Aylar: Mart 2015

Elektrik Kesintisi

Elektrikten anlamam ama kompleks sistemlerden anlarım. Mesela sizin bünyeniz kompleks bir sistem. Bir sebeple ortamdaki oksijen azalırsa mesela, kalbiniz daha çok kan pompalayarak eksikliğini gidermeye çalışır. Bir yandan da, eğer aksilik giderilemiyorsa, beynin oksijen ihtiyacını karşılayabilmek için diğer ihtiyaçlarda tenkisat yapılır ve saire… Kontrol sistemlerinde ise öyle olmaz. Bir çamaşır makinesinin önemli bir bileşenini çıkarırsanız,

Sığlaşma

İki ay kadar önce, eski bir öğrencisi bir sohbet sırasında anlattı. Teyit etmek için çok uğraştım ama edemedim. Yine de paylaşmaya karar verdim. Nur Vergin Fransa’dan dönüp İstanbul Üniversitesinde çalışmaya başladığında, Zonguldak’a göç konusunda bir alan araştırması yapmış. Zonguldak’a göç edenlerin hanelerine, kadın olması sayesinde rahatlıkla girip çıkmış ve derinlemesine mülakatlar yapmış. Bu arada sıklıkla

Yazık

Mine Kırıkkanat, yine son derece bilimsel (!) bir yazı yazmış. AKP iktidarı döneminde kadın cinayetleri kararlı bir biçimde artmış. Ama tek başına bu veri çok şey söylemiyormuş. Aynı zamanda, psikotropik ilaç kullanımı da benzer bir eğilim sergiliyormuş. Düz mantık, psikolojisi bozulan erkeklerin kadınları öldürdüğü neticesine varmayı gerektirirmiş. Ama böyle bir çıkarsama yanlışmış, çünkü her katilin

Acıklı Haller

Zırvayı tevil etmeye çalışan “yandaş”ların hali acı veriyor. Ne de olsa kendi türüne mensup birilerinin bu hale düşmesini insanın içi kaldırmıyor. Vaktinde, bin yıl sürecek düzenler tesis ettiklerini iddia eden, kudretten başı dönmüş paşaların zırvalıklarını tevil etmeye uğraşan Ertuğrul Özkökler ve saire için de benzer şeyleri hissetmiştim. Cümlelerin nesneleri değişiyor ama cümleler baki kalıyor bu

Arınç Hesap Hatası Değil

Erdoğan Gül’ün önünü kesip şapkadan Davutoğlu’nu çıkarırken ne tür hesaplar yaptı, tahmin etmek güç değil. Hiçbir şeyi nezaketle, incelikle yapmadı. Kaba bir güç gösterisinden ibaret bir süreçti, daha önceki bütün operasyonlar gibi. Kendisini bir siyaset dehası zannediyordur ve etrafındakiler de ona bir siyaset dehası muamelesi yapıyordur ama gücü nobranca, fütursuzca kullanmaktan başka bir şey bilmiyor.

Bu Defa Başka

2002’de AKP, 28 Şubat kalıntılarına karşı bir referandumun tarafıydı. Kimin kazandığı görüldü. 2007’de Gül’ün Cumhurbaşkanlığına mani olan odaklar ile AKP arasında bir referanduma sürüklendi memleket. Kimin kazandığını gördük. 2011’de, daha önceki bütün şeytanları muğlak CHP zihniyeti olarak paketleyip kendisini yine bir referandumun tarafı yaptı AKP. Rakipleri bu oyunu da bozamadı ve kimin kazandığını gördük. Son

Üniversite

İstanbul Üniversitesine Rektör ataması yapılacak ve üniversiteler yine gündeme geldi. Yine bir yığın manasız tartışmaları tekrarlayacağız. Rektör atama sistemimizde yanlış olan çok şey var. YÖK’ün, ilk altı sıradaki adayları değerlendirme yetkisine sahip kılınması, mülakatlar filan, atanacak Rektöre daha başta boyun eğdirmeyi garanti altına alıyor mesela. Rektör daha atanmadan boyun eğmiş oluyor, amenna. Cumhurbaşkanlığı makamında oturan

Bugün Sözcü Okudum

Yılmaz Özdil hoş bir yazı yazmış. Avustralyalıların İngiliz ordusuna gönüllü yazılması için nasıl bir komplo düzenlendiğini anlattıktan sonra, “istihbarat servisleri, kindar bir imam ve yalancı medya bir araya gelirse korkun, bir millet felakete sürüklenebilir” diyor. Söylediklerine katılıyorum da, söylemediği bir şey var: O dönemde Avustralya’da yaşayanlar için çocuklarını —adını bile doğru dürüst telaffuz edemeyecekleri— Çanakkale’ye

Gül Döner mi?

Biz çocukken, sokak aralarında boş arsalar vardı. O arsalarda top oynardık. Akranlarımın babaları, çocuklarının top oynamasına kızarlardı. Benim babam ise “hep ders çalışmak olmaz, spor da lazım” der, bizi sokağa çıkarır, bizimle top oynardı. Kardeşlerim iyi top oynuyorlardı ama ben beceremiyordum. Kardeş ve baba kotasından sahada hep bir yerim oluyordu ama… Katlanılıyordum işte, o kadar.

Bir Tuhaf Derbi

Bu bloga, geçen yılki Fenerbahçe-Galatasaray maçından hemen önce başlamıştım ve “memlekette ne kadar futbol varsa o kadar politika var” demiştim. Futbol olmadığına delil olarak da, oynanacak Fenerbahçe-Galatasaray derbisini göstermiş, maçta futboldan başka her şeyin olacağını ama futbol olmayacağını iddia etmiştim. Taraflar beni yanıltmamışlardı. Dün gündüz, maçtan önce, politik bazı şahsiyetlerle memleket ahvalini tartışırken, benzer şeyleri