Etiket: Sosyal Medya

Ah Crusoe!

Adam bir avuç bahçesine birkaç domates fidesi dikmiş. Kediler musallat olmuş. Günümüzün refleksiyle, “benzer bir problemle karşılaşıp makul bir çözüm bulmuş olan var mı” diye sosyal medyada durumu paylaşmış. Bir hanımefendi derhal ekşimiş, “hayvancıkların doğal yaşam alanlarını işgal ediyorsunuz, sonra da…” filan gibilerden. Yaşadığımız dönemin ruhunun neredeyse eksiksiz bir röntgeni sayılabilecek sıradan bir vaka. Üç

Sosyal Medya Meselesi

Sosyal medya hesabım yok. Yine de sosyal medyadan kaçabiliyor değilim. Muhtelif yerlerden, sosyal medya vasıtasıyla dağıtılan mesajlara maruz kalıyorum. Hepimiz gibi… Kendi şahsi tecrübem olmasaydı da, Mars’tan gelmiş bir antropolog olsaydım ve dünyanın son yirmi yılını inceliyor olsaydım da, sosyal medya denen fenomenin dünyayı geri dönüşsüz bir biçimde değiştirdiğini söyleyebilirdim —sadece teoriye yaslanarak. Bunu yapmam

Google’ın İşleri

Google, anladığım kadarıyla sadece Türkiye’ye yönelik olmak üzere bir sınırlama kararı vermiş. Ekşi Sözlük’te mevzu ile alakalı olarak başlıklar açılmış. Yazılanları okuyorsunuz ve… Mevzuun ne olduğunu anlayamasanız da, Türkiye’nin nasıl bir halde olduğunu anlayabiliyorsunuz. Uğur Mumcu, malumat sahibi olmadan fikir sahibi olmak deyimini meşhur etmişti. Yaşıyor olsa ve sözünü ettiğim girdileri okusa, hepsinin yazarlarına parmak

Kitap

Tayfun Atay, Maltepe Kitap Fuarında yaşadıklarından neticeler çıkarmış. Çıkardığı neticeleri siz okuyun derim ama ben, affınıza sığınarak, özetleyeceğim. Dünyada sözlü kültür varmış. Bazı toplumlar yazılı kültüre geçmişler. Biz ise yazılı kültür safhasını atlayarak, doğrudan görsel kültür safhasına zıplamışız. Abdülhamid hakkındaki manasız ve gerçek dışı bilgilerin yaygınlığı da dâhil bugün bizi ırgalayan ne varsa, o yazılı

Sağlık

Bu yazıyı okuyor olduğunuza göre, tahminim odur ki, orta sınıf denen insan türüne mensupsunuz. Sizin muadiliniz bir ferdin veya ailenin 1950’lerdeki tüketim kompozisyonunu bilebilseydik, mesela aylık harcamalarının ne kadarı gıdaya, ne kadarı giyime, ne kadarı eğitime, ne kadarı ulaşıma, ne kadarı iletişime gidiyordu? Sonra sizin muadiliniz bir ferdin veya ailenin 1980’lerdeki tüketim kompozisyonunu bilebilseydik. Şimdikini

Yurttaşlık Olarak Seyircilik

Akranlarımla sohbet etmenin muhtelif zorlukları var. En olmayacak yerde bayat –ve bayatladığının pek farkında olmadığımız– bir kavram düşüyor ortaya. Sonra hep birlikte onu kemirmeye başlıyoruz. Sonra? Arkası geliyor. Bildik şeyler işte. Öyle olmasa? Herhalde iyi olur ama her birimizin yığınla bagajı var. Bunca yıl yaşamışız. Yaşanmış olanlar yaşanmamış gibi olmuyor işte. Dolayısıyla… Öyle oluyor işte.

Bana Parmağını Sallama

Türkiye’de Gezi ve Fransa’da sarı yelekliler… ABD’de Trump’ı, Britanya’da Corbyn’i “ittiren” yığınlar… İçinde yaşadığımız dünya bize bir sağdan, bir soldan… Sağ ve sol deyince başka çağrışımlar giriyor devreye, bir oradan, bir buradan vuruyor gibi görünüyor. Birbirini hiç andırmayan kesimler, birbirini andıran metotlarla bir şeyler söylüyorlar. Nedir Gezi ile sarı yeleklilerin ortak paydası? Gezi’de direnenler ile