Ay: Şubat 2012

Okul Ne İşe Yarar?

Mesela Amerika’ysanız, Irak’ı da işgal etmeniz gerekiyorsa, Irak’a demokrasi götürüyor olduğunuza inanacak Amerikalılar lazım gelir. O Amerikalılar okulda üretilir. Elbette devletin ahaliyi yalanlarına inandırma süreci bir yığın unsurun cansiperane çabasını gerektirir. Ama okul olmasa, ahali vaktiyle okullandırılmış olmasa, o unsurların hiçbiri işlemez. Her devletin yalan söylemesi gerekir. Dolayısıyla her devletin, en zırva şeylere bile inanmaya

Sol Korursa

Sol, özellikle Türkiye’de, kendi ajandasını gerçekleştirmek konusunda başarısız bulunabilir. Ancak meseleye “sol neyi gerçekleştirmek istiyordu, ne kadar gerçekleştirdi” diye bakmak yerine, “sol olmasaydı şimdi ne halde olurduk” diye bakacak olursak, fotoğrafı başka türlü okumak mümkün. Hiçbir siyasi/sosyolojik durum, aktörlerden sadece birinin faaliyetleri veya iradeleriyle açıklanamaz. Hatta bir futbol maçı bile… Gerçi bizim futbol yorumcularımız bu

Sol

Daily Telegraph’ın haberine göre, Glasgow Üniversitesinde, elektrik enerjisini ve güneş ışığını yakıta dönüştürecek bir proses gerçekleştirilmiş. Proses fotosentezi andırdığı için de, yapay yaprak metaforuyla sunmuşlar. Ama ortada yaprak filan yok. Bir su tankında, genetik mühendisliğinin ürünü olan bakteriler, güneş panellerinden elde edilen elektrikle uyarılıyorlar. Güneş ışığını, fotosentezi andıran bir yolla, yakıta dönüştürüyorlar. Makul bir süre

Ne Görüyorsunuz?

Etrafınıza baktığınızda ne gördüğünüzü zannediyorsunuz? Ne varsa onu mu? Yanılıyorsunuz. Çevrenizdeki cisimlerden yansıyan fotonların gözünüzün retinasına değmesi ile beyninizin o cismin görsel bir algısını oluşturması arasında yaklaşık olarak yüz milisaniyelik bir gecikme var. Bir maratoncunun hızıyla koşuyorsanız, yüz milisaniyede kabaca yarım metre yol alırsınız. Arkadaşınızın size attığı top bir metre mesafe kat eder. Yani, eğer

Bir Fani Savaş

Herkes bir kutsal orduya nefer yazılmış, olup biteni kendi ordusunun merceğinden seyrediyor. Kutsal savaşlar da muhtelif. MİT Müsteşarı yargının hedefine yerleşmişse, dünyayı Kürt meselesi zaviyesinden okuyanlara göre, olsa olsa Oslo görüşmeleri yüzündendir. Birileri müzakere imkânlarını berhava etmeye kararlı. Yargı ve Emniyet Cemaatin arka bahçesi ya, her münafıklığı Cemaatten bilenlere kalırsa, Fidan’ın ifadeye çağrılması da Cemaatin

Rant

“Yetti mazinin muhasebesi, biraz istikbal bahsine gelin” deyip duruyordum ya… Elbette beni memnun etmek için değil, öyle denk geldiğinden, Erdoğan istikbale dair bir laf etti. Caydım vallahi, aman bildiklerinden şaşmasınlar. Bildiniz siz o lafı. Dindar nesiller yetiştirmekten söz ediyorum. Dindar olmazlarsa tinerci olacak olanlardan. Ben yetişirken hükümetlerin dindar nesiller yetiştirme kastı yoktu. “Tinerci de olmadım”

Münafık Nesil

Erdoğan dindar nesil yetiştirmeye heveslendiğini ilan etti ama… Eğer gelecek nesillerin daha dindar olmasından memnuniyet duyacak olanlardan iseniz, bence boşuna ümitlenmeyin. Rahatsız olacak olanlardan iseniz de, boşuna kendinizi üzmeyin. Bir defa, devlet dindar veya sosyalist veya demokrat veya başka türlü nesiller yetiştirmek için uygun bir aygıt değil. Hani televizyon alıcısıyla ekmek kızartmak ne kadar mümkünse,

Siz Amerika’dan Ne İsterdiniz?

1921’in ilk haftalarında, Philadelphia Public Ledger muhabiri Clarence K. Streit Ankara’daki gelişmeleri yerinde gözlemlemeye heveslenmiş. Samsun’da karaya çıkmış, maceralı bir yolculuğun nihayetinde Ankara’ya ulaşmış. Ankara’da üç hafta kadar kaldıktan sonra, Eskişehir üzerinden Antalya’ya gitmiş. Antalya’dan da bir gemiyle ayrılmış. İki aydan uzun süren bu seyahat sırasındaki gözlemleri, yenilerde, Bahçeşehir Üniversitesi tarafından Bilinmeyen Türkler adıyla, Heath