Etiket: Piyasa

Ahali Ne Yapsın?

Alper Görmüş Serbestiyet’te, mealen, “kutuplaşmış toplumlarda okurların yalan söyleyen gazetecileri cezalandırmayabileceğini öne sürmüş. Türkiye’deki son dönem uygulamalarından misaller vermiş. Benim kafam karıştı. Türkiye ahalisi ne yapsa yalan söyleyen gazetecileri cezalandırmış olacaktı?  Yalan söyleyen, olayları tek taraflı olarak sunan gazetecileri cezalandırmak için bir okur ne yapabilir? Mesela o gazeteciye ve gazetesine itibar etmemek, o gazetecinin yazdığı

Dertleşme

Celal’le yaptığımız videoların sonuncusunun altına, Ali Dikkat adlı bir izleyici “Hoca odtü zamanlarında günyüzüne çıkan hasletlerini köreltememiş” diye yorum yapmış. Ne kastettiğini tamamen yanlış anlamış olabilirim ama ODTÜ ile sosyalistlik arasında bir korelasyon kurduğunu, “temel gelir haktır” dediğimde de o ODTÜ’lülüğün bende depreştiğini düşündüğünü vehmettim. Eğer ben yanlış anlamamışsam, bizi izleyen Sayın Dikkat beni tamamen

Piyasa Değilse KPSS

Eskişehir İktisadi ve Ticari İlimler Akademisine asistan olduğumda dikkatimi ilk çeken şeylerden biri, Akademinin telefon rehberinde aynı soyadını taşıyan insanların çokluğu idi. Çok geçmeden öğrendim ki, Büyükerşen, personelin kuruma bağlılığını pekiştirmek amacıyla, herhangi bir pozisyon doğduğunda, personelin yakınlarına öncelik veriyordu. Bu metotla, yetiştirdiği elemanların başka kurumlara kaçışını da zorlaştırmayı amaçlıyordu. Çok geçmeden öğrendim ki Endüstri

Piyasa ve Müzakere

Çok yıllar önce, yine bir 24 Nisan’da, yine 1915 mevzuu alevlendiğinde, “kardeşim açsınlar arşivleri, bütün tarafların tarihçileri incelesinler, karar versinler, biz niye birbirimizi paralıyoruz” mealindeki görüşümü kayda da geçirmiştim. Kimdi bunları yazıp çizen? Ben. Kim yani? “Bilim sizin ondan beklediğiniz işi yapamaz, kararları veremez” diyen ben. Yaptığım zevzekliği, yıllar sonra, Şükrü Hanioğlu, Sabah’taki köşesinde, mevzu

Karar Vermek Karar Vereni Değiştirir

Uzun süredir —belki de hiç— vermek zorunda kalmadığı kararları vermekteki acemiliği yüzünden insanları suçlayıp, “böyle olmuyor, kararları ulema versin” demekle, “böyle olmuyor, bilim insanları versin” demek veya “böyle olmuyor, ben vereyim” demek arasında bir fark yok. Bu tür meseleler, din ile bilim, din ile karizma ve/veya bilim ile karizma arasındaki farklar vurgulanarak bilim lehine çözümleniyor

Piyasa Değilse Kim

Kompleks sistemcilerin pek sevdiği, benim de sıklıkla verdiğim misali tekrarlayarak başlamak zorundayım —şehir misalini. Önce zıddını, fabrikayı tarif edelim. Fabrikada üretim planlanır. Hangi tarihte, hangi saatte, hangi tezgâhta, hangi operasyonun yapılacağı, belirli bir süre öncesinden bellidir yani. Dolayısıyla o tezgâhta o saatte, o operasyonun yapılması için gereken malzeme de, miktarı da bellidir ve orada bulundurulması

Napolyon ve Chappe Telgrafı

Geçende Celal, fırında para üstü beklerken, Ruşen Çakır’ın Medyascope’da Sırrı Süreyya Önder ile bir program yaptığını söyledi. Ertesi gün, “şunu bir izleyeyim” dedim, televizyonun başına oturdum. YouTube’un açılmasını beklerken, içim sıkışarak, uzaktan kumanda ile minimum tuşa basarak programa nasıl ulaşacağımı düşünüyordum ki… YouTube, Çakır ile Önder’in programını en üstte, gözüme sokarcasına, “sen bunu izlemek istersin”

Bilim ve Siyaset

Başımıza bir iş geldi. Körlerin fili tarifi gibi, her birimiz tuttuğu yerden tarif etmeyi sürdürüyoruz. Sadece Türkiye’de değil, dünyanın hemen her yerinde… İşin tuhafı, fil odanın ortasında belirmeden ne diyordu isek, aynı şeyleri demeyi sürdürüyoruz. Şu kapitalizm, neoliberalizm, küreselleşme şeytan üçlüsü hakkında söylene gelmiş olan ne varsa, “işte gördünüz mü, demiştik biz” edasıyla, ses yükseltilerek

Politik Olan

Baydığının farkındayım ama meselenin mühim olduğunu düşünüyorum. Mühim. En azından iki sebeple. Birincisi, dünya hakkında, olup biten şeyler hakkında bir hüküm verme, verilerden bilgi üretme pratiğiyle ilgili bir halden söz ediyorum. Bir akıl yürütme tarzından, bir kavrayıştan, bir kavram haritasından, bir… Artık adına ne derseniz. Bir tür bilgi fabrikası yani… Şuradan verileri —sözleri, görselleri vs—

Üreticiden Tüketiciye

“Her şeyi gördük” deyip duruyorum ama pazar ve market fiyatlarına tepeden, bu kadar aleni müdahaleyi görmemiştim/görmemiştik. Fiyatlar yüksek mi? Yüksek. Uzun süredir görmediğimiz bir hızla, gemlerinden boşanmış gibi yükseliyor mu? Yükseliyor. Daha önce başka iktidarlar döneminde de benzer yükselişler vuku buldu mu? Buldu. O iktidarlar da fiyatlardaki tırmanmadan mustarip oldular mı? Oldular. Ama böyle marketlerde