Aylar: Haziran 2011

Hırsızın Hiç mi Suçu Yok?

Pamuk üreticisinin derdi iş bilmezliğinden. Cari açık sizin yüzünüzden. Selde ölenler dere yatağına yerleştiklerinden. Tersane veya maden işçilerini biliyorsunuz işte. Suya siyanür karışacak diye endişeleniyorsanız, memleketin zenginleşmesini istemediğinizden. Karışmışsa, siyanürün art niyeti. Mavi Marmara’da ölenler İsrail’in huysuzluğu. Tren kazası makinistin kusuru. Yargılanmadan yıllarca tutuklu kalanlar yargının kurbanı. Hukuksuz dinlemeler kim bilir kimin işi. Polis kadın

Helal Olsun

İmam merhumu nasıl bildiğinizi sorduğunda “iyi biliriz” dersiniz, hakkınızı helal edersiniz ya, bunun merhumun işine ne kadar yaradığı meçhul. Sizin ise çok işinize yarar. Gelenekten süzülüp gelen bilgeliğe göre, sağlıklı ve uzun bir ömür sürmenin ilk şartı, size yapılan kötülükleri ve sizin yaptığınız iyiliklerini unutmaktır. Neden öyle olduğunu bugün, nöropsikolojinin bulgularıyla açıklamak çok zor değil.

Niçin Yüzde 50?

Köpek görünce yolunu değiştiriyorsa adam, rahatlıkla tahmin edersiniz, köpekten korkuyordur. Aynı şahıs, yanında küçük kızıyla yürürken bir köpekle karşılaşırsa sizi şaşırtabilir. Korkusunu yendiğini veya ilk tahmininizin hatalı olduğunu düşünebilirsiniz. Hâlbuki yanılmadınız, köpekten hâlâ korkuyor. Ama kızını teskin edebilmek için korkusunu geçici olarak rafa kaldırdı. Yani yapısal özellikler değişmedi ama davranışı tayin edemez hale düştü. Türkiye

Neden yüzde 50?

Arkadaşlarınızla grup halinde dolaşırken, küçük bir çocuğun aniden yola fırladığına, ona çarpmak üzere olan bir otomobilin son anda durabildiğine şahit olmuş olun. Aranızdan kimin ağlayan çocuğu teskin etmek için seğirteceği, hanginizin anneye, hanginizin otomobilin sürücüsüne çıkışacağı bellidir. Hanginizin buradan bir mizah çıkaracağını, hanginizin bizim milletin adam olmayacağı neticesine varacak uzun tahlillere girişeceğini de bilirsiniz. Toplum

Neden yüzde 50? Niçin yüzde 50?

Kızım bir kafede karşılaştığı muameleden rahatsız olmuş, merakla sordu. “Burası çok hoş bir mekân, ama servis çok kötü. Garsonlar adeta düşmanca davranıyorlar. Arkadaşlarımın dediğine göre, ücretleri çok düşükmüş. Tamam anlıyorum, mutsuzlar. Ama ben de gelmesem, kötü davranıyorlar diye mevcut müşterileri de kaçarsa, tamamen işsiz kalmayacaklar mı? Neden böyle davranıyorlar?” Garsonların davranışını anlayamamış olan kızım, neden

Elli

Köşe yazarlarının her şeyi anlamasını ve açıklamasını bekleyenlerden iseniz, sizi hayal kırıklığına uğratacağım. Bir vakittir, AKP’nin yüzde kırkın üzerinde oy almasını açıklayamayacağımı söyleyip duruyordum. Arkadaşlarım beni, benim iyiliğim için uyarmaktan geri kalmadılar. Güvenilir araştırmaların öyle göstermediğini hatırlattılar. Her defasında, “AKP’nin yüzde kırktan yüksek oy alamayacağını söylemiyorum, bunu açıklayamayacağımı söylüyorum” demek zorunda kaldım. Yüzde elliyi anlamamın

Siz Zaten Biliyorsunuz

Şeytana uyup mangal partisinde yemeği fazla kaçırsanız, mideniz rahatsız olabilir. Ama kilo alacağım diye kaygılanmazsınız. Çünkü biliyorsunuz ki insan arada bir çok yemekle kilo almaz, her gün düzenli olarak yaktığından daha çok yerse kilo alır. Trafik ışığının yeşile döndüğü anda arkanızda yükselen korna sesleri işitme kaybına yol açmaz. Ama çok daha düşük şiddette bile olsa

Tünel

Sinestezinin en sık rastlanan türlerinden birinde, her rakam belirli bir renkle birlikte algılanır. Yani mesela herhangi bir yerde 6 rakamını gören kişi onu mesela kırmızı renkte, 4 rakamını mavi renkte filan görür. Böyle bir algı çaprazlaması yaşayan biri, aynı zamanda renkkörüyse? Ramachandran böyle bir vakayla karşılaşana kadar bir hayli beklemek zorunda kalmış. Ama beklediğine değmiş.

Devlet Sana Söylüyorum, Öcalan Sen Anla

Biz gençken öyle anlatılırdı, güya Türkler Danimarka topraklarına ayak bastıktan sonra, umumi tuvaletlerin kapılarının içinde “bunu yazan Tosun” ibarelerine rastlanmaya başlaması gecikmemiş. Danimarkalılar dehşet içinde kapıları değiştirmeye başlamışlar. Çok geçmeden bu çözümü sürdüremeyeceklerini fark etmiş, kapıları macunlayıp yeniden boyamaya koyulmuşlar. Ne yaptılarsa olmamış. Neticede kapıların içine birer karatahta ve tebeşir yerleştirmişler. Perspektif değiştirmenin nelere kadir