Gençler hatırlamaz ama Beşiktaş’ın uzunca bir dönem boyunca Gordon Milne adında bir İngiliz teknik adamı oldu. Başkan Seba ile iyi bir eküri idiler, sanki birbirleri için —ve ikisi birlikte Beşiktaş için— yaratılmış gibiydiler. İstatistikleri harikaydı ama benim zatıâlileriyle yıldızım pek barışık değildi. Bana öyle görünüyordu ki, kafasında makine gibi çalışacak bir takım var. Bütün mesaisini,
Bloomberg’in iddiasına göre, yardımcıları Türkiye’ye yaptırımlar konusunda üç ayrı paket hazırlamışlar ve Trump da bunlardan birini seçecekmiş. Türkiye’de hemen herkesin “ABD yaptırımları” ifadesini işitince muhtemel yaptırımların muhtevasına hassas olduğunu tahmin ediyorum ve bu da anlaşılmaz bir hal değil. Ancak Bloomberg’in iddiasında başka bir şey daha var ve söylemeye çalışageldiğim şeyleri söylemek için çok elverişli. Diyelim
Mehmet Y. Yılmaz T24’te “bu soru yanıtlanmadan, bu defter kapanmaz” demiş. Katılıyorum da, benim Yılmaz’ın sofistike sorusundan çok daha naif bir yığın sorum var, cevaplanmadıkça defterin kapanmayacağına inandığım. Mesela… Kendilerinden her türlü melaneti beklememiz gerektiğini ve neredeyse şeytan zekâsına sahip olduğunu kabul etmemiz istenen malum suç şebekesi Erdoğan’a karşı darbe yapmaya karar vermiş ama basit
Hayatın her alanında ama özellikle siyasette, kısa gelen tedbir, hiç tedbir alınmamasından daha kötü neticeler doğurur. Hakkını yemeyelim, Erdoğan’ın hiçbir vakit kısa tedbir gibi bir problemi olmadı. Aksine, mütemadiyen, hovardaca davrandı, lüzumundan çok daha uzun tedbirler aldı. Korkuysa mesela, hep gerektiğinden çok insanı, gerektiğinden çok korkutmayı tercih etti. Mükâfatsa yine, hep gerektiğinden çok insana gerektiğinden
19 yaşında bir genç kız düşünün. Biyoteknoloji okumak istiyor. Türkiye’de bu alanda eğitim veren kurumları incelemiş ve hiçbirini yeterli görmemiş. Yurt dışında şurada veya burada eğitim görürse uluslararası bir kariyer için iyi bir başlangıç olacağı kanaatine varmış. Oralara kabul edilmenin yollarını arıyor. Buraya bir virgül koyup işaret edelim. Biyoteknoloji doğru bir tercih midir? Genç kızımızın
Gençken, kendilerine sosyalist diyen, kendilerini sosyalist olarak gören arkadaşlarımla yaptığımız, bugünden bakınca çok sığ görünen tartışmalarımızda beni teyakkuzda tutan en azından iki soru vardı: (a) İşçiler ve köylülerin kendileri için neyin iyi olduğunu bilmediklerini varsayarak yaptıklarımız, başkalarına, benim kendim için neyin iyi olduğunu bilmediğim varsayımıyla bana buyurma hakkını vermiyor mu ve (b) benim kendim için
Gödel Almanya’dan kaçmak zorunda kaldıktan sonra Princeton’da Einstein’la aynı mekânda ikamet etmişti. Yanlış hatırlamıyorsam Einstein’ın 75. yaş günü münasebetiyle hazırlanan bir derlemeye, zaman diye bir şeyin mevcut olmadığı ispatlayarak katkıda bulunmuştu. Eh, konunun uzmanları herhalde bu ifadeyi sert bulacak, meseleyi daha edeplice ifade etmek gerektiğini söyleyeceklerdir ama biz faniler açısından —teferruatlar ayıklandıktan sonra— görünen bu.
Bugün 2 Temmuz. Türkiye Cumhuriyeti tarihinin sayısız kara sayfalarından en karalarından birinin yıldönümü. Bu vesileyle sayısız şey okudunuz, dinlediniz. Muhtemelen sayısız şey de söylediniz. Yeni bir şey söyleyebilecek durumda değilim. Ama ta o karanlık 2 Temmuz günüden beri muhtelif yerlerde söylediklerimi özetleyeyim. İş dönüyor, dolaşıyor, Madımak Otelinin önünde toplanan, sonra bir ara dağılır gibi olan,
Daha önce anlattım mı hatırlamıyorum. 80 öncesinde birikmiş yedek subaylık bekleyenleri eritmek için 80 sonrasında dört aylık erlik icat etmişlerdi. Üniversiteye askerliği er olarak yapmamak için katlanmış olduğumdan, dört aylık erliğe müracaat etmedim. Dediler ki “ya dört aylık er olacaksın veya on altı aylık er”. Mecburen müracaat ettim ve son dönem dört aylıklarla birlikte erlik
Soner Yalçın bir süre önce Osmanlı seçkinlerinin Türk’ü nasıl gördüğü hakkında bir şeyler yazmış. Bildiğiniz geyikleri tekrarlamış yani. Peki, Türk aslında nedir? Türk, her şeyden önce bir icattır. “Ne diyorsun sen ulan, Adem Türk idi” diyorsanız, bence yazıyı okumaya kalkmayın, güzelim pazar gününüzü rezil etmeyin. “İcattır evet, dolayısıyla bütün icatlar gibi berbat bir şeydir, eskiden