Etiket: Avrupa

Kalkışma Yok, Kabarma Var

Dünyanın dört bir yanında, olmasına ihtimal bile veremeyeceğimiz şeyler oluyor. Rusya, savaşın başında kaçmış bir helikopter pilotunu İspanya’da infaz ediyor. Bunca işin gücün arasında böyle bir önceliğin olması tuhaf değil mi? İsrail fütursuzca sivilleri öldürüp duruyor ve “insan hakları, uluslararası hukuk, bu tür şeyler bizden sorulur, siz az gelişmişliğinizle böyle şeylere burnunuzu sokmayın” deyip durmuş,

NATO mu Avrasya mı?

Nişanyan’ın seçim sebebiyle Pazartesi gününe ertelediği Pazar sohbetine katılan bir genç, Kılıçdaroğlu’nun kazandığı durumda NATO’nun Türkiye’yi Rusya’ya karşı savaşa sokacağını ciddi ciddi, Pentagon’daki Stratejik Planlama Toplantısından çıkıp da sohbete katılmış gibi anlatmaya başladı. Birkaç dakika sonra devrelerim yandı, videoyu kapattım. Derken, aklına ve namusuna kefil olacağım, benden bir hayli genç bir profesör okuldaşım, Kılıçdaroğlu’nın filanca

’68

Nişanyan mühim bir noktaya parmak basmış. Bir vakitler babasının katilinden intikam almakta tereddüt eden veya bilgi uğruna ruhunu satan insanları anlatan Avrupalıların, bugün, sıradan bir hayatın ufak bir sallantıda altüst olmasından gerilim imal ettiğine işaret ediyor. Ve şöyle bağlıyor: “İnsan deneyiminin sınırlarını yüzyıllar boyunca başka kültürlere nasip olmayan bir cesaret ve vizyonla araştıran bir kıta,

ABD’nin Halleri

Ukrayna ve Ukraynalılar için üzülüyorum. Bir adım daha atarak diyebilirim ki, Ukrayna’nın emperyalizmin kurbanı olduğunu düşünüyorum. Bir antiemperyalist olarak, Ukrayna’nın düşürüldüğü hale öfkeleniyorum. Dün videoda dedim ki, “bu vatanseverliktir” demekle “vatanseverlik budur” demek aynı şey değil. Benzer şekilde “bu antiemperyalizmdir” ifadesi “antiemperyalizm budur” ifadesinden çok farklı. “Antiemperyalizm budur” der duruma düşmekten ürküyorum ama çiğ bir

Valla Biz Yapmadık, Bilim Yaptı

Süleyman Viyana’ya doğru yola çıktığında, 1529 yılında, dönemin kaynaklarından edinilen intibaa göre, Avrupa’da Viyana’nın direnebileceğine, düşmeyebileceğine inanan var idiyse, pek sesini çıkaramamıştı. Viyana düşecek, sonrasında bir başka muhkem mevki olmadığından, Osmanlı atlıları Atlas Okyanusuna kolayca ulaşacaklardı. Korku ve çaresizlik içinde kaderlerinin tecellisini bekleyen o Avrupalıların torunları —kelimenin gerçek manasında torunları, yani çocuklarının çocukları— yetmiş yıl

Küresel ve Yerel

Dennis Carroll’la yapılan bir söyleşiyi Tarkan Tufan Gazete Duvar için tercüme etmiş, sağ olsun. Carroll’ü Netflix’in Pandemic dizisinde görmüştük. Olmayacak yerlerde karşımıza çıkıyor ve haritaya yukarıdan bakan bir bilge insan gibi bize yol gösteriyordu, bir nevi. İşbu söyleşide de akıllıca bir yığın laf etmiş. O da sağ olsun. Carroll’ün ne yapmaya çalıştığını tam olarak anlamış

Britanya’nın Halleri

Avrupa hakkında beni uzun süre idare edecek kanaatlerim daha yetmişlerin sonunda netleşmişti. Gidip gördüğüm yoktu ama “dünyanın merkezi batıya doğru seyahat etme itiyadında” filan gibi sloganların cilt kapağının içinde muhtelif aktüel malumat bir araya getirildiğinde, Avrupa’yı ciddiye almamak, Avrupa hakkında mesai harcamamak için kâfi sebep hâsıl oluyordu. O muhtelif aktüel malumat hususunda da hiç kıtlık