Bir ÖSS Daha Geçti

“Bir El Nino daha geçti” kıvamındaki tahlil ve yorumlarla, bir ÖSS daha geçti.

Daha önce de oluyor muydu hatırlayamadım, bu defa çocukları haylazlığa davet edenler oldu: “Perişan oldunuz çocuklar. Yıllardır hayata dair her şeyle irtibatınız kesikti. Ama geçti. Haziran’ın ilk yarısı bitiyor. ÖSS mevsimi geçti geçecek. Şimdi komşunun bahçesinden erik çalma vaktidir.”

Erik sevmem. Dolayısıyla da erik çalmadan büyüdüm. Erik çalma fiilinin, anladığım kadarıyla, erik çalmadığım için öğrenemediğim tedavi edici bir hassası var. ÖSS’nin çocuklarda yol açtığı hasarın bir tür panzehiri… Kolay görünmüyor ama bulacaklar çocuklar… Bahçesi olan, üstelik bahçesinde erik ağacı olan komşuları bir şekilde bulacaklar artık. Vazife vazifedir. Bulacaklar ve ÖSS’den sonraki vazifeyi de bihakkın yerine getirecekler.

Çocuklara tahsis edilecek bir sonraki vazife de, herhalde, erik ağacının sahibinden dayak yemek olacak, ne bileyim. Dün ÖSS, bugün erik çalmak. Vazife Tahsis Merkezinin yarın ne gibi bir icatla arz-ı endam edeceğini tahmin etmenin mümkünü yok. Zor bu memlekette çocuk olmak, besbelli.

Sizce bu işte bir tuhaflık yok mu?

Tuhaf değil mi, Kuzey Denizi’nde buzulların gerilemesinin durdurulabileceği iddiasını barındıran aynı akıllarda, ÖSS bahse konu olduğunda, sadece hasar giderici bazı pansuman tedbirlerin yer bulabilmesi? Tuhaf değil mi, buzulların gerilemesi karşısında haşin bir edayla kükreyenlerin ÖSS karşısında bu kadar meyus olmaları? Pandaların, kelaynakların neslinin tükenmesine mani olma iddiasıyla kolları sıvayanların cüretinin, kendi gençlerimizin tükenişi karşısında, güneş görmüş kar gibi eriyivermesi tuhaf değil mi?

Ozon tabakasının delinmesi hususunda bile boynu büküklüğe, çaresizlik itiraflarına tahammülü olmayanların, bizim marifetimiz olduğundan hiç şüphe olmayan ÖSS’den söz ederken bu kadar razılık sergilemelerinde, bu kadar toleranslı olmalarında, karşı konulamaz bir tabii afetten bahseder gibi kaderci davranmalarında bir tuhaflık yok mu?

Tuhaf değil mi, bu ülkede ağzı laf yapanların, eli kalem tutanların gündeminde küresel ısınma bu kadar yer işgal ederken, ÖSS’nin bu kadar yetim kalması? Birkaç kişi bir vesileyle bir araya geldiğimizde iklim değişikliği hakkında söyleyecek bu kadar çok lafımız varken, çıkınımızda ÖSS hakkında çaresizlik ima eden birkaç cümleden başka bir şeyimiz olmaması tuhaf değil mi?

Çocuklar erik çalacaklar, tedavi olacaklar. Bizim ne yapmamız uygundur?

Cemalettin N. TAŞCI