Sel Üstü Az Siyaset

Kadir bey mahzun olmuş. Diğer partilerden geçmiş olsun dilekleri ve destek beklerken, sel üzerinden siyaset yaptılar diye… Hiç yakıştı mı siyasetçilere siyaset yapmak?

Kadir beyin serzenişlerini, gördüğüm kadarıyla, yadırgayan olmadı. Galip ihtimal, yadırgadığım için ben yadırganacağım. Bu yadırgama/yadırgamama halleri de zihin haritamızın uydu fotoğrafıdır bir nevi. Zihnimizin hangi alanlarını neden sel bastığını, hasarın boyutlarını teşhis etmekte faydalanılabilir.

12 Eylülün müthiş zaferi, zihin haritalarımızın üzerinden geçirdiği kadastrodur. Tabiatı icabı politik olan her bir problemi birer optimizasyon problemi olarak, birer mühendislik problemi olarak tarif etmek 12 Eylül icadı değil elbette, 150 küsur yıldır talim ediyorduk. Ama bu zihniyetin toplumun en ücra hücrelerine kadar, en azılı 12 Eylül karşıtlarına kadar sindirilmesi 12 Eylül’ün marifetidir. 12 Eylülcüler, en başta bunun hesabını vermeli.

Her şey politik. Sel de… Politikanın dışına sürüldü diye politik olmaktan caymaz hiçbir şey. Yatağına TIR parkı yaptınız diye Ayamama’nın akmaktan caymadığı gibi. Ama Aldıkaçtı Anayasası marifetiyle önüne yığılan YÖK’leri, Siyasi Partiler Kanunlarını, özerk kurumları ve diğer ıvır zıvırı kibrit çöpü gibi sürükleyip oramıza buramıza vuran seli fark etmek, Ayamama’yı görmek kadar kolay değil.

***

Ayamama binlerce yıldır akıyor. Kıyılarında çobanlar binlerce yıldır yaşıyor. Civar tepelerde davarlarını otlatanlar cahildiler, lakin Ayamama’nın yatağına yerleşilmeyeceğini pekâlâ biliyorlardı. Torunları da biliyor. O insanları oraya cehaletleri sürmedi, politika ırmağının önüne 12 Eylül rejimi marifetiyle çekilen setler sürdü. Çaresizlik sürdü. Oyunun dışında bırakılmış olmaları sürdü. Memleketin hiçbir kararında reyi olamayanlar, en ücrasında bile yeri olmayanlar, çaresiz, Ayamama’nın hissesine ortaklık etmeye teşebbüs ettiler.

Bu ülkeyi Ayamama’nın yatağına yerleşenler yapmadı, “dağdaki çoban ne bilir, her şey bizden sorulsun” diyenler yaptı. Her şey onlara sorulup yapıldı. Yaptıkları işi kendilerinin yaptığını teşhis etmekten bile acizler, “her şey bizden sorulsun” ısrarından caymıyorlar.

Bence tam da siyaset zamanı. Bence ÖSS üzerinden, meslek eğitimi üzerinden, cami ve mektep mimarileri üzerinden, tütün yasağı, İstanbul’un obezliği, 12 Eylül’ün hesabının sorulup sorulmaması, üçüncü köprü, Merkez Bankasının İstanbul’a taşınması, Adana Demirspor, buğday fiyatları, Patriot rampaları ve elbette sel üzerinden siyaset yapma zamanı.

***

Sel üzerinden siyaset yapılmasın istiyorlar, çünkü Kadir beygiller sadece başörtüsü, laiklik bahislerini çalıştılar. Seli çalışmadılar mesela, oradan soru çıkmasın. Gürsel Tekin’i CHP Genel Merkezine şikayet ediyor Kadir bey aslında. Siyasetin başörtüsü-laiklik ekseninden kayması CHP’nin de hiç işine gelmez, Kadir bey biliyor. CHP de diğer konuları hiç çalışmadı. Sel siyasallaşırsa maazallah, AKP’si, CHP’si, MHP’si, DTP’si, Ayamama’nın önündeki TIR’lar gibi, sürüklenip gidecekler. Olanca cesametlerine mukabil, ne kadar hafif oldukları ortaya çıkacak.

***

Sel üzerinden siyaset yapmayın. 12 Eylül rejiminin çitle çevirdiği korunaklı alanda politikacılık oynayan, kumda oynayan cici politikacılarımızın yaldızları dökülüyor. Sel onların işi değil, uzmanların işi, mühendislik işi.

Mesele şu ki, sizce de öyle…

Cemalettin N. TAŞCI

Politik•a•politik sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya devam et