Ay: Kasım 2015

…ve İsrail

Başkalarının, neler olup bitiyor olduğuna dair geniş malumat kaynakları ve sızdırmaz teorileri var. Benim yok. Ben sadece görmeye ve gördüğümü anlamlandırmaya çalışıyorum. Adam acı içinde bağırıyorsa söz temsili, adamın acı çekiyor olduğu neticesini çıkarıyorum. “Ama olur mu canım, adama acı çektirecek bir şey hakkında herhangi bir bilgi yok ve dahi zaten sinir sistemi de…” filan

Türkiye ve Rusya

Dün, Elçi’nin öldürülmesinin ardından, bölgede hem Türkiye’yi hem de Rusya’yı denklem dışına itecek şeyler yaşandığını ima ettim. Bu sabah CNN Türk’te İlber Ortaylı da benzer şeyleri söylemiş. *** Zaman zaman, mesela “Erdoğan ne yapacak” diye sorular soruluyor. “Bilmiyorum” diyorum ama bu cevap, sanki Erdoğan ne yapacağına karar vermiş de biz bu bilgiye sahip değilmişiz gibi

Elçi’yi Kim Öldürdü?

Tahir Elçi’yi kim öldürdü, bilmiyorum. Öldürenin muradı neydi, onu da bilmiyorum. Ama bu cinayetin ne gibi neticeleri olacak, az çok tahmin edebiliyorum. O neticeler, bence, Elçi’yi kimin ve hangi sebeple öldürdüğünden daha mühim. Ama oraya gelmeden bir kaç tespit yapayım, içimde kalmasın. Çok konuşan ve tabii olarak hep boş konuşan bir devletimiz var. Her kademedeki

Yalvar Yiğidim, Yalvar

Yalvar ki, belki Mr. Putin insafa gelir, “ah garibin proceleri vardı” filan der, yaptırımlardan cayar. Caymaz ya, “sizin uçağı, dâhiyane ABD-Rusya-Türkiye projemi çekemeyenler telekinezi marifetiyle düşürdü” filan diye bir masal uydur. Bakalım burada bulduğun ahmaklara benzer müşteri bulabilecek misin? Bulamayacaksın ya, dilini —ustalaşmış olduğu— diğer maksatlarla kullanabilirsin. Kim bilir, belki de Mr. Putin patronun gibidir,

Şengör, Ardıç Filan

Celal Şengör yine derin hikmetler yumurtlamış. Aklıma, ben Akşam’da yazarken yumurtladığı bazı hikmetler hakkında yazdıklarım geldi. TSK’nın Düşmana İhtiyacı Yok başlıklı yazı şöyle bir şeydi: “Posta kutuma, altında Celal Şengör’ün imzası olan bir metin düştü. “Elit birilerinin birilerini seçmesini imâ eder etimolojik olarak. Halbuki kavram olarak elit tamamen anti-demokratik bir kavramdır. Birilerinin kendiliğinden başkalarından daha

Dün, Yarın

Yanlış hatırlamıyorsam Black Swan’da Taleb şöyle bir misal vermişti. Odanın ortasına bir buz heykel konsa, makul bir süre sonra nasıl bir manzarayla karşılaşacağımızı –heykelin eriyeceğini ve etrafın ıslanacağını– tahmin etmek zor olmaz. Ama eğer girdiğimiz odada yerin ıslak olduğunu fark edersek, ıslaklığa sebep olan şeyin bir vakitler nasıl bir biçime sahip olduğunu –o da eğer

Derinde Neler Oluyor?

Seçimden önce, daha doğrusu 7 Haziran’dan sonra iki tahminde bulunmuştum: (a) AKP-CHP oyları toplamı düşecek, MHP-HDP oyları toplamı yükselecek, (b) 1 Kasım’da seçime katılım oranı düşecek. İkisinde de yanıldım. İkisinde de yanıldığımı, 1 Kasım’a yirmi gün kadar kala teslim ettim. “Yazayım” diye geçti içimden ama telaştan fırsat bulamadım. Tahminlerimi neye yaslandırdığımı az çok yazmıştım. Neden

Ağır Aksak

Daha önce gönderme yapmış olmalıyım, Toffler İkinci Dalga Medeniyetinin örtük kodu olarak altı unsur sayar: Standardizasyon, uzmanlaşma, senkronizasyon, yoğunlaşma, maksimizasyon ve merkezileşme. İkinci Dalga Medeniyeti yerine siz modernlik deyin, sanayi çağı deyin… Benim açımdan, İkinci Dalga Medeniyetinin örtük kodu, Aydınlanma aklı deyip durduğum şey. Toffler’ın saydığı altı maddeden ibaret değil Aydınlanma aklı ama bu altı

Savaş

Bu bir savaş. Paris’in göbeğinde bunca saldırıyı eşzamanlı olarak gerçekleştirmek… Bence başka türlü adlandırılamaz. Zaten herkes de savaş terminolojisiyle konuşuyor. Eğer bir savaş varsa ve savaş hakkında konuşacaksak, savaşın tarafları arasında bir tercih yapmak zorundaymışız gibi bir genel kabul var anladığım kadarıyla. Benim böyle bir kabulüm yok. Savaşan tarafların ahlaki/insani değerleri arasında bir tercih yapmak

Okulun Gözü Kör Olsun

Melis Alphan kendi sosyal cehaletini –doğru anladıysam, elbette bir zamanlarki cehaletini kastediyor, yoksa şimdi âlim sayılır– okuduğu seçkin okula bağlamış (http://sosyal.hurriyet.com.tr/yazar/melis-alphan_350/kimsenin-kimseye-cahil-demeye-hakki-yok_40011634). Siz siz olun, çocuklarınızı öyle okullara yollamayın, onlar Alphan’ın başarısını tekrarlayamayabilir ve hep cahil kalabilirler gibi anladım ben. Veya, şu okullara bir el atıverelim de kimse çocuklarını öyle Amerikan Kız Lisesi gibi okullara yollayamasın,