Aylar: Temmuz 2014

TRT Diye Bir Şey

Anladığım kadarıyla Demirtaş TRT’nin Cumhurbaşkanlığı seçimindeki tutumundan şikâyetçi olmuş. TRT’nin Genel Müdürlüğü makamını işgal eden zat gürlemiş: “Kendilerini yarışta daha şimdiden mağlup görenlerin, bizim üzerimizden mazeret üretme kurnazlığına başvurması milletimiz tarafından yakından izlenmektedir.” Yerseniz, işbu zat, tarafsız olması gereken bir kurumun yöneticisi. Mide bulandırıcılığın bu kadarı hakkında ne denebilir? *** İsterseniz bir an tasavvur etmeye

Özal ve Erdoğan

Hikmet Özdemir, son yıllarında yakınında yer aldığı Özal’ın biyografisini yazmış. Çok özensiz, kendisinin bende bıraktığı intiba ile kıyaslandığında olağanüstü özensiz yazılmış kitabı okumak yine de eğlenceli ve öğretici oldu. Kitap sayesinde değil, kitabın anlattığı dönemlerdeki kendimle iç diyaloglarım sayesinde… Kitaba ve Özal’a daha sonra yine dönmek gerekebilir. Şimdilik, kitabı okurken adını daha iyi koyabildiğimi zannettiğim

Ömür

İnsanların ömrü uzuyor, sistemlerin, anlayışların ömrü kısalıyor. Görünüşe göre her iki eğilim de sürecek. Nasıl bir dünyaya doğru yol alıyoruz? Kimler hayatta kalacak? İnsanlara hangi vasıfların kazandırılması gerekecek? Kurumların nasıl örgütlenmesi gerekecek? *** Toffler Future Shock’ta, bu kelimelerle olmasa da, insan ömrü ile anlayışların ömrü arasındaki gerilimin bizi özel bir noktaya getirdiğine işaret ediyordu. Daha

Paket

Bir genç kız olsanız, üç talibiniz olsa… Biri saldırgan biri olsa mesela. Olur olmaz yerde hır çıkarıyor olsa. Ama sizin yanınızdayken kibar davranmak için çabalıyor olsa. Bir yandan da tuttuğunu koparan biri olsa. Yani sümsük, pısırık biri olmasa… İkincisi iyi okullardan birinden diploma almış, bir salon beyefendisi olsa. Ama manasız bir devlet dairesinde dirsek çürütüyor

Türkiye’nin İki Sınırı

Ferruh Midilli’den Türkiye’ye girerken gözlediklerini yazmayı düşünüyordu. Yazmamış. Ben onu beklemeyeyim. Midilli’den Türkiye’ye girerken bir sınırdan geçiyorsunuz. O sınırdan geçenler Türkiye tarafındaki pazara gelenler, Midilli’de hoşça vakit geçirmiş olup geri dönenler ve saire… Ferruh’un anlattığı kadarıyla, şen, gürültücü, eğlenceli bir kalabalık. Öte yanda, Türkiye’nin bir başka sınırında, kan gövdeyi götürüyor. Türkiye’nin güneydoğu sınırı, hiçbir biçimde

Adam Olmak

Akit, ortasında kocaman bir Hitler fotoğrafı olan bir kare bulmaca yayınlamış. Bulmacayı çözdüğünüzde “Seni arıyoruz” mu neyse, öyle bir ibare çıkıyormuş. Beyim verip veriştiriyor, “bu Müslümanlar sadece ahmak değil, aynı zamanda cahil” diyerek. Neymiş, Hitler sadece Yahudilere düşman değilmiş ki, dünya hâkimiyetini ele geçirebilse Araplara da soykırım uygulayacakmış, filan. Haklı mı? Kısmen. Hitler konusunda haklı

Gazze

Wittgenstein’i nasıl bilirsiniz, bilmem. Bence Tractatus’a kadar ve Tractatus’tan sonra diye iki ayrı Wittgenstein var. İlkini sevmem, ikincisini severim. Ama asıl, ilkinden ikincisine geçişini anlamlı ve aydınlatıcı bulurum. Yine de bugün, Gazze’ye bakınca, Tractatus’un son önermesinden (sevmediğim Wittgenstein’in zirvesinden) başka söyleyecek söz bulamıyorum: Hakkında konuşulamayan için susulmalı.

Baykal Aday Olsaydı…

Kapınıza bir anketör gelip “Eğer Baykal aday olsaydı ona oy verir miydiniz” diye sorsaydı ne cevap verirdiniz bilmiyorum. Ama ne cevap verirseniz verin bir manası olmadığını biliyorum. “Verirdim” demiş olsanız mesela, bu, Baykal aday olsaydı ona oy verecekti olduğunuzun işareti değil. “Vermezdim” demiş olsanız, vermeyecekti olduğunuzdan emin olamayız. Anladığım kadarıyla memlekette birileri —üstelik kamuoyu araştırma

İnsanlığın Muzip Halleri

Vaktin birinde bir dergiye, Dünyanın En Muzip Derin Devleti başlığıyla bir yazı yazmıştım. Cumhuriyet tarihinin en barışsever ve Yunansever başbakanına, Cumhuriyet tarihinin yegâne savaşını —üstelik de Rumlara karşı— yaptıran, en ABD vatandaşı başbakanına memleketi Gümrük Birliğine sokturan, en Almancı başbakanına AB ile araya mesafe koyduran, en antisiyonist başbakanına İsrail ile anlaşma yaptıran bir özneye, en

Tilbe’den Mülhem

Yıldız Tilbe, anladığım kadarıyla sosyal medyada, Gazze’de yaşananlar hakkındaki hissiyatını Hitler üzerinden dile getirmiş. Biz de bu fırsattan istifade, standart geyiğe bir defa daha maruz bırakıldık. Ama işler pek ima edildiği gibi değil. Bir defa, antisemitizm denen şey Hitler icadı değil. Alman icadı bile değil. Orta Avrupa’daki Alman nüfuz bölgesi olan Almanya-Avusturya-Macaristan’daki Yahudilerin 19. Yüzyıl