Hangi kitabındaydı hatırlamıyorum, Taleb ABD’de “helal gıda” sertifikasının yaygınlığına dikkat çekmişti. Domuz eti ve yağı kullanılmayan gıda manasına… Taleb istatistikler de vermişti yanlış hatırlamıyorsam, şimdi onları aramaya üşendim. Neticede, nüfusunun pek azı Yahudi veya Müslüman olan ABD’de, raflardaki gıda maddelerinin büyük bölümü “helal”di ve oranı da hızla artıyordu. Neden? Aklınıza ilk gelen sebebin konuyla hiç
Aşırı, yersiz ve biçimsiz kullanıldığından, bugün başörtülü kadınlar mevzuunun kabak tadı verdiğinin farkındayım. Ama yirmi yıl önce —yirmi yıl öncesine kadar uzun süre— gerçek bir problemdi o. Memleketin biricik problemi değildi, hatta en can yakıcı mevzuu olmamış da olabilir. Ama onun serencamı üzerinden birçok derdimizi deşifre etmek hâlâ mümkün. Birileri genç kızlara, “hem başınız örtülü
Alper Görmüş Serbestiyet’te laik nihilizm diye adlandırdığı ruh halinin gel-gitlerini özetlemiş. Türkiye’de belirli bir çevrenin temel belirleyeninin laikçilik olduğu tespitine itirazım yok. AKP’ye muhalif olanların altında toplanacakları başka bir bayrak açılmadığı/açılamadığı —açılmasına Baykal tarafından mani olunduğu— için, bütün muhalefetin laikçi hassasiyetlerin şemsiyesi altında tasnif edilmesine ise itirazım var. Türkiye’de laikçi olarak nitelenebilecek sosyoloji, dinci olarak