Memleketimde Alelade Bir Gün

Yürütmenin başı “birileri istedi diye Bakan değiştirilmez” demiş.
Bence bir defa daha düşünmesinde fayda var. Burhan Kuzu’ya behemehâl Kabinede bir yer açmazsa fevkalade acıklı hadiseler vuku bulabilir, Kuzu kalpten gidebilir, gitmezse Boğaz Köprüsünde görebiliriz kendisini. Vebali de yürütmenin başının boynuna olur. İlaveten, daha ne yapsın adam ya! Ahir ömründe bir tek gün Bakanlık aracına binmesin mi?
Yürütmenin başı, birileri istedi diye Kabinede değişiklik yapılmamasına gerekçe olarak da, “sonra istikrar bozulur” demiş.
İstikrar?
TDK’ya göre “aynı kararda, biçimde sürme”. Eh, memleketin haline bakılırsa, istikrar bozulursa, yani gidişat değişirse, fena olmaz yani. Mevcut kararda, biçimde sürüp giderse parlak bir gelecek hayal etmek pek mümkün görünmüyor. Hadi biz alıştık, katlanırız da… Yürütmenin başı için de gidişat pek parlak görünmüyor.
***
Bahçeli 1 Nisan’dan beri gürültü yapıp duruyordu.
Şahsi tecrübeme göre, biri gürültü yapıyorsa, işler onun için yolunda gitmiyordur. Mesela İsrail bağırıp çağırıyorsa, kendimi rahat, huzurlu ve mutlu hissederim —İsrail’in başı dertte demektir. Sesi çıkmıyorsa? İsrail’in işleri yoluna girmiş manasına gelir ki, bizim başımız dertte demektir.
Aynı akıl yürütmeyle, 1 Nisan’dan bu yana, Bahçeli gürültü yaptıkça, Bahçeli’nin başının dertte olduğunu, dolayısıyla bizim ümitli olabileceğimizi varsayıyordum. 23 Nisan resepsiyonunda YSK’nın ara kararı hakkında fikrini sormuşlar. Eh, zatıâlilerinden herhangi bir hususta bir fikir beklemek pek de akıllıca olmaz ama şöyle kafiyeli, “dağdan kestim kereste / kuş besledim kafeste” makamında bir şeyler söyleyebilirdi. Öyle yapmamış, “yorumlar çalışmaya gölge düşürmesin. Önce çalışmalar bitsin sonra değerlendirme yapılır” buyurmuş.
Hop! N’oluyoruz?
***
Kılıçdaroğlu ise YSK’nın ara kararı hakkında, “doğru,” demiş, “KHK’lılar daha önce de oy kullanmıştı.” Bak bunu hiç akıl edemediydik. Demek ki KHK’lılar ilk defa oy kullanmış olsalarmış, onların oy kullanmaları hakkında bir tartışma çıktığında Kılıçdaroğlu da tereddüde düşecekmiş. Biz de bu adamdan ve partisinden, KHK’lıların gasp edilen hakları için dövüşmesini filan bekleyeceğiz, iyi mi!
***
Böyle geçti 23 Nisan. Neşelendik yine, çok şükür.