Etiket: İhtilaf

İçimi Dökmek

Daha önce başka vesilelerle söz etmiştim, Denizli’de tribünleri sahadan ayıran tel örgüler kaldırıldıktan sonra sahaya tecavüz yaşanmamıştı. Bu da Denizli seyircisinin olgunluğu olarak övülmüştü. Bense “her yerden kaldırın tel örgüleri, herkes Denizli seyircisi gibi davranacak” demiştim. (Bir daha belirtmeden geçemeyeceğim. “İşte Türk futbol seyircisi, bizim kültürümüz, bizim insanımız bu” minvalinde geveleyenler, tel örgülerin kaldırılmasından sonra

Piyasa ve Müzakere

Çok yıllar önce, yine bir 24 Nisan’da, yine 1915 mevzuu alevlendiğinde, “kardeşim açsınlar arşivleri, bütün tarafların tarihçileri incelesinler, karar versinler, biz niye birbirimizi paralıyoruz” mealindeki görüşümü kayda da geçirmiştim. Kimdi bunları yazıp çizen? Ben. Kim yani? “Bilim sizin ondan beklediğiniz işi yapamaz, kararları veremez” diyen ben. Yaptığım zevzekliği, yıllar sonra, Şükrü Hanioğlu, Sabah’taki köşesinde, mevzu

Hakemsiz

İlk gençliğimde ihtilafları, giderilebilir ve giderilmesi gereken şeyler olarak görürdüm. Yeşilçam filmleriyle aram yoktu ama onları izlemesem de, onlara kavramsal/duygusal zemin sağlayan kavrayışı içselleştirmiştim demek ki, eğer herkes doğru enformasyona sahip kılınırsa, esas oğlana esas kız hakkında verilen yanlış bilgi giderilirse… Her şeyin yoluna gireceğini, herkesin muradına ereceğini düşünüyordum. Herkesin? Eh, herkes değil elbette, kötüler,

Ekosistemimize Ne Olacak?

Bir canlı türü canlıların genetik kodlarıyla oynama kabiliyetini kazanınca neler değişir? Nasıl değişir? Bilmiyoruz. Ama kaygı duymak için kâfi sebebimiz var gibi görünüyor. Kaygılar da iki ayrı başlık altında tasnif edilebilir gibi görünüyor. Birisi “toplumlarımıza ne olacak”, diğeri ise “ekosisteme ne olacak”… Toplumlara ne olacağını sonraya bırakalım. “Ekosisteme ne olacak” sorusu ise çok katmanlı. Unnatural

İhtilaf

Evrim teorisini genç yaşlarımda öğrendim. “Öğrendim” dedimse… Yani evrim teorisi başlığı altında öğretilen bir şeyleri bilir hale geldim. Ama aslında teorinin hiç demediği, diyemeyeceği bir yığın çağrışımı da, evrim teorisi başlığı altında edindim. Bir tek misal vereyim. Biyolojik türlerin bir tür hiyerarşisi olduğu, bir piramit şeklinde örgütlendikleri, zaman içinde türlerin –doğal seleksiyon marifetiyle– rafine edildikleri,

Vekalet Savaşları

19 yaşında bir genç kız düşünün. Biyoteknoloji okumak istiyor. Türkiye’de bu alanda eğitim veren kurumları incelemiş ve hiçbirini yeterli görmemiş. Yurt dışında şurada veya burada eğitim görürse uluslararası bir kariyer için iyi bir başlangıç olacağı kanaatine varmış. Oralara kabul edilmenin yollarını arıyor. Buraya bir virgül koyup işaret edelim. Biyoteknoloji doğru bir tercih midir? Genç kızımızın