Taarruz Altındayız

Efendim, sadece Büyükşehir seçimi değil de bütün İstanbul seçimi yenilenseymiş… Hiç değilse açıklanabilir olurmuş.

Nasıl olacak da olacak? Evet, aynı zarflara atılan üç pusulanın ikisini kabul edip birini kabul etmemek ekstra bir zırvalık ama… İşte böyle bir haldeyiz, kanunsuzlukların küçüğünü büyüğüyle kıyaslayarak filan… Yapmayın, yapmayalım böyle bir şey. Seçimi yapmakla görevli olan bir heyet, seçimi yapmayı beceremediğini itiraf etmiştir. Yani yürütmeden söz ediyorum. Memleketin en çaresiz dönemlerinde bile becerilebilmiş olan bir işi becerememiş bir yürütmenin başı var. Behemehâl istifa etmeli. Becerebileceği herhangi bir iş varsa o işin başına geçebilir.

YSK behemehâl istifa etmeli. Açıklama yapmayı bile beceremeyen heyet, hatta açıklama yapmayı bile beklemese olur. Eğer bu seçimi becerememişse, 23 Haziran’da yapılacak seçimi becerebileceğine nasıl inanacağız?

***

Gündüz başladı, Öcalan’ın avukatlarıyla yaptığı görüşmenin basına sızdırılması üzerinden, muhalefetin içindeki Kürt düşmanlarına tuzak kuruldu. Hedef alınanlar hiç sektirmediler, oltayı yuttular.

Neymiş, AKP Öcalan’ın tecridini kaldıracak, Demirtaş’ı serbest bırakacak, buna mukabil de HDP aday gösterecekmiş. Kürtler bizi satar mıymış? Satarlarmış.

31 Mart seçimlerinde muhalefet blokunda ciddi oranda Kürt oyu, daha da çok HDP oyu vardı. Şimdi “Kürtler bizi satar mı” diyenler eğer o oyların sahiplerini kendi bizlerinden saymıyorlarsa, onlarla birlikte biz olamamışlarsa, 23 Haziran için başka hesaplar yapmaya başlasalar iyi olur. Başka hesaplar denk gelmiyorsa… O zaman biz dedikleri özne hakkındaki tariflerini yenileseler iyi olur.

***

Ne kadar beyhude şeyler konuşuyoruz.

Neler konuştuğumuza bakarsak, nasıl tarumar olduğumuz görünüyor.

Nasıl görünüyoruz?

Rezilin biri, payandası rezile yaslanarak, memleketin yarısını kriminalize etti. “Siz kimsiniz lan” diyemedik. “Ben kazanamadım, o halde seçim tekrarlanacak” diyor. “Şu oylar şuraya, bu oylar buraya giderse” diye hesaplar yapıyoruz.

Bu seçimin yapıldığı ortamın sorumlusu olan yürütmenin başı, hırsızlıkların sürdürülebilmesi için neleri göze alabileceğini, işbu kararı çıkartarak gösterdi. Kendisini dünya lideri diye pazarlayan alçaklar sürüsü, her zamanki utanmazlıklarını da aratacak arsızlıkla ortamlarda boy gösteriyorlar. Kendilerine oy vermeyen herkesi terörist olarak etiketlemekten kaçınmayan işbu zevatın, 23 Haziran’da kaybetmemek için neleri göze alabileceğini tahmin edebilen var mı içinizde? Var mı? Bir seçimi beceremeyecek kadar ahmak ve beceriksiz olan bu heyet, Süleyman’ın da desteğiyle, milleti sindirmek için yeni icatlar yapmak bahse konu olduğunda ne kadar yaratıcı olabildiğini ise daha önce gösterdi.

Ve diyelim ki… İşbu heyet 23 Haziran’da bir defa daha yenildi. Sonra?

Suçları kaybetmeyi göze alamayacak kadar büyümüş olan bu heyet, o suçlara devasa bir yenisini ekledi. Seçim kaybetmesi daha da katlanılmaz oldu.

Millete savaş açıldı. Pardon, bize, millete savaş açılmıştı, çok önce… Farkında olsak iyi olur.