Kategori: Yazılar

Müthiş Türkiye

Türk Tabipler Birliği hakkında ne düşünüyorum? Öteden beri düşündüklerimi düşünüyorum. Diğer —güya— meslek örgütleri hakkında ne düşünüyorsam onu düşünüyorum. Nazikçe söyleyecek olursam eğer, iyi şeyler düşünmüyorum. Şu son çıkışlarını gerekli ve saygıdeğer bulsam da, düşüncelerimi değiştirmem için kâfi değil. (Onların da umurundaydı…) Ama… 17 yaşında gencecik bir kız, galiba Kilis’e atılan roketlerden biri yüzünden hayatını

Kazananlar ve Kahramanlar

Ta 2015 Ekiminde, 7 Haziran ve 1 Kasım seçimleri arasında, JÖH’ler, PÖH’ler midesi olan herhangi bir varlığın içinin kaldırmayacağı şeyleri gösteri olarak sahnelerken… “İstese, herhangi bir düşmanı Erdoğan’ı düşürebilir, düşürmüyor” diye yazmıştım. 7 Haziran’da zaten görünmüştü Erdoğan’ın ne kadar kırılgan bir zemin üzerinde oturduğu ve sonrasında yaşananlar, evet, demire titanyum eklemenin yaptığı gibi, zeminin sertleşmesini

Kahramanlar ve Savaşları

Çocukken çok arkadaşım olmadı. Arkadaşlara zaman ayırmayı zorlaştıracak kadar kalabalık bir ailede büyüdüm. Aralarında çok sayıda akranım vardı. Akranlarımdan çok benden büyüklerle bir arada olmayı seviyordum, onlar daha da çoktular. Kendimi bildiğim andan itibaren çok kardeşim vardı —çok şükür. Akranlarım ve benden az daha büyük olanlar, arada sırada askercilik oynarlardı. Sinemada bir savaş filmi seyretmişlerse,

İktidar ve Esneklik

Elastisite, esneklik kelimesi ile karşıladığımız bir kavram. Üzerine bir kuvvet uygulandığında kuvvetin büyüklüğüne ve istikametine uygun bir biçimde şekil değiştirme, kuvvet ortadan kalktığında ise eski şekline dönme kabiliyetine esneklik diyoruz. Bir futbol topunu mesela, sıkıştırdığınızda küre formunu kaybeder, şekil değiştirir. Uygulanan kuvvete eşdeğer enerjiyi depolar ve sıkıştırma ortadan kalktığında, depoladığı enerji vasıtasıyla eski küre formuna

ÖSO Erdoğan’ı Aldatıyor

Obama’nın da Erdoğan’ı aldatmış olduğunu, geçen hafta zat-ı şahanelerinin kendi ağzından işittik. Başını Gülen’in çektiği listeye, PKK, Barzani ve daha bir yığın özneden sonra Obama da ilave oldu. Şimdiden söylüyorum, Putin ve ÖSO da Erdoğan’ı aldatıyor. AL-DA-TI-YOR. Yani ömrümüz varsa, üç vakte kalmadan, “ama Putin beni aldatmış, ÖSO beni aldatmış” laflarını işiteceğiz. Yanındaki çete, “ah

Gülsek Ağlanacak Halimize

Macaristan I. Dünya savaşını kaybettikten sonra toprak­larının yarısını Romanya’ya kaptırmış. Kısa süreli bir komü­nizm deneyinden sonra, savaş kahramanı bir Amiral, Kralı geri getirme iddiasıyla ordu toplayıp komünist­leri devirmiş ve lakin Kralı da getirmemiş. O günlerde şöyle bir espri dolaşı­yormuş Macaristan’da… Cornell Hull Başkan Roosevelt’e Macaristan’ın Birleşik Devletlere sa­vaş ilan ettiğini ilettiğinde Roosevelt sormuş “Ma­caristan? Macaristan

Bataklığı Kurutmak

Başka yerlerde de var ama ben Gazete Duvar’dan aktarayım, Ankara Valiliği Sadece Diktatör adlı oyunu yasaklamış (https://www.gazeteduvar.com.tr/kultur-sanat/2018/01/22/ankara-valiligi-sadece-diktator-oyununu-suresiz-yasakladi/). Habere göre, Ankara Valiliği’nden yapılan yazılı açıklamada, oyuna tepki gösterilebileceği ve provokasyonlar yaşanabileceğine dair değerlendirme yapıldığı belirtilmiş. Oyunun gösterimiyle ilgili sosyal medyada paylaşımlar olduğu aktarılan açıklamada, şu ifadelere yer verilmiş: “Söz konusu paylaşımlarla, halkın sosyal sınıf, ırk, din, mezhep

Savaşa Karşı

Bildiğiniz fıkradır, ama tekrarlayayım. İki arkadaş yıllar sonra karşılaşmışlar. Sohbetin bir yerinde biri diğerine “yahu”, demiş, “senin güzel bir kızın vardı, ne yapıyor şimdi?” Diğeri “oh, çok iyi,” diye başlamış. “Genç ve yakışıklı bir patronu var, onun özel sekreterliğini yapıyor, sık sık iş seyahatlerine çıkıyorlar, birinci sınıf uçuyor, beş yıldızlı otellerde kalıyorlar, patronu ona bir

Roosevelt ve Oğlu

Vaktin birinde, şimdi AKP milletvekili olan biri, uzun uzun Theodore Roosevelt’i anlatmış, Erdoğan’ın “tıpkı Roosevelt gibi” olduğunu iddia etmiş, sonra da “e Amerika’da olur ama Türkiye’de olmaz değil mi” diye kendi sorup kendi cevaplamış, “kemiksiz aşağılık kompleksisiniz” diye bağlamıştı. Kendisi Roosevelt’e hayrandı, demek ki herkes hayran olmalıydı, demek ki ben de hayrandım. Ama Erdoğan’a karşıydım

Ee, Canan Hanım!

Şükrü Hanioğlu Sabah’ta, bir buçuk ay kadar önce şöyle şeyler yazmıştı (https://www.sabah.com.tr/yazarlar/hanioglu/2017/12/10/sistemin-icini-doldurma-uyum-yasalarini-tartismaya-acma). Yazı, son paragrafa kadar, her cümlesine katıldığım ve yarından fevkalade endişeli olmamı haklı kılacak bir yığın tespit barındırıyor. Son paragrafta tahmin kipiyle dile getirilen “Bu önemdeki bir konunun gündemde neredeyse yer almamasını açıklayabilmek zordur. Sistem değişikliğine giden bir toplumda onun içinin doldurulması alanında müşahede edilen ilgisizlik muhtemelen ‘sistem’