…Devlet sorunu var. Ali Saydam, Deniz Ülke Arıboğan’ın bir süre önce kendi enstitülerinde yaptığı bir konuşmadan ve sorulara verdiği cevaplardan söz etmiş. Sayın Arıboğan’ın “sınırsız şeffaflık olmaz” yargısına katılıyorum. Ancak verdiği misaller bence çok tartışmalı. Amerikalıların Irak’ta, Rusların Gürcistan’da verdikleri kayıplar ile bizim Güneydoğuda verdiğimiz kayıplar aynı kefeye konamaz. Arıboğan’ın, tanıdığım kadarıyla, beni rahatsız edecek
Üç psikolog, bir psikiyatr, bir öğrenci, bir pedagog, bir ev kadını ve bir ressamdan oluşan sekiz kişi, ayrı ayrı, halüsinasyon işittiklerini söyleyerek, bir kliniğe müracaat ederler. Aslında hiçbir rahatsızlıkları yoktur. Kendilerine, kliniğe kabul edildikten hemen sonra, bir rahatsızlıkları kalmadığını söylemeleri ve normal davranmaları tembihlenmiştir. Öyle yaparlar. Ancak en erken çıkan bile klinikte yedi gün kalmak
Yıllar önce üniversitede bir panelde, “eğer Eğitim Fakültelerinde bilgisayar becerileri kazandırılmazsa, inanıyorum ki biz bu maliyetli hizmet-içi eğitimlerle problemi çözmek için beyhude uğraşıp duracağız” mealinde bir laf ettiydim. İzleyicilerin arasında yer alan bir profesör, hiddetle, “burası üniversite, bu çatının altında inanmak olmaz, bilmek olur” filan diye kükrediydi. Gülümsemiştim. Çünkü oradaki hemen herkes biliyordu ki, kendisi
Futbol, şike hakkında konuştuğumu zannedebilirsiniz. Öyle değil. Bizi konuşmaya çalışıyorum. Kafamızın nasıl çalıştığını… Fotoğrafa bakıyor ve Fenerbahçe’nin Türk futbolunda işgal ettiği yeri görüyoruz mesela. Eğer Fenerbahçe düşer, bu kadar geniş bir alan boşalırsa? Kıyamet… Fenerbahçe düşerse futbolda kıyamet kopacağı neticesine varmamıza sebep olan bütün veriler doğru. Fenerbahçe çok kıymetli. İslam Çupi’nin bir vakitler yazdığı gibi,
Söylemiştim, ben Beşiktaşlıyım. Beşiktaşlı olmaktan memnunum. Elbette elli yıldır canımı sıkan çok şey yaşadım. Beşiktaşlı olmasam yaşamayacaktı olduğum üzüntüler, hayal kırıklıkları, öfkeler yaşadım. Beşiktaş’ın bana yaşattığı sevinçler filan herhalde daha seyrekti. “Herhalde” diyorum, çünkü çok da iyi bilmiyorum. Çünkü bu tür muhasebeler üzerinden Beşiktaşlı olunmaz. Herhalde Trabzonsporlu veya Burdursporlu da olunmaz. Mehmet Özdilek’in Oğuz Çetin’den
Soruşturmanın ne gibi dayanakları var, iş nereye varır, bilemiyorum. Ama kendi hesabıma, kendisini tanımasam da, mesela Korcan’ın hem şike yapıp hem de —bir çocuğun bile yemeyeceği— o golü yiyebileceğine hiç ihtimal vermiyorum. Eroin satıcısının gazeteye ilan vermesi gibi bir şey olur bu. Kimse o kadar aptal değil. Dikkat isterim, ortalıkta mide bulandırıcı bir şey yok
Pamuk üreticisinin derdi iş bilmezliğinden. Cari açık sizin yüzünüzden. Selde ölenler dere yatağına yerleştiklerinden. Tersane veya maden işçilerini biliyorsunuz işte. Suya siyanür karışacak diye endişeleniyorsanız, memleketin zenginleşmesini istemediğinizden. Karışmışsa, siyanürün art niyeti. Mavi Marmara’da ölenler İsrail’in huysuzluğu. Tren kazası makinistin kusuru. Yargılanmadan yıllarca tutuklu kalanlar yargının kurbanı. Hukuksuz dinlemeler kim bilir kimin işi. Polis kadın
İmam merhumu nasıl bildiğinizi sorduğunda “iyi biliriz” dersiniz, hakkınızı helal edersiniz ya, bunun merhumun işine ne kadar yaradığı meçhul. Sizin ise çok işinize yarar. Gelenekten süzülüp gelen bilgeliğe göre, sağlıklı ve uzun bir ömür sürmenin ilk şartı, size yapılan kötülükleri ve sizin yaptığınız iyiliklerini unutmaktır. Neden öyle olduğunu bugün, nöropsikolojinin bulgularıyla açıklamak çok zor değil.
Köpek görünce yolunu değiştiriyorsa adam, rahatlıkla tahmin edersiniz, köpekten korkuyordur. Aynı şahıs, yanında küçük kızıyla yürürken bir köpekle karşılaşırsa sizi şaşırtabilir. Korkusunu yendiğini veya ilk tahmininizin hatalı olduğunu düşünebilirsiniz. Hâlbuki yanılmadınız, köpekten hâlâ korkuyor. Ama kızını teskin edebilmek için korkusunu geçici olarak rafa kaldırdı. Yani yapısal özellikler değişmedi ama davranışı tayin edemez hale düştü. Türkiye
Arkadaşlarınızla grup halinde dolaşırken, küçük bir çocuğun aniden yola fırladığına, ona çarpmak üzere olan bir otomobilin son anda durabildiğine şahit olmuş olun. Aranızdan kimin ağlayan çocuğu teskin etmek için seğirteceği, hanginizin anneye, hanginizin otomobilin sürücüsüne çıkışacağı bellidir. Hanginizin buradan bir mizah çıkaracağını, hanginizin bizim milletin adam olmayacağı neticesine varacak uzun tahlillere girişeceğini de bilirsiniz. Toplum