Kategori: Yazılar

Kemal

Benim baktığım yerden göründüğü şekliyle… Osmanlı zaten çok uzun süredir yenilip duran ve en azından son yüz yılı boyunca çaresizliğine bir çare arayan bir organizasyondu. Akla hayale gelmeyecek, bugün dile getiren olsa kim vurduya gitmesine sebep olacak çareler teklif edilmişti o yüzyılda —Avrupa’dan damızlık erkek getirmek gibi… Osmanlı —bugün bizim tecrübe ettiğimizin veya soğuk savaş

Buzun Üstünde

Dün dedim ki, mesela cevizin tadını ceviz yemeden bilemezsiniz ve —daha mühimi— ceviz yememiş birine bildiremezsiniz. Yine dedim ki, eh, evet, her bilgi öyle değil. Ama zannedildiğinin aksine, birçok bilgi öyle. Mesela enstrümanlar başladığında, solistin az sonra “Gamzedeyim deva bulmam” diye gireceğini tahmin edebilirsiniz —eğer şarkıyı daha önce dinlemişseniz. Birileri, elindeki notalara bakıp, daha önce

Ceviz

Geçenlerde değindim, mesela Soner Yalçın, bilgi, bilmek filan gibi mevzularda üstten konuşmayı bir alışkanlık haline getirmiş. Akranım eski tüfeklerin arasında da aynı hakkı kendisinde görmeyen yok gibi… Bilmek fiili, birbirini neredeyse hiç andırmayan bir yığın faaliyeti/kabiliyeti bir tek başlık altında topluyor —fena bir şey. Dün Eurosport’ta Buz Pateni Grand Prix’ine denk geldim. Biliyorsunuz işte, gencecik

Ödlek Kahraman

Dün verdiğim bağlantıda Cumhuriyet, “2010’dan beri uyarıyorum” diyor ama Erdoğan 2012 Haziran’ında Gülen’e “dön artık, bitsin bu gurbet” demişti diye itiraz ediyor. Bence haksız. Neden haksız? Önce bir alıntı yapayım. “Mesela Arena’da gövde gösterisi yapıyorsunuz. “Öyle olmaz, böyle olur” diye suratınıza çarpıyorlar. Davet edip, şahit kılıyorlar sizi. “Erkeksen dön hadi” diye meydan okuyorsunuz. “Daha işim

Proje Okullar

Malum zat, Proje okulların sayısının artırılmasını istemiş (http://www.hurriyet.com.tr/erdogandan-yeni-talimat-proje-okulda-eski-sisteme-donulsun-40640163). “Burada eski sistemin daha iyi olduğunu düşünüyorum” demiş. Yani 5. Sınıftan itibaren bu okullara girilmesinin ve lise sona kadar aynı okulda okunmasının daha iyi olduğunu düşünüyormuş. Düşünen zat, bildiğiniz gibi dün, âlemin gözünün içine baka baka, “FETO’nun (öyle dedi) illegal örgüt olduğunu ilan etmiştim. Hatta 2010’dan itibaren

Nitelikli Okullar

TEOG yerine getirilen sistemde, herkesin sınava girme mecburiyeti yokmuş. Sınav, mecburiyet, stres… Bin türlü musibet, bir tek hamlede ortadan kalkıverdi. Yine Reis çözdü meseleyi ve Reis’in emriyle harekete geçen bürokrasi, mucizevi formülü buldu. Türkiye’nin gençliğini telef eden sınav stresi —onlarca yıldır üzerimize kâbus gibi çökmüş bir bela— ortadan kalkıverdi. Siz hâlâ Reis’e laf edin, Sorosçular,

Quaresma

Önceki gece Beşiktaş-Monaco maçı vardı. Maç sırasında ve bitiminde, muhtemelen maçın kendisinden çok Quaresma konuşuldu. Quaresma hakkındaki duygu ve düşüncelerimi sona bırakayım ki, futbolla pek alakası olmayanları fazla sıkmayayım. Önce Quaresma tartışmasının kışkırttığı mevzular… *** Quaresma’yı müdafaa edenler, müdafaa etmek ne kelime onu ilahlaştırarak bir tür dokunulmazlık talep edenler, “ulan o sizin söylediğiniz hataları yapmasa

Avrasyacılık Meselesi

1990ların ikinci yarısında TSK içinde Avrasyacılar ile NATOcular —belki de tarihte hiç olmadığı kadar— ayrıştığında, meselenin sadece askeri bürokrasinin içinde olup biten bir savaş olmadığını tahmin etmiştim —hâlâ da öyle tahmin ediyorum. İşin —başka da boyutların yanı sıra— bir siyasi boyutu da olmalıydı herhalde ama ziyadesiyle zayıf kaldı besbelli. Dünyada her şeyin mümkün olmadığını, bazı

Öyle Bir Hal

Bilenler bilir, 2005 ortalarından itibaren bir krize sürüklenmekte olduğumuzu söyleyegeldim. Kriz çıktıktan kısa süre sonra da, (a) krizin sadece iktisadi bir kriz olmadığını, daha genel, kapsayıcı bir kriz —bir kavram haritası krizi— olduğunu ve (b) bu ölçekte krizlerin büyük ölçekli savaşlar olmadan çözülemeyeceğini iddia ettim. Büyük ölçekli savaş derken, 20. Yüzyıldakileri andıran bir biçimde, dünyanın

İdlib Görev Emri

Muhtemelen sizin de yakın veya uzak akrabalarınızın arasında benzerleri vardır, kendilerini herkesten daha zeki zanneder bazıları. Onlara göre, siz de dâhil olmak üzere herkes manasız bir yorgunluğu göze almış, kıt akıllı insanlarsınızdır. Hâlbuki devir, “hap yap, para kap” devridir. Dünya ne sınırsız fırsatlar sunmaktadır ama siz… Neyse iflah olmazsınız. Yorulup duracaksınızdır ve ne uzayacak ne