Etiket: Sol

Öğreniyoruz

Unnatural Selection’ın esas mevzuuna geleceğim de… Gelemiyorum. Bir yanda, Ata’sı harf inkılabını yapınca şıp diye bir yandan öte yana geçivermiş, aydınlık evlerin hissedarlarından oluvermiş birileri var. Arkada bıraktıkları o Ortadoğulular, Ortadoğu bataklığında debelenip duruyorlar, zavallı cahil kalabalıklar. Öteki yanda, uğruna gençliklerini feda ettikleri sosyalist devrim yarım kaldığı için dünyanın saatinin durduğuna hükmeden birileri var. İnsanlık

Kitap

Tayfun Atay, Maltepe Kitap Fuarında yaşadıklarından neticeler çıkarmış. Çıkardığı neticeleri siz okuyun derim ama ben, affınıza sığınarak, özetleyeceğim. Dünyada sözlü kültür varmış. Bazı toplumlar yazılı kültüre geçmişler. Biz ise yazılı kültür safhasını atlayarak, doğrudan görsel kültür safhasına zıplamışız. Abdülhamid hakkındaki manasız ve gerçek dışı bilgilerin yaygınlığı da dâhil bugün bizi ırgalayan ne varsa, o yazılı

Biz ve Başkaları

Gençken, kendilerine sosyalist diyen, kendilerini sosyalist olarak gören arkadaşlarımla yaptığımız, bugünden bakınca çok sığ görünen tartışmalarımızda beni teyakkuzda tutan en azından iki soru vardı: (a) İşçiler ve köylülerin kendileri için neyin iyi olduğunu bilmediklerini varsayarak yaptıklarımız, başkalarına, benim kendim için neyin iyi olduğunu bilmediğim varsayımıyla bana buyurma hakkını vermiyor mu ve (b) benim kendim için

Kadıköy, Sınıf, Kadın

Geçen hafta Gazete Duvar’da Grand Korçi imzasıyla bir yazı yayınlandı. Beyoğlu’ndan kovulanlara ilave olarak “İstanbul metropolünün yoz taşralarına sıkışmış kitleler” de, artık bir Akbil mesafesinde olan Kadıköy’e hücum edince… Kadıköy için kıyamet. Hemen akabinde Barış Özkul Birikim’de, Korçi’nin yazısını hedef alan bir yazı yazdı. İki yazıyı da “lazım olacaklar” diyerek bir kenara iliştirmiştim. Böyle yığınla

Bu Başka

Gazete Duvar’da İrfan Aktan, Fransa’daki “sarı yelekliler isyanı” hakkında bir söyleşi yapmış (https://www.gazeteduvar.com.tr/yazarlar/2018/12/02/alican-tayla-sari-yeleklilerinki-hor-gorulmeye-isyan/). Söyleşinin tamamı “öğretici”. Söyleşinin bir yerinde öğreniyoruz ki, Fransa’da “zor sorulara kolay yanıt üretenler” diye bir deyim kullanılırmış. Deyimi bilmiyordum. Öğrenince, “acaba” dedim, “Türkiye’de zor sorulara kolayından cevap verme hali de Fransa’dan mı ithal”. Kim bilir, belki de özgürlük, eşitlik, kardeşlik fikirleriyle

Hititlerden Kalan

Tanıl Bora, Birikim dergisinin Ekim sayısında, Kemal Tahir’in Yediçınar Yaylası üçlemesindeki köylü tasvirlerinden yola çıkarak, günümüzün popülizm tartışmalarına katkı yapmaya teşebbüs etmiş. Hoş işler bunlar. Sevdim. Bir derde derman ararken eski sandıklardan güzel şeyleri çıkarmayı severim bir defa. Kemal Tahir’i severim ayrıyeten. De… 20. Yüzyılın başlarında Anadolu’da —güya teknik yardım amacıyla ama muhtemelen Almanya istihbaratı