Memleketin Siyaseti

Netflix’te Borgen dizisinin devamı Borgen: Power and Glory adıyla yayınlanmış. Dördüncü bölümün sonlarında, Dışişleri Bakanı Nyborg, başının dertten kurtulmadığı bir günün sonunda, birlikte akşam yemeği yediği genç memuruna, fena halde sarhoş olmuş halde soruyor: “16:00’da çocuklarını okuldan alan bir anne yerine bir işkoliğe oy vermez miydin?”

Ben de size sormuş olayım.

Birkaç sahne ileride Nyborg evinde, ayakta zor duruyor. Televizyonda bir tartışma programı. Birisi Nyborg’a fena halde saldırıyor. Sazı Nyborg’un yeminli kanlısı alıyor ve… Sürpriz! “Yapılacak tek onurlu şey istifa etmekmiş gibi konuşuyorsunuz” diyor. Ve devam ediyor. “Sırf yanlış bir şey dedi diye çok kişi erkenden istifa ediyor. Saçmalık bu. Savaşmalısın. Dışişleri Bakanı istifa edebilsin diye vergi vermiyorum.” Karşısındaki şaşkınlıkla “kariyerinizde ilk defa Nyborg’u savunuyorsunuz” diye araya girmeye çalışıyor ama o devam ediyor. “Danimarkalılar güvenilir siyasetçiler mi istiyor? Hayır. Bu kulağa hoş geliyor sadece. Biz aslında savaşıp sağ çıkmak için müthiş bir arzusu olan siyasetçiler istiyoruz. Siyasetin zirvesinde sadece yırtıcılar kalır. Kime saygı duyarız? Ringde kanlar içinde yerde yatan ama sonra kalkıp bir raunt daha dövüşen kişilere.”

Mesele —bence— bu kadar basit. Centilmenliği överiz ama bütün futbolcuların “aman rakibime bir şey olursa” kaygısıyla, ziyadesiyle “yumuşak” oynadığı bir oyunu seyretmeyiz. Topu alabilmek için tekmeye kafa uzatılan, topu kazananın karşı kaleye gidebilmek için bütün fiziksel ve zihinsel imkânlarını seferber ettiği, sonunda herkesin tükendiği maçları seyretmekten ise kendimizi alamayız.

Bir de bizim halimize bakın.

Bir tarafta herhangi bir rakibinin herhangi bir hamlesini savuşturabilecek oyun becerisi olmayan, maçtan bir hafta önce federasyonu satın alan, kendisini emniyete görmediği için maça çıkmadan önce hakemi de satın alan, yine rahat etmeyen, rakip taraftarları tribünlerden attıran… Sonra rakip oyuncuların her birinin ayağına gülleler bağlatan, her birinin hareket kabiliyetinin iyice azaldığını kontrol ettikten sonra çıkış koridorunun başına gelip usulca başını çıkarıp etrafı kolaçan etmeden yine de sahaya çıkamayan bir zavallı.

Karşısında… Görüyorsunuz işte. Kazara karşı kaleye bir şut çekmeye cüret etsin de alkışlayalım diye beklediğimiz bir muhalefet.

Etiketler:,