından, şundan veya bundan yapmayacak yaptığı tercihi… “Ulan ipler beni aptal bulan bu aptalların eline geçerse vay geldi başıma” diye korktuğundan yapacak.

Öyle “çok akıllı” filan değilsiniz. Aslında hiç akıllı değilsiniz. Aslında muhtemelen aptal bulduğunuz insanların çoğundan daha aptalsınız —diplomanız aklı ikame, aptallığı telafi etmez.

Ve ben de —Şekil 1’de görüldüğü üzere— pek akıllı sayılmam, hâlâ size bir şeyler anlatmaya çalışıyor olduğuma göre. Yine de —olanca aptallığımla— tekrarlayayım, (a) dolar düşse siz Erdoğan’a verecek değilseniz, yükseliyor diye “herkesin” Erdoğan’ın peşinden ayrılması gerekmiyor, (b) bunların birisi aptallık değilse öteki de değil, (c) mesele aptallık filan değil, öyle olsaydı hepimizin aç olması lazım gelirdi ama dünya cömert ve aptallar bile karınlarını doyurabiliyor, (d) liranın krizi Erdoğan’ın aleyhine işliyor ve nihayet (e) Erdoğan’ın kazanmasının muhtelif sebepleri var ama birincisi —ve muhtemelen tek başına açıklamaya yeteni— sizsiniz.

Muhtelif biçimlerde sizsiniz.

Bir yandan mesela, yukarıda dediğim gibi, “ulan bunlar gelirse beni sabun yaparlar” korkusu üretiyorsunuz birilerinde. İlave olarak, “ulan bunlar bu ahmaklıklarıyla kendilerini bir de çok akıllı zannediyorlar, aman memleketi bunlardan esirgeyelim” duygusu uyandırıyorsunuz birilerinde —ki geçmişte bunun muhtelif acılarını çekmiş bir toplum var ortada. Ve nihayet, belki de en mühimi, “bu defa bir şey yapılabilir” diye ümitlenmiş olanların ümitlerini zayıflatıyorsunuz. Bir şeyler yapmalarına —veya en azından yapacaklarını inançla, kararlılıkla yapmalarına— mani oluyorsunuz. Sonra da… “Gördünüz işte, ahmaklar sürüsü, dolar nerelere zıpladı kılları kıpırdamadı” filan.

Aptallığın tedavisi olsa ne iyi olurdu. Hepimiz alırdık birer hap…

Genel kategorisine gönderildi