Yıllar öncesinden beri, neden ve niçin soru zamirlerinin birbirlerinden farklı olduklarından yola çıkan birkaç yazı yazdım. Bu iki zarfın arasındaki farkı önemsiyorum. Mehmet Y. Yılmaz, Erdoğan’ın bize reva gördüğü muamelelerin sebebini araştırırken “Erdoğan bunu niye yaptı” diye sormuş. Eh, aynı şeyi soruyormuş gibi görünen bir başka zamir. Ama benim kafamdaki tasnifi çok da değiştirmedi. Bir
Mehmet Y. Yılmaz dün Aydın İmam Hatip Lisesinde vuku bulan bir hadiseyi anlatıp, bir düşünce deneyi teklif etti. Aktardığına göre üç öğrenci, İslami olduğunu vehmettikleri kıyafetlerle, İslami olduğunu vehmettikleri işler işlemişler. Disiplin suçu işlemenin yanı sıra, başı açık olan kadın öğretmene tiksindirici bir reaksiyon da göstermişler. Bakanlık da ilgili öğrencilerle ilgili idari soruşturma başlatmış. Yılmaz’ın
Mehmet Y. Yılmaz T24’te “bu soru yanıtlanmadan, bu defter kapanmaz” demiş. Katılıyorum da, benim Yılmaz’ın sofistike sorusundan çok daha naif bir yığın sorum var, cevaplanmadıkça defterin kapanmayacağına inandığım. Mesela… Kendilerinden her türlü melaneti beklememiz gerektiğini ve neredeyse şeytan zekâsına sahip olduğunu kabul etmemiz istenen malum suç şebekesi Erdoğan’a karşı darbe yapmaya karar vermiş ama basit
Mehmet Y. Yılmaz T24’te devletin istihbarat raporlarına dayanarak yönetilmesinin adını koymuş. Mevzu, tahmin edebileceğiniz gibi, “seçilseler bile tepelerine binilecek” 340 kişi. Zat-ı şahanelerinin ifadesiyle “başka partilerden aday olmuş HDP’liler”… Yılmaz’ın da işaret ettiği gibi YSK, adaylıkları hakkında onay vermiş. Ama Süleyman’ın istihbaratı YSK’yı iplemiyor. Türkiye hanidir bir istihbarat devleti. Öyle saklı gizli de değil devletin