Sıcak Toplum, Soğuk Devlet

Fukuyama, Political Order and Political Decay’de, The Origins of Political Order’da bıraktığı yerden devam etmiş. İlk kitap Fransız İhtilaline kadar gelmişti, şimdiki sonrasını konu ediyor.

Fukuyama politik düzenin dayanağı olarak üç faktörü vurguluyor: Devlet, hukuk ve demokratik sorumluluk. Ama farklı toplumların hikâyeleri arasındaki farklara odaklandığımızda, mesela devletin demokratikleşmeden önce gelişmesi ile demokratikleşmenin önce gelişmesinin farklı neticelere yol açtığını görüyoruz. Kaldı ki, bahse konu faktörlerin neden bazı toplumlarda diğerlerinden önce veya daha nitelikli olarak geliştiğini araştırdığımızda, birden, çok geniş bir faktörler matrisiyle karşılaşıyoruz. Filan.

Meselem Fukuyama’nın dediklerini çürütmek veya onaylamak değil. Bana kalırsa, Fukuyama, sıcak ve soğuk diyebileceğim iki farklı bakışın arasında sıkışmış halde. Veya —daha doğrusu— ilk kitabı The End of History’den bu yana, kararlı bir biçimde soğuyan bir bakışı istihdam ediyor. Ben de —malum konulara soğuk bir bakışı tercih eden biri olarak— bu iki bakış açısı arasındaki farkı dile getirmek istiyorum.

Fukuyama başlarda bir yerde, Çin’in —pek çok Avrupa sömürgesinin, özellikle de Sahra-altı Afrika’sının aksine— sağlam bir devlet geleneği olduğunu, aslında devlet bürokrasisinin bir Çin icadı olduğunu, ama kolonizasyon sürecinde devlet müesseselerinin önemli bir bölümünün tahrip olduğunu, ancak —özellikle 1978 sonrasında— komünist rejimin devleti bir anlamda yeniden inşa ettiğini söylüyor. Eğer tarihe ve sosyolojiye komünist-kapitalist gerilimiyle bakarsanız, yani sıcak bir bakış açısıyla bakarsanız söyleyemeyeceğiniz bir laf bu. Ve bu tür laflara sadece basit bir misal…

Arkaplanda çok geniş bir sosyal-siyasi-iktisadi faktörler kümesinin karşılıklı etkileşimleriyle bir tarih gerçekleşiyor. Aralarında bizlerin de yer aldığı sayısız aktör, olup bitenlere gösterdikleri —çoğu orijinal— reaksiyonlarla tarihin seyrini tayin ediyor. Ama bütün bu olup bitenleri komünist-kapitalist —veya bizde son dönemlerde kızışmış haliyle Cumhuriyetçi-karşı devrimci veya Türk-Kürt— gibi sıcak gerilimler ekseninde anlamlandırmaya çalışıp duruyoruz. Bahse konu olan sıcak gerilimler, aslında olup bitenlerin hemen hiçbirini açıklamıyor. Ama bir zihinsel konfor, kolaylık sağlıyor.

Ama işte, her kolaylığın bir maliyeti var.

Komünist Çin’in tecrübesi, dünyanın pek çok yerindeki komünizm teşebbüslerininkinden çok farklı. Çünkü Çin’in tarihi —ve dolayısıyla sosyolojisi— mesela Rusya’nınkinden veya Angola’nınkinden çok farklı. Kaldı ki, Rusya’nın tarihi de, bir dönem hükmettiği Doğu Almanya’nınkinden çok farklı. Tarihi aslında bu farklar tayin ediyor ve fakat biz meseleyi komünizm-kapitalizm gerilimiyle anlamlandırmaya çalışırken, asıl işi yapan faktörlerin hepsi gündem dışına çıkıyor.

Kaldı ki, Çin’in komünizm tecrübesi bile, kendi içinde, birbirinden çok farklı dönemlere ayrılıyor. Kültür Devrimi gibi zırvalıklarla insan inşa etmeye kalkanlar da, sonraki dönemlerde insan inşa etmekten cayıp bir devlet inşa etmeye yoğunlaşanlar da, kendilerini komünist olarak görüyorlar. Filan.

Soğuk bakış açısı, adı üstünde, soğuk. Yani heyecan verici değil. Şöyle sokaklara fırlayıp “kahrolsun filanca” diye bağırmalara filan ilham veremiyor. Kürt nüfusun doğurganlık oranlarının Türk nüfusunkinden yüksek olmasının ne tür demografik gerilimleri tırmandıracağı üzerinde kafa yorarken birden Kürt düşmanlığının kışkırtıcılığına kapılmazsanız, bambaşka yerlere açılmak mümkün oluyor. Ama açılacağınız hiçbir yer, Kürt düşmanlığının sağladığı adrenalini sağlamıyor. Elbette bunun tersi de —yani mesela Dersim’de olup bitenlerin tarihi şartları üzerinden Türk veya Cumhuriyet düşmanlığına ulaşıvermek de— tastamam aynı.

***

Toplum, yapısı gereği sıcak bir organizma. Buna mukabil devlet, tanımı gereği soğuk —en azından soğuk olması gereken— bir kurum. Devleti ısıttığınızda neler olabileceğinin sayısız misalleri var dünya tarihinde. Bir yenisini AKP ilave ediyor.

Politik•a•politik sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya devam et