Osman’la sohbet ederken, laf nasıl geldi hatırlamıyorum, “çok iyimsersin” dedi. Şaşırdım. Biraz eşeleyince… Galiba belirtmek gerekiyor. İnsanlık bu badireyi atlatınca başka bir faza geçecek. “Aha tam da benim istediğim kıvama gelecek” filan demiyorum. “Dünya şimdiki haliyle bana layık değil, hayat beni hak etmiyor ama ben, efendiliğimden, katlanıyorum bütün bu biçimsizliklere de, pandemi sonrası dünya kendisine
New Yorklu biri, sosyal medyada aşağıdaki mesajı paylaşmış —kırık dökük tercümemle dikkatlerinize sunuyorum. “Büyük bir değişim olacak gibi hissediyorduk. Berkeley’de öğrenciydim. 1968 yılıydı. Hepimiz insanların sadece şarkı söyleyip dans ederek yaşayabileceğini, bir ‘kurum insanı’ olma düşüncesinin tuzağına yakalanmamak gerektiğini düşünüyorduk. Bakış açımızı kendisine bağlayabileceğimiz birer şamandıra sağlayan bol miktarda parlak teorisyene sahiptik. Bize, fikirlerimizi müdafaa
Amin Maalouf’un Uygarlıkların Batışı üzerine yazılacak çok şey var. Gündemin yoğunluğu yüzünden bir daha dönemeyebilirim, en mühim bulduklarımı— olabildiği kadar özetleyerek— diyeyim. Çok uzun bir yazı olacak, herhalde okumaya katlanamazsınız. Ama ben yazmış olayım —ve bilin ki demek istediklerimin çok azı burada. Her şeyden önce… Bence okunması gereken bir kitap. Lezzetli ve zenginleştirici. *** Kitapta
Ümit Kıvanç P24’te bir yazı yazmış. Okurken, neredeyse her paragrafta bir defa daha, içimden “oha” dedim. Hani bu yazının her cümlesini aklıma gelen muhtelif açılardan çürütmeye çalışsam, herhalde iki ciltlik filan bir kitap çıkar. Neticede de dünya hakkında bildiğim her şeyi söylemiş olarak, huzur içinde ölmeye yatabilirim. Bildiğim her şeyin antitezi bu kadar kısacık bir
Alper Görmüş Serbestiyet’te “derin sahtelik” üzerine bir yazı yazmış. Mevzua, yani derin sahtelik hususuna geçmeden önce, bir yazı ile benim ilişkim hakkında bir şeyler söyleyeyim. Yani Ümit Kıvanç’ın yazılarının çoğunu okuduğumda neden koltuğumda raptiye varmış gibi zıplıyorum da, Alper Görmüş’ün bu yazısı bende aynı reaksiyona yol açmıyor, tespit etmeye çalışayım. Görmüş tüylerimi diken diken edecek
Baydığının farkındayım ama meselenin mühim olduğunu düşünüyorum. Mühim. En azından iki sebeple. Birincisi, dünya hakkında, olup biten şeyler hakkında bir hüküm verme, verilerden bilgi üretme pratiğiyle ilgili bir halden söz ediyorum. Bir akıl yürütme tarzından, bir kavrayıştan, bir kavram haritasından, bir… Artık adına ne derseniz. Bir tür bilgi fabrikası yani… Şuradan verileri —sözleri, görselleri vs—
Dün, hayal edilen şeye güç yetirememek ile öfke –ve dolayısıyla mutsuzluk– arasında bir korelasyon kurdum. Ama güç yetirememek ile mutsuzluğu daha kestirmeden birbirine bağlayan, çağın ruh durumuna da daha çok uyan bir başka aracı duygu var: Kaygı. Öfke, bir bakıma, kaygıdan daha sağlıklı bir duygu. İşin biyokimyasını bilmiyorum ama öfke anında, tehditle baş etmeye yetmeyecek
American Factory, Netflix tarafından dağıtılan bir belgesel. Filmi konuşulur kılan, konusu dışında da çok husus var —Obamaların yapım şirketinin ilk ürünü olması, Oscar adaylığı filan gibi. Eh, filmin konusu hakkında da söylenecek çok şey olduğu anlaşılıyor, güzel misallerden biri şurada, öteki burada (her ikisi de İngilizce). Filmin konusu? 2008’de Dayton’daki GM fabrikası kapanır. Otomobil camı
Dünden devam edeyim. Ama önce… Daha önce defalarca ve muhtelif vesilelerle ifade ettim ama pozisyonumu bir de şöyle sabitlemekte fayda var: Şu meşum kapitalizm şeytanı doğru dürüst tarif edilirse, taşlamaya herkesten önce koşacağıma söz veriyorum. Ve fakat… İnsanların yanmaz kefen, pusulalı seccade, Atatürk kitapları, yaşam koçlukları filan gibi şeyler için para ödemelerine mani olunacaksa ve/veya
Tayfun Atay, Marks’ın desteğini de arkasına alarak, insanın birincil doğası ile ikincil doğasının arasındaki gerilimden söz ediyor. Marks’ın desteği şart, aksi halde içinde debelendiğimiz kavram kargaşası akla tuhaf sorular düşürebilir. Benim aklıma düşüyor mesela, Marks’ı yanılmaz bir yol gösterici olarak göremediğimden olabilir. Bu arada Ümit Kıvanç’ın bitmeyen, sanki bitmeyecekmiş gibi görünen tefrikasını da hatırlatmam gerekiyor