Kategori: Yazılar

Çıngırak

Bir bebeğin karşısında bir çıngırağı sallayıp bir yandan da güler veya gülümserseniz… Muhtemelen başınıza benzer bir şey gelmiştir, bebek de güler. Uzanıp çıngırağı almaya çalışır. Eğer çıngırağı verirseniz bu defa da neşeyle sallayıp güler. Senaryoyu biraz değiştirelim —daha doğrusu bir ekleme yapalım. Siz çıngırağı sallarken odaya asabi bir yüz ifadesiyle bir başkası girsin ve sinirli

İnsanlar ve Sırtlanlar

Türkiye’nin ahalisinin —Kürt olmayanları kastettiğim herhalde aşikâr— fena halde saygıya muhtaç olduğunu düşündüğümü söyledim. Kendileri adına değil, Türkiye adına saygıya muhtaçlar. Türkiye’nin saygıdeğer olmasına… 2011 yılına kadar da, o ihtiyaç duyulan saygının şöyle veya böyle elde edilebileceğine dair inanç kırıntıları yaşıyordu. Derme çatma da olsa —zaten öyle olmalı— programları vardı tarafların. 2011’den bu yana, Erdoğan’ın

Milli Spor

Zat-ı Şahaneleri buyurmuş ki, “birileri ısrarla bu ülkenin tarihini 1923’ten başlatmaya çalışıyor…” Adam haklı. Memlekette ısrarla tarihi 1923’ten başlatmaya çalışan birileri var ve uzun süredir varlar. En son söyleyeceğimi baştan söyleyeyim de sonra rahat rahat devam edelim: Memleketi bu içinden çıkılmaz labirente, tarihi ısrarla 1923’ten başlatanlar soktular. Bazen açık ama çoğu zaman örtülü iktidarları boyunca

Muhtelif Kötülükler

Eh, dün dedim, Tuğrul Keskin’i de, 2015’te yayınladığı şiir kitabını da, o kitaba mevzu olan hadiseyi de bilmiyordum. Herhalde biliyor olmam gerekiyordu. Galip ihtimal, biliyor olmam gereken birçok başka şey daha var ve bilmiyorum. Tuğrul Keskin’i ve “yaşasın isyan” diyerek göz göre göre ölüme giden Yunan askerlerini öğrenince, aklıma, Soner Yalçın’ın birkaç gün önce sözünü

Sevmek ama Nasıl?

Tuğrul Keskin diye biri varmış. Yunanistan’ın Anadolu işgaline direnen komünist Yunan askerlerinin İzmir’de Yunan ordusu tarafından infazını öğrenince etkilenip şiirler yazmış. Bu şiirleri Zito i Epanastasi (Yaşasın İsyan) adlı bir kitapta toplamış. Geçmiş zamanın rivayeti kipiyle yazıyorum. Bu kip bir tür küçümseme ima etmekte de istihdam edilebilir. Öyle bir ima yok, benimki dümdüz, bilmezlik, yeni

Sıradaki Savaş

İçinde yaşadığımız ekonomik kriz, bugüne kadar yaşananlardan yapısal olarak farklı. Dolayısıyla, daha önce denenmiş ve başarıya ulaşmış metotlarla aşılması, bana imkânsız görünüyor. Ancak benzer ilaçların kullanılacağını tahmin etmek zor değildi. Benzer ilaçlar kullanılacak, kısmi bir iyileşme görülecek, doz artırılacak, bir süre sonra başlangıç noktasına dönülecek gibi görünüyordu. Bütün bu tahminlerimi, bilenler biliyor, kriz sahayı vurmadan

Bahis Oranlarından Afrin’e

Geçenlerde bir haberin başlığını gördüm, bahis oranlarının iyileştirileceğini söylüyordu. O haberden ilhamla bir şeyler yazacaktım, araya Afrin filan girdi, kaldı. İyi ki kalmış, çünkü Afrin vesilesiyle bize yurtseverlik filan öğretmeye kalkanların “aslında” ne istediklerini anlamak için çok uygun bir vaka bu. Sektörü pek de iyi bilmiyorum. Bildiğim kadarıyla memleketin içinde futbol, basketbol maçları filan gibi

CHP ve İyi Parti

7 Haziran öncesi, AKP kurucularından, uzunca bir süre vekillik yapmış bir arkadaşım aradı, görüşmek istedi. Buluştuk. Oradan buradan konuşurken, o günlerin gündeminin en sıcak mevzuuna gelmemiz fazla sürmedi. HDP barajı aşabilir miydi? “Çok ihtimal vermiyorum ama MHP ile HDP arasındaki kararsızlar HDP’ye yönelirse aşabilir diye düşünüyorum” dedim. “Hah,” dedi, “asıl derdim buydu. Araştırmalarda HDP ile

Kazmayın, Başınız Derde Girer

Soner Yalçın âlem adam. “Fazla derine inmeyin, kökleri filan araştırmaya kalkmayın, başınız derde girer, fena halde hayal kırıklığına uğrarsınız” diye uyarmak gerekse müracaat edilecek bir alıntı yapıyor (http://www.sozcu.com.tr/2018/yazarlar/soner-yalcin/yurtseverlik-sinavi-2209560/). Peşinden… “Runciman’dan bu örneği vermemim nedeni; bugün yazı konumuzun ‘kök’ sorunu olmasıdır. Derine kazmak zorundayız.” Sonra da köklere inmesini bekliyorsunuz mesela. Ama öyle de olmuyor. Bildiğimiz sığ sularda geziyoruz. Dümdüz

Füzelerin ve Büyük Anlatıların Menşei

Büyük Türk büyüğü Bekir Bozdağ kabine toplantısı sonrası açıklamış ki, tankımızı vuran füzenin menşeini biliyoruz. Biliyoruz da, emin olunca açıklayacağız. *** Vaktin birinde Angola’da ABD, komünist yönetime karşı silahlı ayaklanma örgütledi ve ülkeyi iç savaşa sürükledi. Rejimin en önemli gelir kaynaklarından biri, ülkedeki petrol kuyuları idi. Dolayısıyla isyancılar —rejimi zayıflatma amacıyla— petrol kuyularına saldırdılar. Mesele