Ay: Ekim 2015

Koza İpek Filan

Gülen çetesine, daha çete tabirini hak etmediği, henüz emeklemeye başladığı yıllardan bile karşıyım. AKP’ye daha ilk günden itibaren karşıydım. Ama iki karşı olma hali arasında anlamlı bir fark var. Gülen çetesi, daha emeklemeye başladığı yıllarda, kudretin temerküz edilmesi esasına göre örgütlenen bir şeydi. Fikirlerine, dünyayı kavrayışlarına, yani mazrufa karşı çıkıp çıkmamak hususunda bir analize filan

Yol

Hawking 1988’de A Brief History of Time’da Her Şeyin Teorisini (Theory of Everything) geliştirmenin an meselesi olduğunu öne sürmüştü. 2001’de The Universe in a Nutshell’in girişinde, on üç yıl önceki kehanetini hatırlatıp, Her Şeyin Teorisinin artık o kadar yakın görünmediğini itiraf etmişti. Her Şeyin Teorisi, bana 1988’de de pek yakın görünmüyordu. Başka her şey bir

Saz

28 Şubat’ın iğrenç günleriydi. Bir iş görüşmesi vesilesiyle emekli bir Kurmay Albayla tanıştık. Birkaç dakika geçti, geçmedi, sayın Albayımız birkaç gün önce başından geçen bir hadiseyi anlatma ihtiyacı hissetti. Neymiş, bir arkadaşları vefat etmiş, cenaze namazına gitmişler, cemaat bunlara “hem bizi aşağılıyorsunuz hem de kendinizin kılmadığı cenaze namazınızı bize kıldırıyorsunuz” der gibi bakmış. Sayın Albayımız

Söz

Bush-Gore seçiminde, tartışmaya sebep olan oyların tekrar tekrar sayılması sürecinde, tesadüfen, tartışma mevzuu olan Florida’da idim. İş, yanlış hatırlamıyorsam Yüce Mahkemeye intikal etmiş, 3-2 gibi –bir oy farkla olduğunu iyi hatırlıyorum– Gore aleyhine karara bağlanmıştı. “Aha Amerikan rüyasının sonu da böyle gelecekmiş demek ki” diye düşündüğümü hatırlıyorum. Hesabıma göre tartışma uzayacak, ahalinin siyasi sisteme güveni

Türkiye Baharı

Altı ay kadar sonra, Ege kıyılarında İzmir merkezli, Ulusalcı güçlerin kontrolündeki bölgede birileri kafalarına göre takılıp Cumhuriyetçilik oynarken, Reis, Ankara ve çevresinden oluşan bir butik devlette, bütün dünyanın kendisini devirmekten gayrı hiçbir gailesinin olmadığı masalını şehvetle tekrarlıyor olacak. “Bedr’de bir avuçtuk, Söğüt’te de öyle” diyerek kendilerini dolduruşa getiren yüzde elli, Reisleri artık onları evlerinde tutmadığından,

Bizi Vurdular

NTV’de bir güvenlik uzmanı aklı başında bir edayla aklı başında tahliller yaparken, “geçen hafta demiştim, sınır ihlalleriyle, radar kilitlemelerle, sınır güvenliğimizi koruma kabiliyetimizi test etmişlerdi, bugün de devletimizi, siyasetimizi, milletimizi test ettiler” mealinde bir laf etti. Genel olarak dediklerine katılsam da, bu test etme fikrine katılmadım. Payitahtın ta göbeğinde yapılan iş, olsa olsa, meydan okuma

Cambaz

Son günlerde şahit olduğumuz mide bulandırıcı işleri midesi bulanmadan işleyebilecek, Türkiye’de, benim bildiğim, bir tek teşkilat var: Gülen çetesi. Ayrıca bu işleri işleyebilecek organizasyon kabiliyetine de sadece onlar sahip diye biliyorum. (Bu kabiliyeti ve vahşiliği sergileyebilecek benim bilmediğim başka özneler de varsa, adı üstünde, bilmiyorum onları. Eh, hepimiz dünyayı bildiklerimizle okumak durumundayız.) Gülen çetesi bu

Fotoğraf ve Fotoşop

Ümit Kıvanç, yazısının orta yerinde parantez açmış, Değerli okurlarım, içimden geçeni kovmak, kendimi dizginlemek için muazzam çaba sarf ediyorum … Yine de, feryadı bastırıp, belki gidişatı düzeltebilecek birilerinin işine yarar umuduyla ve hiç değilse kayda geçsin diye, insan içine çıkabilecek, mâkûl ifadelerle devam etmeye çalışacağım. Bilin ki hakikatim bu değildir. dedikten sonra kapatmış (http://www.radikal.com.tr/yazarlar/umit_kivanc/utanmamiz_da_mi_yok-1447315). Konuşmaya

Aşk Bitti. Evlilik?

“Kadın konuştuğu, kavga ettiği sürece mesele yok” denir genellikle, “eğer susarsa korkun. Kadın susuyorsa aşk bitmiş demektir.” Kendi hesabıma, “sevmek cevap vermektir” diye inanırım. İnsanları severim ve dolayısıyla laf olsun diye yapılan gevezeliklere bile cevap veririm. Dolayısıyla, kadınlar için söylenegelen yukarıdaki aforizma, bence, herkes için cari. Anlaşılan o ki toplum susuyor. Nereden çıkarıyorum? Nagehan Alçıların