Ortaylı, Nişanyan, Nuray Mert, ben ve siz

YouTube önüme bir İlber Ortaylı videosu getirdi. Murat Bardakçı ile yaptıkları zevzek muhabbetlerden bir kesit. Baktım, süresi iki dakika kadar. Celal Şengör de olsaydı, tahammül kapasitem iki dakikaya elvermezdi ama bu şartlarda… Hmm, katlanılabilir. Plajda İstanbul hanımefendilerinden biri bir diğerinin sandığını karıştırmış galiba. Öteki de “kerimesi olduğunuz hanımefendi görse dilhun olurdu” filan diyerek… Ah nereye

Demirtaş’ın Saflığı

Demirtaş “içeriden” yazmış. Kimlere? Kendi deyişiyle aktarayım: “Siyaset, kültür, sanat, medya, akademi dünyasınadır sözüm.” Peki, söz neymiş? Buram buram sitem kokuyor yazı. Haklıdır, haksızdır, derdim bunlar değil. Bir yerde diyor ki, “Dahası, korkunun ecele faydasının olmadığını, böyle davrandıkça toplumun çöküşe sürüklendiğini görmüyor musunuz? Elbette görüyorsunuz, sizin uzmanlık alanınız bu; görmek. Ama yine de susuyorsunuz, kendi

Aliler ve Eğitim

Ali Babacan Ali Nesin’i misafir etmiş. Ali Nesin hakkında hiçbir şey bilmem. Yargılarına güvendiğim birkaç kişi var ki, Ali Nesin’e toz kondurmazlar. Dolayısıyla, dolaylı bir hürmetim vardı kendisine. Babacan’ın bu videolarla ne yapmaya çalıştığını da anlamak istediğimden, Ali Nesin’in misafir olduğunu görünce tereddütsüz açtım videoyu. Açmaz olaydım… (Zaten yarısına kadar ancak katlanabildim.) İmdi… Eğitim gibi

Dolar Halayı

Can Dündar altı ay önce, tam kış gündönümünde bir video yapmış, benim şimdi haberim oldu. Daha önce hiç Dolar Halayı görmemişmiş. Görmüş. Ve memleketin şifresini çözmüş. Neymiş Dolar Halayı? Ben görmedim, Dündar’ın anlattığından anladığım kadarıyla, Dolar sekiz liradan yirmi liraya yükseldikten sonra on üç liraya düşünce… Dündar’ın anlattığını dinleyen bir Hollandalı mesela, memleketin ahalisinin sokaklara

Hayalinizi Nasıl Alırsınız?

NYT’de Ezra Klein, Timothy Snyder ‘la bir söyleşi yapmış. Üzerine konuşulacak çok malzeme var da, şimdilik Snyder’in “geçerken” sorduğu bir sorunun kışkırttığı şeyler üzerine konuşalım. Sormuş, “günümüzü 1970’ten veya 1950’den veya 1890’dan farklı kılan ne” diye. Kendi cevabına göre, insanlar artık bugünkünden farklı gelecekler hayal etme kabiliyetine sahip görünmüyorlarmış. Enteresan bir tespit. Doğru bir tespit

…ve Eğim

Önceki gün sözünü ettiğim manada takozlara, takozları yerleştirenlere, onları yerlerinden edenlere odaklanıldığında görül(e)meyen çok şey oluyor dünyada. Celal aradı ve Oksijen’de yer alan bir NYT haberi çevirisinden söz etti. O sayıları da verdi ama sayıları aklımda tutmam müşkül —zaten de değişip duruyordur. Mevzu şu: Aribnb sistemi üzerinden, dünyanın dört bir tarafından on binlerce insan Ukrayna’da

Takoz

Aracınızla rampayı çıkarken durmanız gerekti. İndiniz, tekerleklerin önüne ve arkasına takozlar yerleştirdiniz. Birisi geldi ve arkadaki takozları (çizimdeki B takozunu) çekti, araç geriye doğru kaymaya başladı. Soru şu: Araç neden kayıyor? Rampanın eğimi yüzünden mi, yoksa takoz çekildiğinden mi? Eğer takoz çekildiğinden kayıyorsa, öndeki takoz (şekildeki A takozu) çekilse öne doğru kayması gerekirdi. Ama öyle

Rusya Batı’ya Ne Yapabilir?

Nişanyan yazdıkları ve söyledikleriyle, beni ürkütüyor. (Beni ürkütmenin onun umurunda olduğunu zannetmiyorum, hatta öğrenirse, beni ürkütmüş olmaktan mutlu da olabilir, bilemem.) Almanya’nın Lidl ve Rusya’nın Mere süpermarketlerinin Avrupa perakende pazarındaki maceralarından yola çıkıp “Ukrayna savaşı hakkında bilmeniz gereken her şey bundan ibarettir” diye bitirirken ne kastettiğini anladığımı zannediyorum. Lakin bir mesele var: Kendisinin anlattığı hikâyede

Kurşunkalem ve Özdil

Leonard Read “I, Pencil” adlı makaleyi 1958 veya 59’da yazmış. Ben 90ların sonlarında okudum. Okuduğumda ilk hissettiğim şey, “ulan bundan bu kadar zamandır nasıl haberim olmadı” oldu. Daha önce haberim olsaydı, birçok şeyi daha kolayca ifade edebilirmişim gibi gelmişti. Makaleyi bilenler bilir, sarı, silgili Faber kurşunkalemin ağzından, kalemin nasıl imal edildiğini anlatır Read. Mesela ahşabı

Piyasa, Devlet ve Uzman Kuruluşlar

Geçen gün adı mühim değil biri, piyasa konusunda söylediğim her şeyin fazla iddialı olduğunu, eğer devletler benim temenni ettiğim gibi zayıflarsa denetimsiz kalan aç kurtların hepimizi “ham” yapacağını söyledi. 2008 krizini misal verdi. Doymaz adamlar piyasada akıldışı işler işlemişler, sayısız insanı dolandırmışlardı. Sonra bütün pisliği devlet temizlemek zorunda kalmıştı. Eğer o doymaz insanları frenleyen bir