Ay: Eylül 2010

İlk Bakışta Görünen

Şehirlerde herkes kendi gettosunda yaşıyor. İlk bakışta öyle görünüyor ki, hep insanların hoşgörüsüzlüğünden… Kendileri gibi olmayanlara hoşgörülü olsalar, her mahallede her türlü insana yer olurdu. Haydi, o kadar hayalci olmayalım, azıcık bari tahammüllü olsalardı, hiç değilse kesimleri birbirinden ayıran sınırlar biraz bulanık olurdu, değil mi ama? Değil. İnsanlar, özellikle de şehirlerde yaşamayı seçmiş olanlar, kendileri

Engels’in Manchester’ı ve Tophane

Engels daha 1844’te İngiltere’de İşçi Sınıfının Durumu kitabında, bir işçi semtine uğramadan, hatta bir işçiyle karşılaşmadan Manchester’da yıllarca yaşanabileceğini yazmıştı. Böyleydi, çünkü işçiler ile orta sınıfın yaşadığı bölgeler, sanki arada bir sözleşme varmış gibi, birbirinden kesin sınırlarla ayrılmıştı. O tarihten bu yana Manchester’da yaşayanlar defalarca değişti. Manchester’ı yönetenler değişti. İnsanların şehirleri ve birbirleri hakkındaki görüşleri

Neden Hep Kazanıyor

1983-87 arasında siyaset sahnesi, rahmetli Özal için dikensiz gül bahçesiydi. Hep kazanıyordu. Yaşadığı sürece hiç kaybetmeyecek gibi görünüyordu. Neden öyleydi? Dostlarına sorarsanız, eşi benzeri görülmemiş bir adamdı. Karşısına kim çıksa sırtını mindere yapıştıracak efsanevi güçleri vardı. Seçilmiş kişiydi. Hasımlarına sorarsanız, arkasında Amerika vardı. Özal’ın karşısına çıkmaya heveslenen herkesin defterini dürmeye kesin kararlı bir Amerika… ***

MHP

Bir an için hayal edin, referandum kararı çıkar çıkmaz MHP referandumu boykot etseydi, bugün memleketin hali nice olurdu? Yani BDP’nin yaptığını BDP yapmadan önce yapsaydı… Bir ihtimal BDP boykota gidemeyecekti. Bir sebeple sandığa gitmeyen herkes MHP nüfusundan sayılacaktı. MHP, tabanının büyük bölümü için bağışlanamaz günahkâr olan CHP ile aynı safta görünmüş olmayacaktı. Hayır demeye ikna

İstanbul

17 Ağustos depreminin üzerinden bir hafta kadar geçmişti ki, eğer kendileri de sallanmış olmasaydı, İstanbul medyasının deprem mevzuunu bu kadar sürdürmeyeceğini iddia etmiştim. Kendilerine saygı duyduğum birçok kişi beni ayıpladı. Çok ileri gittiğimi söylediler. Sustum. Galatasaray kazandığında pek kıymetli olan UEFA Kupası finali, gün geldi, Türkiye’de hiçbir kanalda kendisine yer bulamadı. Görünen o ki, Bursaspor

58 – 42

Tescilli markasıyla RTE, referandum akşamı kazananın demokrasi olduğu yolunda laflar ederken de alkışlandı. Ama “bir muhalefet lideri referandum öncesinde ‘bu bir güven oylamasıdır’ demişti, şimdi bu neticelerden sonra ne diyecek” dediğinde aldığı alkış, daha önceki ve daha sonraki alkışlar ile kıyaslanmayacak kadar coşkuluydu. “Bugün imtiyazlarını korumak isteyenler değil, toplumun adalet talebi kazandı” dediğinde ise benzer

Kirli

Sizin gözlemleriniz nasıl, bilmiyorum. Benim tanıdığım herkesin 12 Eylül’de vereceği rey, daha referanduma gidileceği kesinleştiğinde belli olmuştu. Aradan geçen süre içinde kimsenin tercihi değişmedi. Ama birçok kişinin başlangıçtaki hevesi, heyecanı zayıfladı. Araştırma yapmadığım için referandumun neticesini tahmin edemiyorum. Ama “nereden çıktı şimdi bu referandum” havasının hızla yaygınlaştığını gözleyebiliyorum. Bu havaya yaslanarak diyebilirim ki, eğer şöyle

Hawking, Laplace ve Lagrange

Hawking yeni kitabında Big Bang’i açıklamak için kütleçekiminin kâfi olduğunu, dolayısıyla da evrenin başlangıcını açıklamak için bir Tanrı varsayımına ihtiyaç olmadığını iddia ediyormuş, -muş… Daha önceki iki kitabı beni hayal kırıklığına uğrattığından, Hawking’in yeni kitabını almaya niyetim yoktu. Şimdi koparılan yaygara bile fikrimi değiştirmeye yetmedi. Kaldı ki Hawking, anladığım kadarıyla, çok ölçülü laflar etmiş. Medya

Simetri, Asimetri ve Mukaddes Savaş

Müdür beyin kitabından sonra, kaynağın güvenilirliğini sarsma bilinciyle gerçekleştirilen kampanyanın yanında, bir de “ne cemaatmiş yaa” muhabbeti mayalandı. Memlekette olup biten her şeyi cemaatten bilmeklerle eğleniyor birileri. Hemen sonra her bir musibeti sınırları muğlâk bir Ergenekon çetesiyle ilişkilendirivermeseler, aklımızı da çelecekler. Ortada —bir defa daha— bariz bir simetri var yani. Bu simetriden söz edince cemaat