Kumbara

Hep virüs, hep virüs…

Sıkılıyor insanlar haliyle, taze mevzular arıyorlar. Anladığım kadarıyla taze mevzuları da, virüse yer açmak için tavan arasına kaldırmak zorunda kaldıkları sandıklarda arıyorlar. Benim aklıma böylesi gelmezdi doğrusu, pes!

Birileri bir erken seçim lafı etmiş anladığım kadarıyla. İşi icabı radarları Ankara semalarına salınan boşboğazlıkları tarayanlar var. O boşboğazlıklarda gelecek hakkında ipuçları arayanlar… O radarlarda rastgele beliren meçhul noktaları birleştirip harika desenler tespit ediyorlar. Bu maharete oldum bittim hayranlık duydum.

Erken seçim o radarlarda mı tespit edildi, bilmiyorum. Ama radarlara ihtiyaç duyulmamış da olabilir, memleketimde erken seçim muhabbeti açmanın pek de riski yok. Yani esasında radarda hiçbir şey yakalayamamış olsanız da erken seçim lafını ortaya atabilirsiniz. Neticede bu memlekette vaktinde seçim nadir görünen bir vaka —seçim dediğin, ya ilan edilen tarihten önce yapıldı veya meçhul bir süreyle tehir edildi. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmanın sağladığı bu bilgiyle, ben de, kendi hesabıma, bir nevi Tarot destesi gibi kullanılan radarlardan birine sahip olmadan, seçimin 2023’e kalmayacağını, ta 2018’den beri düşünüyorum.

Düşünüyor… İdim.

Araya virüs girdi. Şartlar değişti. Yeniden düşünmek gerekiyor ve hiç bitmeyecekmiş gibi uzayıp duran şimdiki zamanın düşünme faaliyeti için hiç de uygun bir zemin olmadığını da bu musibet vesilesiyle keşfetmiş bulunuyorum. Veya belki de benim için öyledir, başkaları aynı zeminde ferah ferah düşünebiliyorlardır.

Erken seçim olur mu, olursa ne zaman olur, düşünmeden cevap veremeyeceğim. Düşünemediğime göre, ben sizi, bu vesileyle, düşünmeye bile ihtiyaç duymadan, ezberimden, omurilikten cevaplayabileceğim sorulara taşıyayım.

Birileri de demiş ki, mealen, “erken seçim olursa, Erdoğan’ın Anayasal süresi kısalır, dolayısıyla erken seçim Erdoğan’ın işine gelmez.” Anlaşılan o ki, bu müthiş zekâyı sergileyen şahıslar, aynı zamanda muhalifler. Şunu demiş oluyorlar: Erken seçim olursa Erdoğan kazanacak. Sonraki seçimi de kazanacak. Süresini dolduracak. Dolayısıyla, kurallara göre, bir sonraki seçimde sahaya çıkamayacağı için biz kazanmış olacağız.

Uy anam, ne akıllar! Şapka çıkarılacak akıllar. Aziz yurduma ve kapitalizme bir defa daha muazzam bir muhabbet seli taştı içimden. İnsanlar bu akıllarla hayatta kalabiliyorlar, ne güzel. Hayatta kalmak ne kelime, muteber şahıslar olabiliyorlar. Başka hangi düzen, bu akılların sahiplerinin bile itibardan bu kadar hisse almasını sağlayabilir?

Şu son cümle soru işaretiyle bittiği için, “hah, ezberden cevaplanacak soru bu herhalde” diye düşünmeyin, sorumuz bu değil. Şu: Kural nedir, ne işe yarar?

Diyelim ki 2021 baharında seçim oldu ve Erdoğan kazandı. Sonra, canı sıkıldı, 2026 baharını beklemek de istemedi, mesela 2024 güzünde yeniden bir seçim festivaline karar verdi. “A bak, iki dönemi doldurdum, kurallar icabı aday bile olamayacağım” mı diyecek? Eğer girdiği her seçimi kazanma garantisi varsa, yani toplumdaki desteği muhkemse…

Kural nedir, ne işe yarar ve nasıl değiştirilir?

Mesela şöyle bir şey olabilir mi? Önce 2024 baharında bir referandum yapılır ve Anayasa değiştirilir. İki dönem şartı kaldırılır. Sonra seçim…

İmdi…

Memlekette birileri var, bir oyun oynuyorlar. Bir oyun oynadıklarının farkındalar ve oyunu kazanmak için lazım geleni yapmak üzere de gözlerini karartmışlar. Karşılarında da birileri var, mütemadiyen ders çalışıyorlar. Ders çalışırlarsa, kitapları hatmeder, hoca sorduğunda da imlasına kadar eksiksiz tekrarlarlarsa, aferin babından kumbaralarına bir şeyler atılacağını, sonra, zamanı geldiğinde, bankaya gidip kumbara açıldığında da… Oh, küçük bir servet… Dünyayı öyle işleyen bir şey zannediyorlar.

Birinciler ikincileri yenip duruyor.

İkinciler yenilip durmalarının sebeplerini, kendi radarlarına bile müracaat etmeden biliyorlar. Kurallar çiğneniyor, ahali ahmak, zaten Köy Enstitüleri kapatılıp sendikalar da güçsüzleşince… Ha bir de CIA var. “Ulan biz oyunu yanlış mı oynuyoruz” diyen yok. “Dünya acaba bizim zannettiğimiz gibi bir dokuya sahip değil mi” diyen de…

İnsanlık tarihi boyunca kurallar oldu. İnsanlık tarihi boyunca değişti. İnsanlık tarihi boyunca, her daim, ancak insanları ikna edecek bir iddiası olanlar kazandılar. Ve… Kuralları değiştirdiler. Kuralları değiştirenler onlar oldular. Oyun kurallara göre oynanır evet. Ama kuralları değiştirmek için oynanır. Kuralları değiştirme iddiası bile olmayan zavallılar, kumbaralarında birikenle…

Ne diyeyim!