İndirin O Parmaklarınızı

Trump’sız ilk günde Trump’tan söz etmek, herhalde en çok Trump’ın isteyebileceği bir şey. Ben de zatıâlilerine bir kıyak yapmış olayım. Mass ve Arvanitakis’in yazısının Türkçesi Duvar’da yayınlandı. Öyle çok da yeni şeyler söylemiyorlar ama mesele ile aramıza mesafe girdikçe daha sahih bir biçimde dile getirmek mümkün olur ya, onlar da yaşadığımızı daha ekonomik bir biçimde

Top Politikada… Yine Taca Çıktı…

T24’te arka arkaya iki haber: Birincide Erdoğan’ın Kılıçdaroğlu’na açtığı tazminat davası, ikincisi Bahçeli’nin “HDP’yi kapatın yoksa ben yapacağımı bilirim” tehdidi… Başlıklar kâfi, içlerine bakmaya lüzum yok. Ne görüyoruz? Kendilerine politikacı diyen, birileri tarafından ahaliye politika ustası olarak kakalanan, her dediklerinin arkasında derin manalar aranan iki soytarı, politika alanındaki topları hukuk alanına ittirmeye çalışıyorlar. Çünkü top

6 Ocak’ta, Washington’da…

ABD’de 6 Ocak günü tuhaf şeyler oldu. Dünyanın dört bir yanında, olup biten her şeyi bir avuç parametre ve bir sayfalık lügatle açıklayan —açıkladığını zanneden— bir yığın insan var. Gerçi her birinin parametreleri ve lügatleri bir diğerininkinden farklı ama neticede hepsi, kendi parametrelerinin ve lügatlerinin her şeyi açıklamaya kâfi olduğundan emin. Emin idiler en azından.

Erkeğin Biri, Türkiye’de…

Adamın biri bir kadını boğazını keserek öldürdükten sonra yakmış… Neyse, içim kaldırmayacak, teferruatını zaten benim bildiğimden daha iyi biliyorsunuzdur. Bir başka erkek, “kadınlar neden kendilerine şiddet uygulayabilecek erkekleri tercih ediyorlar, araştırmaya değer” gibi bir tweet atmış. Ekşi’de biri o tweeti paylaşmış. Kendilerinin bütün kadınlar adına söz söylemeye yetkili olduğundan zerre kadar şüphesi olmayan —esasen şüphe

Almanya Bizi Nasıl Kıskanmasın!

AKP’nin ve reisinin müthiş performansını görmezden gelmekten bıkmayan münafıklar ne diyecek bilemiyorum ama sizi keskin gerçeklikle tanıştırmak istiyorum. AKP’nin iktidara geldiği 2002 yılında Türkiye’de yüz bin kişiye düşen tutuklu sayısı World Prison Brief’in verilerine göre, sadece zavallı bir 85’miş. İktidar olup muktedir olamadıkları ilk yıllardaki hafif bir gerilemenin ardından, ipleri ele geçirmelerini müteakip, dünyayı kıskandıracak

Sığırlar Aynı Yerde Otluyorlar

Nedim Çakmak adında bir öğretmen başına gelenleri anlatmış. Hikâye doğrudur, yanlıştır, bilmem. Ama anlatılana göre mesela üç kuruşa radyo filan yapmış, köylü öğretmeni baş tacı etmiş. Devlet gelmiş, anasından emdiği sütü burnundan getirmiş. Yine lütufkâr davranmışlar, hapsetmeyip başka bir yere sürmüşler. Gittiği köyde su değirmeninden elektrik üretip köyü aydınlatmış. Köylü yine bayram etmiş. Birkaç güne

Damat Nerede?

Malumunuz Dünya Emperyalistlerini Koruma ve Yüceltme Teşkilatının (DEKYT) biricik gündemi ve hedefi Türkiye’mizdir. Çünkü çılgın Türklerden ve Türkiye’mizden fena halde korkmaktadırlar. Korkmakta da fevkalade haklıdırlar, zire koduk mu oturturuz. Nitekim 21. Yüzyılın başlarında “artık yeter” deyip, asrın liderinin peşinden… Biliyorsunuz hikâyeyi işte. Ve fakat işbu şeytanlar, Bahçeli ve Perinçek gibi derin kavrayışlı büyük Türk büyüklerinin

Çoktan Seçmeli Nesil

Muhtemelen 82 baharında Fethi abiye “bizimki de pek akıllıca değildi, belki buradan bir şey çıkar” derken ihtimal kipini kullanmam, benim bir şüphem olmasından değildi, Fethi abinin öfkesinin büyüklüğüne karşı “bu kesinlikle daha tercihe şayan” demek zor olduğundan öyle demiştim ama esasen kesinlikle emindim ki, o nesilden çok matah şeyler çıkacak. Çok daha ihtimamlı büyütülmüşlerdi. Mahrumiyet

Her Şeye En Çok…

1980li yılların başlarında bir bahardı, Anadolu Üniversitesinde, Fakülte binasından çıkmış, yemekhaneye doğru yürüyorduk. Çimlerin üzerine uzanmış öğrenciler, fütursuzca koklaşıyorlardı. Fethi abinin asabı bozuldu, “şunların haline bak,” diye söylendi, “biz bunların yaşlarındayken dünyayı kurtarıyorduk.” “Eh, pek akıllıca değildi yaptıklarımız,” dedim, “ölüyor, öldürüyorduk, belki buradan daha makul bir şey çıkar”. Çıkmadı. Onun yerine, memlekette —ve anladığım kadarıyla

Heyecan Verici

Ekosistem bir lig. Bitmeyen, bitmeyecek bir lig. Türlerin her biri, bu ligde mücadele eden bir takım. Türlerin her biri değilse de, her türün her bireyi, her an, o anda oynanmakta olan maçlardan birindeki bir hamle sebebiyle oyun dışı kalma gerginliği yaşıyor. O hamle kendisinin bir hatası olabilir, rakibin beklenmedik —karşı konulamaz— bir mahareti olabilir, bir