Etiket: Kasabalılık

Birinci Yol

Bir esnaf düşünün, tek oğlunun da esnaf olmasını, kendi işini devralmasını, geliştirmesini hayal ediyor, oğluna bu istikamette telkinde bulunuyor. Bir de komşusu esnaf var, onun da tek oğlu var. O ise oğlunun okuyup mühendis olmasını hayal ediyor, bu yönde telkinde bulunuyor. Oğlunun mühendis olabilmesi için kendisinin üstüne düşen neyse onu tespit etmeye ve yapmaya gayret

Bir Defa Daha Güven Duygusu

Netflix’te Babies adlı bir belgesel var. İlk bölümde, Anne Rifkin-Graboi adlı bir bilim kadını, ebeveynlik tarzları ile bebeğin gelişimi arasındaki ilişki üzerine yaptığı çalışmaya değiniyor. Çalışmayı değerlendirebilecek kadar malumatım yok ama bir yerde bilim kadınımız şöyle diyor: “Bir ebeveyn ilgili ve duyarlı olduğunda, bebek dünyanın güvenli bir yer olduğunu öğrenir ve böylece çevresini keşfetmeye vakti

İtibar Pastası

Yetmişlerin ikinci yarısı olmalı —demek ki yirmili yaşların başlarındayım. Ankara’da bir arkadaşımızın adeta bir dergâhı andıran —yani sıklıkla bir araya geldiğimiz— evinde toplanmışız yine. Her zaman olduğu gibi, tanıdığım birçok kişinin yanında, tanımadığım birkaç kişi de var. Ve yine her zaman olduğu gibi, arkadaşlarım içmeye erkenden başlamışlar. Alkole henüz pek de dayanıklı olmadıklarından, kısa süre

Uygarlıkların Batışı Üzerine

Amin Maalouf’un Uygarlıkların Batışı üzerine yazılacak çok şey var. Gündemin yoğunluğu yüzünden bir daha dönemeyebilirim, en mühim bulduklarımı— olabildiği kadar özetleyerek— diyeyim. Çok uzun bir yazı olacak, herhalde okumaya katlanamazsınız. Ama ben yazmış olayım —ve bilin ki demek istediklerimin çok azı burada. Her şeyden önce… Bence okunması gereken bir kitap. Lezzetli ve zenginleştirici. *** Kitapta

Hakemsiz

İlk gençliğimde ihtilafları, giderilebilir ve giderilmesi gereken şeyler olarak görürdüm. Yeşilçam filmleriyle aram yoktu ama onları izlemesem de, onlara kavramsal/duygusal zemin sağlayan kavrayışı içselleştirmiştim demek ki, eğer herkes doğru enformasyona sahip kılınırsa, esas oğlana esas kız hakkında verilen yanlış bilgi giderilirse… Her şeyin yoluna gireceğini, herkesin muradına ereceğini düşünüyordum. Herkesin? Eh, herkes değil elbette, kötüler,

2010’lar…

Bloomberg’in Opinion sütunundaki yazısında, Pankaj Mishra, dünyanın dört bir yanındaki kalkışmaları kıyaslamak için uygun olanın 60’ların gençlik hareketleri olduğunu ileri sürüyor ve bu defakinin ölçeğinin daha büyük olduğunu öne sürüyor. Önce şu sorunun cevabını vermeye çalışalım, (a) Beyrut’tan Hong Kong’a, Santiago’dan Bağdat’a, Paris’e, Delhi’ye sokaklarda yaşananlar, (b) Erdoğan’dan Trump’a, Orban’a otoriter liderler ve (c) Suriye’de,

Komşuyu Seçmek

Daha ilk gençliğimde, şu birey olma hikâyesine kafam basmamıştı. O vakitler birey olmak matah bir şeydi. Şimdilerde işbirliğine yatkın olmak daha matah görünüyor galiba. Genellikle bireycilik ile işbirlikçilik (cooperation) de ayrık setler olarak ele alınıyor. Bence meseleleri tarif etmekten uzak kavramlar bunlar. Şehirliler deyip durduklarım mesela, daha mı birey? Veya işbirliğine daha mı yatkın? Kasabalılar?

Erkekler Yurdu

Geçenlerde dedim ki “İnsanın doğal çevresi —birkaç defa değinmiş olmalıyım— diğer insanlardır. Bir defa insan doğal bir şey. İkincisi, insanın yaşadıklarını, insan-dışı tabiattan çok daha fazla etkiliyor diğer insanlar. Kasabalarda bile öyle, bırakın devasa şehirleri.” Bunu derken tereddütlerim vardı. Özellikle de “kasabalarda bile öyle” derken En azından iki sebeple… Birincisi, bir bakıma kasabalarda insanın insanlardan

Kar Taneleri

Muhakkak biliyorsunuz Friends diye bir dizi var. İzlemedim. Netflix yeniden dolaşıma soktuğunda da izlemedim. 14 yıl aradan sonra geçtiğimiz yıl Netflix’te yeniden gösterime girdiğinde, dizi, yoğun tartışmalara sebep olmuş. Diziyle yeni tanışan nesil, diziyi fena halde biçimsiz bulmuş. Cinsiyetçi, insanların kilolarıyla alay eden esprilerden rahatsız olmuşlar. İnsanoğlunun hangi istikamette değişiyor olduğuna dair bir yığın ipucu

Yeni Bir Demokrasi

Science’da geçenlerde yayınlanan bir makale, Katolikliğin Avrupa’da yayılması ile toplumların bugünkü gelişmişlik seviyeleri arasında bir ilişki kurmuş. Yok, öyle bir yanda Katolikliğin haritası, yanında gelişmişlik haritası ve… Korelasyondan nedensellik çıkarmak gibi bir şey değil. Özetleyecek olursak, 500 yılı civarında Katolik kilisesi aile içi evlenmeyi ve çok eşliliği yasaklamış. Bu da, erkekleri daha uzaklarda, tanıdık olmayan