…Ve Hatırlamak

Tahminimce unutmayı, hiç hak etmediği kadar çok olumsuzluyorsunuz.

Tahminimce hatırlamak konusunda da sıkıntılarınız var. Her şeyi olduğu gibi hatırladığınızı düşünüyor olabilirsiniz. Ama neredeyse hiçbir şey, tam da sizin hatırladığınız gibi olmadı. Bana inanmıyorsanız, çoktandır görmediğiniz bir arkadaşınızla ilk karşılaştığınızda, herhangi bir ortak hatıranızdan açın mevzuu. Göreceksiniz o, ortak hatıranızı, sizin hatırladığınızdan bir hayli farklı hatırlıyor olacak. İkiniz de her şeyi olduğu gibi hatırlıyor olduğunuzdan şüphe etmediğiniz halde…

Mesele, hatırlamanın biyolojisinden kaynaklanıyor. Hatırladığınız her şeyi, hatırladıktan sonra yeniden kaydedersiniz. Hemen her yeniden kayıt sürecinde, ufak tefek değişiklikler olur. Çoğu, hatırlama sırasında içinde bulunduğunuz ortamdan kaynaklanan bu değişiklikler zamanla birikir.

Hatırlama sırasında hatırlanan şeyin değişmesi, ciddi bir kusur olarak algılanıyor genellikle. Hâlbuki birçok şeyi mümkün kılan bir süreç o. Aynı tatsız hatırayı paylaşan birçok kişinin her birinin zamanla kendisini suçluluktan kurtarabilmesi mesela, bu sayede mümkün oluyor.

***

Toplumsal hafıza da bana, insan hafızasına bezer şekilde işliyor gibi görünüyor. Balzac hakkında yazılan her şey mesela, Balzac’ın yeniden hatırlanması oluyor. Her hatırlamada Balzac’a yeni eklentiler yapılıyor. Zamanla Balzac, başta hiç olmadığı kadar zengin çağrışımlarla yükleniyor.

Yani kör ölüyor, badem gözlü oluyor.

Ölmeden önce de körü badem gözlü göstermek mümkün. Ama işte, yıllarca uğraşıp yaptığınız enstalasyonu, körün kendisi çıkıp, birkaç hafta içinde yıkabiliyor. Dolayısıyla bu tür işleri, kör öldükten sonra yapmakta fayda var. Menderes mesela, kendisi hakkında imal edilmiş efsaneyi tarumar edecek bönlükler, budalalıklar yapamaz artık. Sizin de emeğiniz boşa gitmez. Ofsayta düşmezsiniz.