Etiket: Nefret

Tiksinti

İşin hakçası, korkmadım. Korkmamayı bir meziyet, bir marifet olarak görmüyorum. Korkulması gerekenden korkmamak akıllıca bir şey değil. Lakin korkulması gerekmeyenden korkmak da akıllıca sayılmaz. Korkulması gereken bir halde miyiz, onu önceden bilmek de pek mümkün değil. Dünya böyle. Korkulması gerekmeyenden korkuyorsun söz temsili, sonra o korku kendisini meşrulaştırıyor. Veya korkulması gerekenden korkmuyorsun, başın belaya giriyor.

İnsan Severlik, Düzen Severlik

Kavel Alpaslan Tanrı Olmak Zor adlı bir romandan söz etmiş. Romanı okumadım, okumayı da düşünmüyorum —okumayı neden düşünmediğim de, herhalde, az sonra diyeceklerimden sonra cevaplanmış olacaktır. Alpaslan’ın alıntıları ve dedikleri üzerinden gideceğim. “Mesela, sınıfların, sınırların ve sömürünün olmadığı; emek ve bilginin hayatın biricik anlamı olduğu komünist bir geleceği hayal edelim” diye başlıyoruz. Diyebilirim ki, insan

Zehir

17-18 yaşlarında olmalıyım. Ankara Kızılay’daki Gökdelen’in zemin katındaki postanenin gişesinin önünde sıra bekliyorum. Önümdekinin önündeki işini bitirdi, ayrıldı. Gişedeki memur sıradaki kavruk adama baktı, kafasını kaldırıp bana “buyurun” dedi. Şaşırdım, “sıra beyefendide” dedim. Memur “kuyruk uzun, ne istiyorsun söyle” diye üsteledi. Normal şartlar altında —yani mesai saatleri dâhilinde— pek o kadar sabırlı değilim, saygısızlığa orantılı