Davutoğlu

Rahmetli Özal’ın kabinelerinden kaç bakanın adını hatırlıyorsunuz? Sonraki kabinelerden kaç bakanın? Bu soruları yıllarca pek çok kişiye sordum. Yaşı elverenlerin hemen hepsi, Özal’ın bakanlarından daha çoğunun adını hatırlıyor.

Bu veriyi nasıl yorumlayabiliriz? Özal’ın sahiden müthiş bir kadro kurduğunu söyleyebilir miyiz mesela? Öyle olsaydı, bakanlık yaparken parlak bir yıldız gibi görünenlerin hiç değilse bir kaçı, Özal sonrasında da dişe dokunur bir siyasi performans sergilerdi. Sergileyemediler.

O halde?

Bence geriye bir tek açıklama kalıyor: Özal, sıradan oyuncuları bile bize az bulunur yıldızlarmış gibi sokuşturdu. Kabinesine aldığı insanları büyüttükçe, onların omuzlarında yükseldi ve kendi algısını böyle inşa etti.

***

Özal doğru veya yanlış yapmıştı demiyorum. Derdim başka.

Fotoğraflarının Özal’ın fotoğraflarının yanında yer almasından hoşlandığı anlaşılıyor ama Erdoğan Özal’a hiç benzemiyor. Birçok bakımdan benzemiyor. Aralarındaki önemli farklardan biri de işte bu hususta. Erdoğan diğerlerinin arasından sıyrılmaya başlayan kimseye tahammül edemiyor.

Davutoğlu istisna olacak mı? Tanıdığım pek çok kişi, yüreği ağzında, Davutoğlu’nun yere çakılacağı anı bekliyor. Bence de Erdoğan’dan Davutoğlu hedefine “ateş serbest” işareti geldi zaten. Seçime kadar belki tahammül edilebilir ama sonrası müşkül.

***

Erdoğan karşıtlarının da asıl hedefi Davutoğlu gibi görünüyor. Her fırsatta şu “komşularla sıfır sorun” iddiası hatırlatılıyor mesela.

Öncelikle şunu anlamak gerekiyor: Her ülkenin derdi komşularıyladır. Ne yani, Meksika ile, Paraguay ile, Kore ile, Vietnam ile ne gibi bir ihtilafımız olabilir ki.

Ayrıca fizik kuralıdır, benzer kutuplar birbirini iter. Her toplum da sosyo-kültürel olarak komşularına benzer. Orta Doğunun göbeğinde Danimarka veya Finlandiya benzeri bir toplum hayal etmek kusurdur yani, Türkiye’nin bu ülkelere benzememesi değil.

Yani komşularımızla başımızın ağrıması da normal, onlarla daha iyi geçinmenin yollarını aramak da… Davutoğlu’nun sloganı mühendislikten ithal bir slogan. Sıfır sorun, mühendislikte, bir sürecin hedefi olabilir ancak. Ulaşılacak diye bir kural yok. Zaten hedef olarak sıfır sorun telaffuz etmişseniz, ulaşılamaz da… Dolayısıyla “Hani, ne oldu, ulaşamadın” diye hesap sormanın da manası yok.

Davutoğlu komşularla sıfır sorun hedefine ulaşamadığı için filan yer almıyor namlunun hedefinde. Bakanlık makamını ciddiye alıp, hakkını vermeye çalışır göründüğünden hedef oluyor.

Cemalettin N. TAŞCI

Politik•a•politik sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya devam et