Başakşehir

Bu gece Başakşehir Sevilla’yı misafir edecek. Bu vesileyle…

AKP’nin, kendisine inananlar ve kendisinden korkanlara ne olarak göründüğünün farkındayım. Bir tür sosyal/siyasal projeyi adım adım hayata geçiren, zaten en başta bu maksatla teşekkül etmiş bir özne… Bana kalırsa halbuki, bir seçim kazanma makinesinden ibaret… Baştan beri öyleydi bana kalırsa ve ben baştan beri öyle görüyorum.

Ama…

Benim bakış açımla bakıldığında açıklanamayan bir vaka var: Başakşehir.

“Başakşehir neden var” diye soruyor değilim. Mesela Ankara’da da Çukurambar var. Muhtelif yollarla zengin olmuş/edilmiş olanların bir bölümünün çıktığı yumurtayı beğenmeyecek şekilde değişmesi anlaşılmaz bir hal değil. Onların, geçmişlerini unutabilecekleri, sıfırdan bir hayat değilse de sıfırdan bir sosyal çevre inşa edebilecekleri, en azından böyle bir ümidi büyütebilecekleri, hafızasız bir mekâna kaçmak istemeleri anlaşılmaz değil.

Mesele Başakşehir’in zuhur etmesi değil yani. Zuhur etmese tuhaf olurdu. Mesele, AKP’nin Başakşehir’in üzerine titrer görüntüsü…

***

Birkaç yıl önce Büyükerşen Cenevre’de bir toplantıya davetliydi. Dünyanın dört bir yanından yirmi küsur fark yaratan Belediye Başkanı bir araya getirilmişti. Toplantıyı düzenleyen Cenevre Üniversitesinin Uluslararası İlişkiler gibi bir bölümüydü. Anlamaya çalışıyorlardı, yeni dünyada şehirler, mahalli yönetimler, onların birbirileri ile ilişkileri nasıl bir evrim geçirecek.

Çok şey öğrendiğim o toplantıda, ABD’nin nevzuhur şehirlerinden birinin Belediye Başkanı da vardı. Herkes muhtelif problemlerini anlatıp dururken adamcağız, “sizin sözünü ettiğiniz türden problemler, yani sosyal/siyasi/iktisadi problemler bizde yok” deyip duruyordu. “Yok, çünkü ortada henüz hemşerilik yok. Bizim problemimiz hemşeriliği nasıl inşa edeceğimiz.” Bir kahve molasında demiştim ki adama, “bir spor kulübü çok işe yarayabilir.”

Büyükşehir Belediyesi kuvözünde hayata tutunması — nedense— sağlanan spor kulübü, Başakşehir Belediyesine devredildi. AKP cenahında pek de rastlanmayacak kadar akıllıca işler yapılıyor. Ve neticede bu gece Sevilla misafir edilecek. Aklıma da o kahve molasında ABD’nin birkaç yılda birkaç yüz bin nüfusa ulaşıveren şehrini getiriyor hep.

Elbette sadece Başakşehir Futbol Kulübü diye bir şey olsaydı sahnede, “o da bütün bu sürecin yan ürünü olarak ortaya çıkıvermiş” denebilirdi. Ama öyle değil. Gerek Büyükşehir Belediyesi ve gerekse AKP Teşkilatı, Başakşehir’i sanki bir pilot projeymiş gibi el üstünde tutuyorlar. Öyle görünüyor uzaktan. Her hizmet öncelikli olarak oraya ulaştırılıyor. Eğer uzaktan göründüğü gibiyse, eğer tespitlerim haklıysa, diyebilirim ki AKP Başakşehir’de bir başarı hikâyesi yazmaya fena halde ehemmiyet veriyor.

Ve öyle görünüyor ki, Başakşehir FK bu başarı hikâyesinin en vazgeçilmez unsurlarından biri. Ve tuhaflık üstüne tuhaflık var işin içinde. Başakşehir FK, AKP ne değilse tam o: Şirin, akılcı, ölçülü, sistematik, ve saire… AKP nasıl görünüyorsa ve nasıl görünmek istiyorsa, Başakşehir FK tam da onun zıddı şeklinde görünmek istiyor.

“Bu da seçim makinesinin işlerinden bir iş, ilk mahalli seçimde Göksel Gümüşdağ’ı aday gösterecekler, adaylarını Başakşehir FK vasıtasıyla parlatıyorlar” desem… Deniyor zaten. Ama olmuyor, uymuyor. Göksel Gümüşdağ’ın Büyükşehir adaylığı hayali kurduğunu biliyorum. Muhtemelen aday da olacak zaten. Ama nüfusunun hatırı sayılır bir bölümü üç takımı tutan bir şehirde, onların başarıları pahasına Başakşehir FK’yı var etmek akıllıca görünmüyor. Yani Başakşehir hikâyesi Gümüşdağ’ın seçim almasına değil, kaybetmesine yol açar. Bunu hesaplayamıyor olabilirler mi? Yoksa seçim vaadi olarak Başakşehir FK’yı kapatmayı mı sunacaklar, bilemiyorum.

Şunları ise biliyorum: Başakşehir siyasi olarak belki de uzun yıllar AKP’nin ve izinden gidenlerin arkasında duracak. Ama Başakşehir’de hayat, hiçbir vakit AKPlilerin hayal ettiği türden bir hayat olmayacak —anladığım kadarıyla şimdiden değil zaten. Mini etekli kızlar, erişemediği için o kızları uzaktan biralarını yudumlayarak seyreden delikanlılar eksik olmayacak. Öyle eskisi gibi güzel komşuluklar filan olmayacak. Ve saire…

Şunu da biliyorum mesela: Gümüşdağ büyük ihtimalle aday olacak ama seçime biraz benzeyen bir seçim olursa kazanamayacak.

Şunu ise bilmiyorum: Madem başarılı olmak için Başakşehir FK misalinde yaptığınız şeylerin lazım geldiğini, mesela rakiplerinize sosyal medyadan ince, esprili mesajlar vermenin iyi bir şey olduğunu biliyorsunuz, neden siyaseti de benzer bir akılla ve incelikle yapmıyorsunuz? Örnek olarak bakınız http://www.medyaradar.com/basaksehir-ile-sevilla-atismasi-sosyal-medyayi-salladi-haberi-780958.

Genel kategorisine gönderildi