Muhtemelen 82 baharında Fethi abiye “bizimki de pek akıllıca değildi, belki buradan bir şey çıkar” derken ihtimal kipini kullanmam, benim bir şüphem olmasından değildi, Fethi abinin öfkesinin büyüklüğüne karşı “bu kesinlikle daha tercihe şayan” demek zor olduğundan öyle demiştim ama esasen kesinlikle emindim ki, o nesilden çok matah şeyler çıkacak. Çok daha ihtimamlı büyütülmüşlerdi. Mahrumiyet
1980li yılların başlarında bir bahardı, Anadolu Üniversitesinde, Fakülte binasından çıkmış, yemekhaneye doğru yürüyorduk. Çimlerin üzerine uzanmış öğrenciler, fütursuzca koklaşıyorlardı. Fethi abinin asabı bozuldu, “şunların haline bak,” diye söylendi, “biz bunların yaşlarındayken dünyayı kurtarıyorduk.” “Eh, pek akıllıca değildi yaptıklarımız,” dedim, “ölüyor, öldürüyorduk, belki buradan daha makul bir şey çıkar”. Çıkmadı. Onun yerine, memlekette —ve anladığım kadarıyla
Ekosistem bir lig. Bitmeyen, bitmeyecek bir lig. Türlerin her biri, bu ligde mücadele eden bir takım. Türlerin her biri değilse de, her türün her bireyi, her an, o anda oynanmakta olan maçlardan birindeki bir hamle sebebiyle oyun dışı kalma gerginliği yaşıyor. O hamle kendisinin bir hatası olabilir, rakibin beklenmedik —karşı konulamaz— bir mahareti olabilir, bir
Dün Medyascope’da dedim ki, bugünün medyan insanı, bir sokak kedisine kıyasla olağanüstü çeşitli karar problemleri ile karşı karşıya ve onların üstesinden gelmek için olağanüstü bir hacimde bilgi işliyor. Ve fakat bu hal, son derece yeni bir hal. Bundan yüz yıl öncesinin medyan insanının hayatı, karar verme yükü açısından bakıldığında, bizimkinden çok bir sokak kedisininkini andırıyordu.
Özgür, aşağıdaki iki bağlantıdaki verileri, derleyenlerden izin alıp indirmiş. personalweb/mortalityraw.csv at master · ronuraltindag/personalweb · GitHub Excess-mortality-in-Turkey/cities at master · gucluyaman/Excess-mortality-in-Turkey · GitHub Aşağıdaki bağlantılardan doğrulamış. ankara(y) https://github.com/gucluyaman/Excess-mortality-in-Turkey/tree/master/cities bursa https://www.turkiye.gov.tr/bursa-buyuksehir-belediyesi-vefat-sorgulama denizli https://www.turkiye.gov.tr/denizli-buyuksehir-belediyesi-vefat-sorgulama diyarbakır https://www.turkiye.gov.tr/diyarbakir-buyuksehir-belediyesi-vefat-sorgulama elazığ(m) https://www.elazig.bel.tr/vefat-edenler/ erzurum https://www.turkiye.gov.tr/erzurum-buyuksehir-belediyesi-vefat-sorgulama gaziantep https://www.gaziantep.bel.tr/defin-arama hatay(m) http://mebis.hatay.bel.tr/mezarlik/ istanbul https://www.turkiye.gov.tr/istanbul-buyuksehir-belediyesi-vefat-sorgulama izmir https://github.com/gucluyaman/Excess-mortality-in-Turkey/tree/master/cities kayseri(m) https://www.kayseri.bel.tr/vefat-ilanlari kocaeli https://www.turkiye.gov.tr/kocaeli-buyuksehir-belediyesi-vefat-sorgulama konya(m) https://www.turkiye.gov.tr/konya-buyuksehir-belediyesi-vefat-sorgulama malatya https://www.turkiye.gov.tr/malatya-buyuksehir-belediyesi-vefat-sorgulama kahramanmaraş
Christakis pandemiyi konu ettiği son kitabında (Apollo’s Arrow), kamuoyunda bilimin değersizleştirilmesinin ve elit karşıtlığının yaygınlaştığından şikâyet ediyor. Kamuoyu araştırmalarından derlenmiş verilerle bu tespitini destekliyor. Bunlardan söz ediyor çünkü pandeminin bu durumu kalıcı bir biçimde ve olumlu yönde değiştireceğini ümit ediyor. Bence hayal görüyor. Çünkü… Bilimi önemsizleştirdiğini, uzmanlığa saygı göstermediğini, elit karşıtlığı yaptığını tespit ettiği aynı
Deniz —kızımın annesi— bir Yönetim Kongresine kurumsallaşma hakkında aykırı bir perspektif getiren, “Napolyon Orduları Kurumsallaşabilir miydi” adlı bir bildiriyle katılmıştı. Camiada kurumsallaşma kavramı baskın bir moda halini almıştı ve kendisi de göreceği reaksiyonu merak ediyordu. Döndüğünde gülerek anlatmıştı, bir tek ciddi itiraz gelmiş salondan. Bir profesör, “vay nasıl olur da Atatürk orduları varken Napolyon orduları
Mehmet Y. Yılmaz dün Aydın İmam Hatip Lisesinde vuku bulan bir hadiseyi anlatıp, bir düşünce deneyi teklif etti. Aktardığına göre üç öğrenci, İslami olduğunu vehmettikleri kıyafetlerle, İslami olduğunu vehmettikleri işler işlemişler. Disiplin suçu işlemenin yanı sıra, başı açık olan kadın öğretmene tiksindirici bir reaksiyon da göstermişler. Bakanlık da ilgili öğrencilerle ilgili idari soruşturma başlatmış. Yılmaz’ın
Memlekette herkes mi kafayı sıyırır ya! Memleketin aklı başında adamlarından… Üstelik de yurt dışında —yani içerdeki hengâmeye dışarıdan bakabilecek bir mesafesi var. Yazdığı yazıya bak. Nişanyan ne demeye getirmiş, anladığım kadarıyla özetleyeyim. Mahalle huzur içinde. Kimse kimsenin malına, ırzına göz dikmiyor. Ama mahallede bir Türkler var, tecavüzcü. Mahallenin büyük abileri de buna mani olmak için
Wikipedia’da gezinirken rastladım, Kruşçev anılarında Stalin için demiş ki (kendi tercümemle)… “Stalin kendisiyle aynı fikirde olmayan herkesi ‘halkın düşmanı’ olarak tanımlardı. Onların eski düzeni ihya etmek istediklerini söyler, böylelikle ‘halkın düşmanları’ uluslararası reaksiyona bağlanırdı. Netice olarak birkaç yüz bin masum insan perişan oldu. O günlerde herkes korku içinde yaşadı. Herkes gecenin bir yarısında kapısının çalınabileceğini