Etiket: CHP

Uygarlıkların Batışı Üzerine

Amin Maalouf’un Uygarlıkların Batışı üzerine yazılacak çok şey var. Gündemin yoğunluğu yüzünden bir daha dönemeyebilirim, en mühim bulduklarımı— olabildiği kadar özetleyerek— diyeyim. Çok uzun bir yazı olacak, herhalde okumaya katlanamazsınız. Ama ben yazmış olayım —ve bilin ki demek istediklerimin çok azı burada. Her şeyden önce… Bence okunması gereken bir kitap. Lezzetli ve zenginleştirici. *** Kitapta

Laboratuvarda…

Fikirlerinize güveniyor olsanız, onların aksini iddia edenleri susturmaya kalkar mısınız? Onlarla aynı platformda karşı kaşıya gelip çatır çatır tartışmaktan kaçar mısınız? Erdoğan, hatırladığım kadarıyla, kariyerinin en başında Baykal ile karşılıklı yaptığı bir program dışında, herhangi bir muarızıyla tartışmaya cesaret edemedi. Erdoğan’a yenilip durmayı itiyat haline getirmiş olanlara bunu hatırlattığımda, “adamdaki taktik dehaya bakar mısın, kendisini

Bir Maymuncuk Olarak Popülizm

Dün dediğimi tekrarlayarak başlayayım, popülizm, toplum için neyin iyi olduğuna toplumun karar vermesidir. Dikkat edilirse, “toplum iyidir, doğru tercihler yapar” filan demiyorum. “Toplum ahmaktır, yanlış tercihler yapar” da demiyorum. Toplumun iyi olup olmaması, doğru tercih yapıp yapmaması bağlam dışı. Yükseköğretim yapmaya karar verdiğinizde, okuyacağınız yeri tercih ettiğinizde, sizin o kararları vermek için yeterli olup olmamanız

Konut Fiyatları, Politik Tercihler

ABD, Britanya, İtalya ve Fransa’da yapılan araştırmalar —kuzey ülkelerinde yapılanlara paralel olarak— konut fiyatları ile politik tercihler arasında bir korelasyon bulmuşlar. İlk tespit şöyle: Konut fiyatları her şehirde ve şehirlerin her bölgesinde aynı hızla değişmiyor. Mesela İstanbul’da ortalama konut fiyatları iki katına çıkarken, Malatya’da ancak bir buçuk katına çıkıyor gibi… Veya Nişantaşı’nda iki katı artarken

Daha İyisini Yapabiliriz

Dün bıraktığım yere geleceğim. Ama biraz dolambaçlı bir yoldan… Süleyman döneminde Osmanlı, dünyanın belli başlı güçlerinden birincisi değilse, biriydi. Şüphesiz ki güçlü bir ordusu, demek ki o orduyu besleyebilecek serveti, demek ki o serveti sağlayacak geliri, demek ki verimli bir ekonomisi vardı. Şüphesiz ki bir önceki cümledeki her şey, Süleyman’ın çağdaşı olanlara kıyasla idi, yoksa

Boş Kostüm

Türkiye’nin Cumhurbaşkanının başkanlığındaki heyet, Ankara’da ABD Başkan Yardımcısının başkanlığındaki heyetle müzakerelerde bulunup bir mutabakata varıyor. Müzakere edilen mevzu Suriye’de geçiyor. Mevzuun tarafları TSK ve onun desteklediği Suriye Milli Ordusu denen tuhaf oluşum ile Suriye Kürtleri. Bütün bu olup biteni normal karşılıyorsanız, “kim kazandı, kim kaybetti” veya “kim daha az kaybetti” diye düşünmeye geçiyorsanız, “bundan sonra

Amerikan İç Savaşı: Trump Müesses ABD’ye Karşı

Büyük resim görücüler demişti, ABD’nin istediği olur. Eh elinde dünyanın dört bir yanında meşum operasyonları müthiş bir performansla planlayıp gerçekleştiren bir CIA varsa, dünyanın her ülkesinin başına istediğini getirip yerleştirebiliyorsan, bugünleri ta kırk yıl önceden planlamışsan, şimdi de yüz yıl sonrasını planlıyorsan… Kim tutar seni, öyle değil mi! Öyle bir ABD, öyle bir CIA yok.

CHP Yok, Başka Arzunuz?

Mümkünse önce şuraya bir bakın, sonra orada bırakıldığı yerden devam edelim. Evet, ortada üç lider var, üçünün profili birbirinden çok farklı. Trump’ın twitter hesabı, bildiğiniz gibi, ta başından beri ishaldi. Erişilmez dehasından âlemi faydalandırmak için kendini paralıyor adamcağız. Bizimkinin twitter’la filan pek işi yok gibi görünüyor –daha gelenekçi. Karşısında kameralar, hemen dibinde el pençe birileri

CHP Suriye’de

CHP bir Suriye Konferansı düzenlemiş. Hanidir hazırlanıyorlardı, sonunda yapmışlar. Haberiniz olmuştur, benim bile oldu. Fehim Taştekin’in konuşmasının kesilmesi vesilesiyle duydum. Konferansta neler oldu, ne gibi bir neticeye vardılar, bilmiyorum. Bilenlerin ve anlayanların söylediklerine itimat edecek olursam, “bizim Kürtleri döverken görmezden gelelim, hatta değneği taşıyalım tamam ama elin Kürt’ünü döverken onların da işe iştirak etmesini sağlamak

Kaftancıoğlu ve Susamam

Kaftancıoğlu İstanbul İl Başkanı seçildiğinde, bu işi “CHP’ye karşı bir komplo” olarak gören CHP’liler vardı. Öyle birkaç kişiden değil, partinin ta tepesinde yer alanlar da dâhil çok sayıda partiliden söz ediyorum. 31 Mart öncesinde, Mart-Haziran arasında ve 23 Haziran sonrasında Kaftancıoğlu’nun –parlamasını değil– parlatılmasını “CHP’ye karşı bir komplo” olarak gören CHP’liler vardı. Sorabilseniz, pekâlâ, “aslında