Yeni PKK

Eğer PKK sahne almasaydı, eğer Öcalan Kürtlerin birikmiş öfkesini teröre eşitlemeseydi, son yirmi yılda bölünen ülkeler kervanına muhtemelen Türkiye de katılacaktı. Kürtlerin öfkesi birikmişti ve haklıydı. İnsani açıdan haklıydı. Siyasi açıdan haklıydı. Uluslararası normlar açısından da öyle…

Ne kadar haklı olursa olsun, podyuma terör kıyafetiyle çıkmış olan bir öfkeye sempati duymak müşkül. Nitekim Kürtlerin öfkesi kayda değer bir uluslararası destek bulamadı. Hatta Kürtlerin kayıtsız şartsız desteğini bile derleyemedi.

Yani Öcalan’ın mevcudiyeti, aslını ararsanız, Kürtlerin menfaatine değil, hâkim unsuru Türk olan devletin menfaatine oldu. Devletin bekası için gereken bedeli de —çoğu Kürt olan— gençlerimiz canlarıyla ödedi. Hemen hepimizin nefretle zehirlenmesi de cabası.

Öcalan’ın devletin işini taammüden üstlendiğini veya bölünmeyi asla içine sindiremeyecek olan devletin bir projesi olduğunu iddia etmiyorum. Ama bir gün ortaya çıkarsa ki, devlet Kürt öfkesine terör kıyafeti giydirip yalnızlaştırmayı projelendirmiş, ihaleyi de Öcalan almış, şaşırmayacağım.

Kimin niyeti ne olursa olsun, Öcalan sayesinde Türkiye’nin bölünmesi bir süre ertelenmiş oldu. Devlet zaman kazandı. Kazanılan zamanın doğru kullanılıp kullanılamadığı başka mevzu. Öcalan ülkenin uzun süren sağlıksız rejimi ve sağlıksız hayat tarzı neticesinde bünyede birikmiş olan ne varsa, bir tümör halinde yoğunlaştırdı. Ülke bir tek operasyonla bir yığın utançtan ve yanlıştan kurtulabilecekti. O bir tek operasyonu beceremedik diye de bakılabilir son otuz yıla… Becerilebilseydi nasıl bir Türkiye’de yaşıyor olurduk, o da meçhul…

***

Öcalan’ın PKK’sı, başından beri, Türkiye’nin bir realitesi oldu. Türkiye’nin kanseriydi. Şüphesiz uluslararası bağlantıları vardı ama bu bağlantılardan yola çıkarak Öcalan’ın PKK’sını uluslararası oyunun bir parçası olarak görmek fazla abartılı olur.

Bugünlerde, sanki bambaşka bir PKK var. Sanki Türkiye’nin kanseri sağa sola bulaşmış, Türkiye’nin bir realitesi olmaktan çıkmış, bölgesel bir oyunun bir enstrümanı haline gelmiş gibi…

Kanser bulaşır mı, demeyin. Bir Tazmanya Canavarının kanseri, bir başkasına bulaşır mesela. Çünkü bir vakit Tazmanya Canavarı nüfusu çok daralmış, türün genetik çeşitliliği olağanüstü düşmüş. Bu yüzden, herhangi bir Tazmanya Canavarının bağışıklık sistemi, başka bir Tazmanya Canavarından gelen dokuyu yabancı doku olarak algılayamıyormuş, kendi dokusu zannediyormuş. Bir başka Tazmanya Canavarından bir biçimde ithal edilen kanserli doku da, yabancı olarak görülmediği için, bir dirençle karşılaşmıyormuş.

***

PKK’nın icat edildiği dönemin şartları başkaydı. Hemen her yerde problem vardı ama her problem lokaldi. Modernlik her ne kadar dünyanın genetik çeşitliliğini ortadan kaldırmış idiyse de, dünya birbirinden ciddi ölçüde tecrit edilmiş bölgeler halindeydi. Benzer tümörlerden muzdarip olsak da, tümörlerin siyasi sınırları aşması pek kolay değildi.

Hanidir herkes herkesle fazlasıyla yüzgöz olmuş durumda. Bu şartlar altında PKK’nın başkalaşmasında da, sağa sola sirayet etmesinde de anlaşılmaz bir şey yok. Artık hiçbir ülkenin bağışıklık sistemi, neredeyse hiçbir dokuyu yabancı kabul etmiyor.

Görünürde, Öcalan da, devlet de PKK’nın başkalaşımını fark etmemiş gibi davranıyorlar. Ama kendi hesabıma, fark etmemiş olduklarını zannetmiyorum. Olsa olsa, çaresiz olabilirler.

Kim bilir, belki de tam tersine, PKK’yı başkalaştırıp yeni oyunun aktif bir oyuncusu haline getirenlerin arasında onlar da vardır. Ve biz, ömrümüz varsa, yirmi yıl filan sonra, bölgedeki sınırların ve etki alanlarının yeniden tesis edilmesinde, bölgenin yeniden parsellenmesinde yeni PKK’nın nasıl bir rol oynamış olduğunu öğreniriz.

Cemalettin N. TAŞCI

Politik•a•politik sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin