İşaret Eden ve Edilen

Geçen gün dediklerimin üzerinden gideyim.
Yıllar önce bir tartışmada demiştim ki mealen “Hıristiyanlık başka, Kilise başka.” Başkalar. Hıristiyanlık inananlarına, yaşamaya değer bir hayat için yol göstericidir. İşaret edendir, gösterendir. Gösterdiği hayattır. Kilisenin işaret ettiği ise Hıristiyanlıktır. Hayatı hiçleştirir.
Tastamam aynı şeyleri –sadece dinler için değil– sosyalizm için, felsefe için, sanat için, bilim için, siyaset için de tekrarlayabiliriz. Böylelikle bir defa daha referans meselesine geliriz. Referansımız insan olduğunda, hayat olduğunda din başka, referansımız din olduğunda din başka.
Harikulade bulduğum tasarımın harikuladeliği, hayatı örgütleyebilmiş olmasından kaynaklanıyor. Çünkü… Uçsuz bucaksız kâinatın ücrasında son derece önemsiz ve ufak bir gezegeni ilginç kılan da, onda hayatın örgütlenebilmiş olması. Öyle düzleyici mantıklarla, ufacıklığından, köşede kalmışlığından yola çıkarak önemsizleştirilmeye çalışılsa da, yerküre son derece özel bir şey. Âlemin kalanında, bildiğimiz kadarıyla, hiçbir enteresanlık yok.
Şöyle söyleyeyim, bir otoyol kenarında dikilseniz ve biteviye trafik gürültüsüne maruz kalsanız, sadece bir an, birkaç saniyeliğine bir müzik işitseniz… “Canım ne var, kısacık bir şeydi, geçip gitti, hiç de önemsenecek bir güzellik değildi” denebilir mi? Kâinat yüksek hacimli ve sürekli bir gürültüden ibaret. Dünyadaki hayat ise, en azından şimdilik benzeri olduğuna dair bir bilgiye sahip olmadığımız, sürüp giden bir müzik. Başka yerlerde de hayat varsa ve onları keşfedersek, uçsuz bucaksız gürültünün içinde başka şarkılar da olduğunu öğreneceğiz, hepsi o. Sahip olduğumuz şeyin kıymeti düşmeyecek.
AKP Türkiye’sinden önce de İslam’a işaret edip duranlar vardı ama geniş yığınlar için İslam işaret edendi. Erdoğan’ın İslam’a yaptığı en büyük kötülük, ısrarla onu işaret edilen bir şey olarak konumlamasından kaynaklandı. Hıristiyanları ve Hıristiyanlığı olmayan bir Kilise kaldı elde. Yekûn Kemalistler bir araya gelip bütün mesailerini İslam’a hasar vermeye hasretseler, böyle bir hasara yol açamazlardı.