Yasin

İmamoğlu Yeni Zelanda kurbanları için Yasin okumuş.

Haberi paylaşan Sputnik tweetinin altına biri, “Oyumuz CHP adayına Yasin okutan AK Parti’yedir. Bu onun başarısı çünkü…” diye yazmış. Darılmaca gücenmece yok, biri yazmamış olsa ben diyecektim.

CHP’nin, CHP’lilerin meselenin kaynağını teşhis etmekte müthiş bir beceriksizliği var. Ama İmamoğlu’nun yaptığı şeyin bu beceriksizlikle bile açıklanamayacak bir zaafı var. Pazarlama iletişiminden azıcık anlayan biri bile İmamoğlu’na diyebilirdi ki, “rakibinizin güçlü olduğu alanda onunla yarışırsanız, ona çalışmış olursunuz.” Anlaşılan o ki, İmamoğlu’nun yanında siyasetten anlayan kimse olmadığı gibi, en basit pazarlama iletişimi bilgisine sahip birileri de yok. Veya, daha doğrusu, daha kötüsü, yanındaki pazarlama iletişimcileri pazarlama iletişiminden anlamıyor. Pazarlama iletişimi öğrencilerine birinci sınıfta öğretilen kavramları bilmiyor.

Tekrarlayayım, meseleyi Kuran okuma yarışı haline getiren, İmamoğlu. Ben İmamoğlu’nun mu, Erdoğan’ın mı daha iyi Kuran okuduğunu bilmiyorum. Ama ahalinin kahir ekseriyetinin, “sizce hangisi daha iyi Kuran okur” diye sorulsa cevabının ne olacağı belli. Esas mühimi, ahalinin çok büyük bölümü kimin daha iyi Kuran okuduğunu hiç önemsemiyor. Onların aklına bu tür bir yarışı sokan, yarışı kaybetmeye mahkûm olan İmamoğlu.

Tuhaf değil mi?

Bence çok tuhaf. CHP’yi bugün AKP karşısında bu hallere getiren de, iddia ediyorum ki, bu tür tuhaflıkların Brezilya dizisi gibi usandırıcı bir biçimde tekrarlanması. Ama CHP öğrenmiyor.

Önceki gün, “Yeni Zelanda katliamına karşı çıkanlarla işbirliği arayın” mealinde bir şeyler dedim. Mesela Yeni Zelanda’da yeni evli bir çiftin katliamın gerçekleştiği camilerden birinin önünde, gelin çiçeklerini bırakırken fotoğrafları servis edildi. Çağırın onları, balayını İstanbul’da geçirsinler.

Bu tür bir atraksiyonun kurbanlar için Yasin okumaktan farkı ne? Kurbanlar için Yasin okuduğunuzda, dünyayı saldırgan ve kurbanlar olarak parsellemiş –yani Erdoğan’ın tariflerini kabul etmiş– oluyorsunuz. Hâlbuki katliama karşı bir duruş sergileyen Batılı insanları onore ettiğinizde, dünyayı iyi insanlar ve kötü insanlar olarak parsellemiş oluyorsunuz. Sizin parselasyonunuzda Erdoğan’ın istismar edebileceği bir taraf yok.

Neyse…

Bunları CHP’lilere anlatıyor değilim, onların anlaması imkânsız bir şey. Size anlatıyorum. Size de şundan anlattığımı hatırlatıp bitireyim: Erdoğan –bırakın yenilmez olmayı– marifetli biri değil. Eğer CHP’nin bu mütemadi desteği olmasa, üç gün ayakta kalamaz. Mesele Yeni Zelanda’da veya başka yerlerde Erdoğan’ın işine yarayacak şeyler oluyor olması değil. Erdoğan, her ne olursa olsun, olanı kendi tariflerine uygun anlatıyor. Sonra da CHP “ama öyle değil ki” deyip durduktan sonra, “ben de yaparım” diyor.

Bingo.

Yapsan ne yazar? Sen Erdoğan’dan daha iyi Kuran okusan ne yazar? AKP seçmeninin Erdoğan’a iyi Kuran okuduğu için oy verdiğini nereden çıkardınız?

Filan…