Etiket: Evrim Teorisi

Komplekslik ve Emergence Kitapları

Komplekslik ve emergence hakkında bir okuma listesi önerebilir durumda mıyım? Zannetmiyorum. Birkaç sebeple zannetmiyorum ama o sebeplere —ve arkasından derme çatma bir okuma listesine— geçmeden önce, mevzuu kendi takip edebildiğim biçimiyle özetleyeyim. Bildiğim kadarıyla 1950’lerde Bertalanffy liderliğinde bir ekibe bir bilim ısmarlandı. Bu çabanın neticesinde Genel Sistem Teorisi denen disiplin doğdu. Paralel olarak, başka bir

İhtilaf

Evrim teorisini genç yaşlarımda öğrendim. “Öğrendim” dedimse… Yani evrim teorisi başlığı altında öğretilen bir şeyleri bilir hale geldim. Ama aslında teorinin hiç demediği, diyemeyeceği bir yığın çağrışımı da, evrim teorisi başlığı altında edindim. Bir tek misal vereyim. Biyolojik türlerin bir tür hiyerarşisi olduğu, bir piramit şeklinde örgütlendikleri, zaman içinde türlerin –doğal seleksiyon marifetiyle– rafine edildikleri,

Beka

Her birimiz, her an, sayısız tehdide maruz kalıyoruz. Yabancı organizmalar muhtelif yollarla vücudumuza giriyor. Dertleri bizi öldürmek filan değil —zaten bizim hakkımızda bir fikirleri bile yok. Kendi hayatta kalma mücadelelerini veriyorlar. Ama bizim sağlığımız için tehdit oluşturuyorlar. Durmaksızın tekrarlanan olağan süreçlerde —mesela hücre kopyalamaların birçoğunda— hatalı işlem gerçekleşiyor. İlerlerse kansere yol açabilecek bir süreç başlıyor.

Fransa

Şimdi mesela, Foucault ancak Fransa’dan çıkabilirdi. Tıpkı Braudel’in de ancak Fransa’dan çıkabileceği gibi… Ve —bana kalırsa— “Foucault’un ancak Fransa’dan çıkabileceği” tespiti, çok Foucaultcu bir tespit. Ama Foucault bu tespiti işitseydi, muhtemelen itiraz ederdi. Neden itiraz ederdi? Tam olarak ifade edebilecek miyim derdimi bilmem ama… Modernliğin, modernliği imal edenlerin “ortak özellikleri”ne ziyadesiyle odaklanmıştı, aralarındaki farklara ise

Kürşat Bumin

Kürşat Bumin benim için hep, oralarda bir yerlerde var olan, olması gereken biriydi. Kendisinden pek az şey öğrendim. Çünkü ondan öğrenebileceklerimi, bir biçimde, daha önceden öğrenmiştim, biliyordum. Onun ulaştığı yerlere, onunkinden tamamen farklı —ve bana daha “sağlam” görünen— güzergâhlardan ulaşmış oluyordum genellikle. Bu hususu açmakta fayda olabilir. Diyelim “sivil toplum” kavramına, Fransa merkezli bir Batı