Aylar: Kasım 2010

Davutoğlu

Rahmetli Özal’ın kabinelerinden kaç bakanın adını hatırlıyorsunuz? Sonraki kabinelerden kaç bakanın? Bu soruları yıllarca pek çok kişiye sordum. Yaşı elverenlerin hemen hepsi, Özal’ın bakanlarından daha çoğunun adını hatırlıyor. Bu veriyi nasıl yorumlayabiliriz? Özal’ın sahiden müthiş bir kadro kurduğunu söyleyebilir miyiz mesela? Öyle olsaydı, bakanlık yaparken parlak bir yıldız gibi görünenlerin hiç değilse bir kaçı, Özal

Af

Güven oyununun, benzer oyunlar gibi, çeşitli versiyonları var. Bir versiyonunda size 10 TL verirler. Başka bir odadaki hiç tanımadığınız birine de 10 TL verirler. Sizden bir karar vermenizi isterler. Ya 10 lirayı alıp gidersiniz. O halde diğer denek de parasını alıp gider. Veya paranızı diğer deneğe aktarırsınız. Eğer bu tercihi yaparsanız, araştırmacılar diğer deneğe ekstra

Avanta

Kafeste aç bırakılmış deney faresi, çaresizlik içinde koşuşurken, kafesin bir köşesindeki düğmeyi keşfeder. Düğmeye bastığında önüne bir parça yem düşer. Bir daha bastığında bir parça daha… Derken kafesin ışıkları kararır ve düğme işe yaramamaya başlar. Ümitsiz birkaç denemeden sonra, deney faresi çabalamaktan vazgeçer. Bir vakit sonra kafes yine aydınlanır ve düğmeye her basışta yine bir

Schuster ve CHP

Üzerinize afiyet, Beşiktaşlıyım. Bilenler bilir, Beşiktaş’ın maç kaybetmesi beni fazla üzmez. Eğer oynadığı futboldan memnun kalmışsam… Yok, eğer futbol namına ortaya bir şey konmamışsa, maçı kazanması da beni tatmin etmez. Yani, tahmin edeceğiniz gibi, yıllardır tatmin olduğum filan yoktu. Bu yıl sezon öncesi hazırlıklarımı aksatmadım. Sezona formda girdim. Olmayacak emareleri, “galiba sonunda seyretmeye değer bir

Kurban

Oğlu İsmail’i kurban edecekken İbrahim’e bir koç gönderilmesinin mesajı bence çok açık: Bütün insanlar sizin hısımınızdır, onları kurban etmeyi artık durdurun. Bildiğimiz kadarıyla bütün kültürler, tanrılara insan kurban ettikleri bir safhadan geçtiler. Aralarından kurban verenler kurban vererek arınıyorlar, artık şiddetli gazaplara uğramayacaklarını ümit edebiliyorlardı herhalde. Böylelikle istikbalin belirsizliğinin yol açtığı kaygıyı gidermeye çalışıyorlardı. Kimin, ne

Rektörlük Mühim İş

Rektörlerin seçimle gelmesinin kararlaştırıldığı günlerdi. Üniversitede bir profesör arkadaşım ile aynı odayı paylaşıyorduk. “Köylü bile muhtarını seçiyor,” dedi, “bizim rektörümüzü seçmemizi neden içine sindiremiyorsun?” Böyle düşünen sadece o olsa, dert olmayabilirdi. O dönemde yaygın yaklaşım buydu. Bu analojinin uygun olmadığını söyledim. Benzer mantıkla, belediye başkanlarını da belediye işçileri, bilemediniz mühendisleri seçmeli. Köy köylünün, ama üniversite

Önder Sav

Önder Sav CHP’ye büyük hizmetlerde bulundu. Kendisi de CHP’ye çok hizmet ettiğini düşünüyordur. Ama onun hizmet olarak gördükleri ile benim kastettiklerim herhalde aynı şeyler değildir. Benim açımdan en önemli hizmetlerinden biri, yıllarca CHP’nin paratoneri olmasıydı. Ahali partide yolunda gitmeyen her şeyin müsebbibi olarak onu gördü. Bütün husumet onda toplandı. Böylelikle parti fırtınaları hasar görmeden atlattı.

Akıllıca Tasarlanmak

İnsan bedeni akıllıca tasarlanmış değil. Bir dakika… Yargımı müdafaa etmek için bir fırsat tanıyın. Mesela insanın yemek borusu ile nefes borusunun aynı boşluktan dışarı açılması, sizce akıllıca bir iş mi? Yediğiniz veya içtiğiniz bir şeyin nefes borusuna kaçıp onu tıkaması ihtimali yok mu? Herhangi birindeki bir iltihaplanmanın diğer fonksiyona da zarar vermesi ihtimali? Şöyle midemizin

Barselona’da Cumhuriyet Bayramı

İzmir Konak Belediyesi, 29 Ekim vesilesiyle, Barselona’nın İstiklal Caddesi sayılabilecek olan La Rambla’da boy göstermiş. Bir grup sanatçı, “kurtuluş” temasıyla İzmir’in efesini ve çağdaş Türk ailesini canlandırmış. Birinci tespit: Bilenler bilir, canlı heykeller La Rambla’nın mütemmim cüzlerindendir. Konak Belediyesi de caddenin âdetine uymuş. Demek ki Müslüman mahallesinde salyangoz satmaya kalkmamışlar. Davul zurna eşliğinde zeybek de