Sağlama Yapmadan

Allah göstermesin, evinizde bir yangın çıkar da itfaiyeciler müdahale etmeyi beceremezse, veya hastanızı emanet ettiğiniz hemşirelerden biri akla sığmaz beceriksizlikler sergilerse, aklınıza KPSS gelsin. Veya bankonun öte yanındaki memura basit talebinizi tarif edemediğinizde… Bugün Türkiye’nin devlet dairelerinin büyük bölümü, fiilen çökmüş durumda. Bu çöküşün muhtelif sebepleri var elbette ama en önemlilerinden biri, insanlar ile işleri eşleştirme işinin KPSS gibi ruhsuz bir mekanizmaya devredilmiş olması.

Çok lafa lüzum yok, KPSS’yi uygulamakla görevli olan ÖSYM’nin başkanı Ünal Yarımağan’a kulak vermek kâfi. Yeni icat sınavlarla neredeyse her hafta sonu bir merkezi sınav yapılan ülkemizde, bir yığın sınav düzenlemek zorunda kalan kurumunun mevcut kadrosunun sayıca yetersiz kaldığından şikâyet ettikten sonra, KPSS’yle eleman almayı kabul edemeyeceklerini söylüyor. Neymiş, iki fazla soru çözdü diye birileri ÖSYM’ye alınamazmış. İşe alacakları kişinin ÖSYM’de çalışmaya uygun olup olmadığına karar vermeleri lazımmış.

Siz işinizin itfaiyeye, hastanelere filan düşmemesi için dua edin, en iyisi.

***

KPSS’yi icat edenler, bildiğim kadarıyla, kayırmayı ortadan kaldırmayı hedefliyorlardı. Makine gibi bir toplum için mekanik bir çözüm geliştirdiler. Yansız, objektif…

Eh, tek derdimiz kayırma, kadrolaşma değil. Mesela partizanlıktan da müştekiyiz, öyle değil mi? O halde düzenleyelim bir MBSS. Mebusları, Bakanları da bir Mebus Bakan Seçme Sınavıyla seçelim. Yansız, objektif… Seçilecek olanlar bir partiye mensup olmayacaklarına göre, partizanlık da yapamazlar.

***

MBSS sadece bir latife. Şimdi eski darbecilerin bir bölümü “bunu niye akıl edemedik” diye dizlerini dövüyor olabilir. Veya yeni birileri, sırf MBSS fikrini hayata geçirmek için darbe yapmaya bile heveslenebilir. Aman diyeyim, yeni bir sınav yapmak için boş hafta sonumuz yok. Üstelik eleman alamayan ÖSYM’nin de yeni bir sınav düzenlemeye takati yok. ÖSYM’ye KPSS’yle eleman alsanız, bu defa da o ÖSYM herhangi bir sınavın hakkından gelemez.

Yukarıdakiler kadar önemli görünmüyor olabilir ama bir sebep daha var: Zaten MBSS’yle filan partizanlık önlenemez. KPSS kayırmayı, kadrolaşmayı sahiden önledi mi? Önleyebilir mi?

KPSS’nin icadından kısa süre sonra, bir sınava hazırlama sektörü doğdu. Yüz binlerce kişi, bir yandan sınav harcı, öte yandan dershane parası derken, muhayyel bir iş için, bir yığın gerçek para harcamaya başladı. Böyle bir sistemde, başkalarından daha organize olan cemaatlerin, kendilerine yakın olanları sınava hazırlamak konusunda daha çok imkâna sahip oldukları aşikâr değil mi?

***

Biz çocukken bir işlem yaptığımızda, sağlamasını da yapmamız gerekirdi. Gençlerle çalışırken, hemen hiçbir konuda sağlama yapmaya ihtiyaç duymadıklarını gözlüyorum. Şimdilerde, anladığım kadarıyla, çocuklara sağlama yapmak öğretilmiyor. Devletin sağlama yapmak gibi bir alışkanlığı olmaması da bundan mı acaba, diye aklıma gelmiyor değil.

Yani KPSS gibi bir şey akıl etmiş, uygulamışsın. Ne yapmış olmuşsun? İş arayanlara ne yapmışsın, eleman arayanlara, kurumlara ne yapmışsın, bir bak artık değil mi? LES’ler, ALES’ler filan gibi yeni yeni sınavlar icat etmeden önce, eskileri sistemin dokusuna ne yapıyor bir bak.

***

Neyse sizi böyle fani işlerle fazla meşgul etmeyeyim. Siz Anayasa değişikliği, referandum filan gibi mühim işlerinize dönün.

Cemalettin N. TAŞCI

Politik•a•politik sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya devam et