Okul Ne İşe Yarar?

Mesela Amerika’ysanız, Irak’ı da işgal etmeniz gerekiyorsa, Irak’a demokrasi götürüyor olduğunuza inanacak Amerikalılar lazım gelir. O Amerikalılar okulda üretilir. Elbette devletin ahaliyi yalanlarına inandırma süreci bir yığın unsurun cansiperane çabasını gerektirir. Ama okul olmasa, ahali vaktiyle okullandırılmış olmasa, o unsurların hiçbiri işlemez.

Her devletin yalan söylemesi gerekir. Dolayısıyla her devletin, en zırva şeylere bile inanmaya hazır vatandaşlara ihtiyaç duyduğu olur. Farkında olmalısınız, hiçbir devlet bu konuda mahrumiyet çekmiyor. Çünkü okullar var ve bizi hazırlamak üzere seferber edilmişler. Okul denen fabrikada öğrenme üretmek zor. Ama ortak yalanlara itibar etmeye hazır bir ruh durumu imal etmek istiyorsanız, okuldan daha uygun bir teknoloji bulmak müşkül.

***

Okul sadece devletin işine yaramaz, toplumun da çok işine yarar.

Bir defa, her toplumun en ağır yük taşıyan mafsalları, sosyal statünün dağıtımını gerçekleştirenlerdir. Çünkü statü ferdin kendi vasıflarını ıskalamaya, ailesinin ve/veya mensup olduğu grubun statüsüne göre yoğunlaşmaya mütemayildir. Statünün yeniden dağıtımını sağlamak, bu yüzden, nankör bir iştir. Soluklanmadan tekrarlamak gerekir.

Statünün yeniden dağıtımını sağlamak konusunda, okuldan daha iyi bir teknoloji yok. Statünün en çok hak edene tahsisini sağladığını iddia etmiyorum. Belirli ailelerin veya grupların sosyal statüyü tekellerine almalarına mani olur. Ama hatırlatayım, okul bu işi eğitim veya öğrenme üreterek değil, diploma üreterek yapar.

Okul ayrıca, eğer çocuğunuz varsa, o çocuğun emin ellerde olduğu duygusunu sağlıyor size, daha önce değinmiştim. Siz ve eşiniz işteyken, alışverişteyken, sosyal faaliyetlerinizi yürütürken, gözünüz arkada kalmıyor. Az şey mi?

Okulun son dönemde üstlendiği bir sosyal fonksiyon daha var. İş piyasasına girişi geciktiriyor. Son dönemde iş, giderek artan bir hızla kıtlaşan bir sosyal kaynak. Bu kaynağın üzerindeki baskı, uzayan okul süreleriyle hafifliyor. Yani yakında on iki yıl da yetmeyecek.

***

Okul sizin de işinize yarar. Okulda öğrendiklerinizden söz etmiyorum, çünkü o kalemde kayda değer bir hâsılat yok. Gerçi elbette bir şeyler öğrenmişsinizdir okulda. Ama eğer okul sizin öğrenmeye en hazır olduğunuz yıllara ipotek koymuş olmasaydı, sizi dersliklere ve bıkkın öğretmenlere mahkûm etmeseydi, okulda öğrendiğinizden çok daha fazlasını öğrenecektiniz. Okul, öğrenmenin, mümkün olan en berbat teknolojisidir. Okulda bile bir şeyler öğrenmişseniz, okul olmasaydı kim bilir neler öğrenebilirdiniz yani.

Okul size, sahip olduğunuz belki de en kıymetli şeyi, diplomanızı verdi. Ama daha mühimi, kimileri çok uzun süren bir yığın arkadaşlık sağladı. Zaten okulda öğrendiklerinizi de o arkadaşlarınızdan öğrenmiştiniz. Diploma ve sosyal ilişkiler, sosyal statünüzün temel belirleyenleri. Demek ki sosyal statünüzü okula borçlusunuz. Okul sizin için böyle çok mühim işlere yaradı.

***

Artık kesintili mi olur mu kesintisiz mi, bilemem. Ama, demek ki…

Adına zorunlu eğitim denen sürenin uzatılması gerekir. On iki yıl, şimdilik makul olabilir. Bu süre, isteniyorsa üçe değil beşe bölünsün. Ama herhangi bir kısmı açıköğretime ihale edilmemeli. Hatta açıköğretim marifetiyle okuldakinden daha iyi öğrenme sağlanabilecek bile olsa. Çünkü, asıl ihtiyacımız olan ve okulun asıl sağladığı şey öğrenme değil, sosyal ilişkiler. Ve… Zorunlu eğitim süresi içinde kimsenin iş piyasasına girişine fırsat da verilmemeli. İş zaten kıt, görmüyor musunuz?

***

Taziye mesajı: Demirören TFF Başkanı oldu. Türk futbolunun başı sağ olsun. Eğer okul olmasa, statü diploma vasıtasıyla biteviye yeniden dağıtılmasa, şimdi her makamda, babasının gücü ve servetinden gayrı bir şeyi olmayan Demirören gibiler oturuyor olacaktı. Okulun bizi nasıl bir kâbustan koruduğunu fark etmemiştiyseniz, bu da iyi bir fırsat.

Cemalettin N. TAŞCI