Etiket: Murat Sevinç

Referans

Dünden devam edeyim. Ama önce… Daha önce defalarca ve muhtelif vesilelerle ifade ettim ama pozisyonumu bir de şöyle sabitlemekte fayda var: Şu meşum kapitalizm şeytanı doğru dürüst tarif edilirse, taşlamaya herkesten önce koşacağıma söz veriyorum. Ve fakat… İnsanların yanmaz kefen, pusulalı seccade, Atatürk kitapları, yaşam koçlukları filan gibi şeyler için para ödemelerine mani olunacaksa ve/veya

Nadide Akıllar

Tayfun Atay, Marks’ın desteğini de arkasına alarak, insanın birincil doğası ile ikincil doğasının arasındaki gerilimden söz ediyor. Marks’ın desteği şart, aksi halde içinde debelendiğimiz kavram kargaşası akla tuhaf sorular düşürebilir. Benim aklıma düşüyor mesela, Marks’ı yanılmaz bir yol gösterici olarak göremediğimden olabilir. Bu arada Ümit Kıvanç’ın bitmeyen, sanki bitmeyecekmiş gibi görünen tefrikasını da hatırlatmam gerekiyor

Çoruhlaşma

Açılın, dünyanın en eski paradokslarından birini çözüme kavuşturmaya geldim. Paradoksumuzun Murat Sevinç tarafından dile getirilmiş hali şöyle : ”Tarihte liderlerin/kişilerin rolü her zaman tartışılır. Bazı tarih okumaları kişilere gereğinden fazla önem verirken, bir diğeri olup biteni tümüyle sosyal-sınıfsal çatışmalarla açıklama eğilimindedir. Herhalde doğru yorum, her iki yaklaşımı birlikte düşünmek olur. ‘Toplumların tarihi, sınıf çatışmalarının tarihidir,’

Başakşehir ve Şehir

Başakşehir’e bakarken, ne olmuş olduğuna odaklanılabilir. İstanbul’un orasına burasına serpiştirilmiş olan, kendilerine sorarsanız İslami hassasiyetleri yüksek insanlar bir araya gelmişler. Kendilerini iyi hissettikleri bir getto kurmuşlar. Hayatlarını ve çocuklarını zararlı gördükleri şeylerden sakınarak, yaşayıp gidiyorlar. Başakşehir’e bakarken ne olmuş olduğundan ziyade, ne oluyor olduğuna da odaklanılabilir. Kendilerini andırmayan insanlarla temasları azaldığında bu insanlara ne olur?

Yabancı Kim?

Yıldıray Oğur, sarışın İsveçli IŞİD’çilerin hikâyeleriyle süslediği yazısında, doğru anladıysam, dünyanın çok kozmopolitleşmesi, küreselleşmesi sürecinde Türkiye toplumunun direndiğini ima ediyor. Bence yanılıyor. Direnen toplum değil, devlet. Zaten saf (katıksız), monoton, yabancısız bir toplum fikri bir devlet projesi olarak duhul etmişti bu topraklara. 1. Türkiye’de yabancı görünce tüyleri diken diken olanlar yok, demiyorum. Çoklar. Her türlü

Medar-ı Maişet Motoru

Ümit Kıvanç P24’te demiş ki, 6 Mayıs öğleden sonrası için… “Ruh hali, hava, moral durumu kısacık sürede dönüştü, tersine döndü ve ‘şöyle mi yapıyoruz böyle mi?’ diye konuşan bir koordine muhalefet hareketi potansiyeli doğdu. Burada, doğru zamanlama ile doğru mesaj ve duyguyu verebilen yeni lider İmamoğlu’nun ateşleyiciliği kadar, muktedir tek adamın attığı son adımın ve

Şehir Özgürleştirir, Kenar Mahalleleri de…

Daha önce de söyledim, Murat Sevinç’i zevkle okuyorum. Ancak her dediğine katıldığımı da söyleyemem. Hatta kavram haritalarımızın hatırı sayılır ölçüde örtüştüğünü söylemek bile kolay değil. Yetiştiği mahalle hakkında yazdığı son yazılar, kavram haritalarımızın arasındaki farkları göstermesi açısından çok şey söylüyor mesela. Devam etmeden önce söyleyeyim, ben de az çok Sevinç’in yetiştiğine benzer mahallelerde büyüdüm. Zamanla

Siyasetin İşini Eğitimden Beklemek

Diken’de yazdığı yazı Murat Sevinç’i kesmemiş, mevzua Duvar’da devam etmiş. Bence iyi etmiş. Yazıların ikisini de okumalısınız diye düşünüyorum. Ancak… Sevinç’in —muhtemelen sepetlendiği işine duyduğu saygı yüzünden— eğitime, eğitim gibi eğitime ziyadesiyle mana yüklediği kanaatindeyim. Hak etmediği kadar mana… Mesele eğitimden, eğitimsizlikten, eğitimde kalite düşüklüğünden, eğitimin devletin bir ideolojik aygıtına indirgenmiş olmasından kaynaklanmıyor. “Eğitimi ihmal

Müşkül

Kaosu bilimin bir nesnesi olarak ele alan çalışmaların hikâyesini anlatan hemen herkes, anlatısına, Lorenz’in meteorolojik tahmin çalışmalarıyla başlar. O çalışmalar bize garip çekiciler (strange attractor) kavramını hediye etti. Daha önce âlemin iki tür çekicisi olduğunu varsayıyorduk. Birincisi… Çukur bir kabın içindeki bir bilyeye kuvvet uygularsanız, uyguladığınız kuvvete uygun bir biçimde hareket eder, bir yörünge çizer