Hepsi

Geçende bir Rus ve bir Türkmenistan vatandaşıyla sohbet ediyorduk. Dünyanın nereye gidiyor olduğu hakkında… Esasında o kadar da tehlikeli sayılmayacak mevzulardı ama ikisi de kalktı, telefonlarını uzak bir yere bıraktı.

Mevzu bu kadar aslında. Daha fazla lafa lüzum yok.

Bazı devletler, kendi vatandaşlarından fena halde korkuyorlar. Korktukları için korkutuyorlar. Çünkü o devletler, vatandaşlarının devleti değil. Mesela benim vatandaşı olduğum devlet, benim devletim değil. Erdoğan’ın, Bahçeli’nin, onların Süleymanlarının, damatlarının devleti. Bu sefih güruh, mercimek kadar beyinleri, o kadar bile hacmi olmayan namuslarıyla benim vatanseverliğimi ölçme salahiyetine sahip oldukları iddiasına sahipler. Elbette vatansever filan değiller. Herhangi bir salahiyetleri de yok. İki kazı güdebilecek becerileri de yok. Ama polisleri, savcıları, yargıçları var.

Mezkûr sefih güruhtan önce, başka bir müstekbir güruh oturuyordu aynı koltuklarda. Ve onlar da benden/bizden şimdikilerin korktukları kadar korkuyorlardı. Şimdikiler gibiydiler, kalp parayla metelik etmeyecek mahlûkattılar ama bir afra, bir tafra…

Rus ve Türkmen, “e, telefonları uzaklaştırmak zorundasınız, başka lafa lüzum yok” dediğimde, “haline şükret” dediler. Esasen benim/bizim halimiz şükredilecek bir hal değil. Süleyman’ın polisleri her birimizi her an alıp götürebilir, Erdoğan’ın savcıları manasız laflarla bir iddianameyi —eğer “evet, hazırlayın bir şeyler” denirse— hazırlar, yargıçları da içeri tıkabilirler. Daha önce Süleyman’ın himayesinde mafyacılık taslayan bir takım itler defterinizi düzmemişse… Yani 17 yaşındaki bir çocuğun eline silah verip, ensenizden vurdurmamışlarsa…

Fazla lafa lüzum yok.

Ne Erdoğan, ne Salı günleri kendi seçtiği zavallıların karşısında kahramanlık taslayan koltuk değneği, ne Süleymanları, ne onun himayesinde mafyacılık taslayan itler, ne polisler, ne savcılar, ne yargıçlar, ne de direktifle klavye eskiten zavallılar, birbirlerine yaslanmadan, herhangi bir meydanda, herhangi bir muadilleri ile rekabet etmeye razı gelebilecek donanıma sahip değiller. Bunlar bir çete. Ve onlara çete diyorum diye de içerleyenler var.

Çete bu. Devlet görünümü altında bir alçaklar, vasıfsızlar çetesi. Deli gibi korkuyorlar. Her şeyi dinliyor, her şeyi okuyorlar. Dinlediklerini, okuduklarını anlayacak vasıfları yok. Sadece kendileri için, kendi koltukları için tehdit olup olmadığını anlayacak hisleri var. Bunlar kendilerini bile sevmiyorlar, geçen gün dediğim gibi. Sadece oturdukları koltukları seviyorlar.

Ve…

Hepimizden fena halde korkuyorlar.

Anlaşılıyor mu? Sizi/beni korkutmaya bu kadar heveslilerse, herhangi birimizle, herhangi bir kişiyle eşit şartlarda mücadele edebilecek vasıfları olmadığını hissettikleri için çok korkuyor olmaları yüzünden. Bu kadar gürültü ediyorlarsa, kabristanın yanından geçerken ıslık çalanın ruh durumundan anlayın haletiruhiyelerini… Zavallı sefih mahlûklar hepsi.

Hepsi.