Kategori: Yazılar

Twitter’in “Çalışanları”

Elon Musk Twitter’ı aldıktan sonra beş bin çalışanı işten çıkarmış, iki bin beş yüzünü daha çıkarmayı planlıyormuş. Meta da on bir bin kişiyi işten çıkarmış. Microsoft’ta bine yakın kişi işini kaybetmiş. Liste böyle uzayıp gidiyor. Memleketimin derin sosyalistleri de işini kaybeden “emekçiler” için ağıtlar yakıyor. “Yahu yine sosyalistler mi, ne istiyorsun şu sosyalistlerden” diyecekler olabilir.

Deprem

İzmir’de deprem olmuş. Herkese geçmiş olsun. Bu vesileyle deprem denen hadisenin bende tetiklediği şeyleri bölük pörçük bir biçimde tezgâha yayayım. Önce şahsi deprem algım. İzmir’de kolejde okuduğum yıllarda (1966-70 arası) bir ara öyle olmuştu ki, neredeyse her gece depremle uyanıyorduk. Koğuştaki ranzalar kayıyor, koğuşun bir tarafına yığılıyordu. Muhtemelen o tecrübenin etkisiyle, depremi biraz şiddetli bir

Hamaset Dış Ticaret Ürünü Olsa

Bugün 29 Ekim. Ülkenin içinde yaşadığı şartları da hesaba katınca, sabah uyandıktan sonra yataktan kalkmadan… Şöyle birkaç dakika kendime terapi yaptım, anti-hamaset kürümü ikmal ettim. Her şeye hazırlıklı olduğum zannıyla, kendimden son derece emin bir biçimde kalktım. Yine de etrafa göz atmakta acele etmedim. Sonra tahmin edebileceğiniz şeyler oldu. Nette gezinirken, WhatsApp mesajlarına bakarken, kendime

Memleketimden Tetikçi Manzaraları

Ertuğrul Özkök’e tek başına bile katlanmam zor. Rasim Ozan Kütahyalı bahse konu olunca zorluk artıyor. Nagehan Alçı radara girince daha da artıyor. Dolayısıyla üçünün bir arada kadraja girdiği bir programa katlanmak imkânsızlaşıyor. Yine de, Kütahyalı’nın Özkök’le uğraştığını anlattığı bölümü izledim —memleket sevdası insana neler yaptırıyor. Mevzuun muhtevası çok da seksi değil. Kütahyalı birileri ile bir

’68

Nişanyan mühim bir noktaya parmak basmış. Bir vakitler babasının katilinden intikam almakta tereddüt eden veya bilgi uğruna ruhunu satan insanları anlatan Avrupalıların, bugün, sıradan bir hayatın ufak bir sallantıda altüst olmasından gerilim imal ettiğine işaret ediyor. Ve şöyle bağlıyor: “İnsan deneyiminin sınırlarını yüzyıllar boyunca başka kültürlere nasip olmayan bir cesaret ve vizyonla araştıran bir kıta,

Aile Sigortası

Kılıçdaroğlu Aile Sigortası projesini açıklamış. Projede iki anahtar kavram var. Birisi, yardıma muhtaç olanlara devlet yardım edecek. Diğeri, yüzde 99’u kadın olan birçok kişi istihdam edilecek. Zekâya bakar mısınız! Bir taşla iki kuş. Ahali yardıma muhtaç, “yardım” lafını duyunca bala üşüşen sinekler gibi CHP’ye üşüşecekler. Ahali işe muhtaç, “kadın istihdamı” lafını duyan da… Sizin bu

Musa

Atılgan (Bayar), “Musa’nın yaşamış olduğuna dair herhangi bir tarihi veri yok” demiş olan Celal Şengör’ün ifadeye çağrılması üzerine “bakalım savcı Musa’nın yaşamış olduğunu nasıl ispat edecek” diye bir mesaj attı. Ben de cevaben, “senin yaşadığın ülkede mahkemelerin böyle bir durumda kalsalar Musa’nın varlığını ispat etmeleri gerekeceğini öğrenmiş olduk, ne banal, bence Türkiye’ye gel, burada öyle

Türk Taksici ve Rus Kadın

Hakan Aksay taksiye binmiş. Taksici kendisini tanımış. Tanıyınca Rusya’yı sormuş. Ama birkaç cümle bile dinlemeden, Aksay’a Rusya’yı anlatmaya başlamış. Sizin de başınıza gelmiştir benzer hadiseler. Sizin içinizden de “bunu bari bilme be kardeşim” diye geçtiği olmuştur. Sizin de, tahmin ediyorum ki, tıpkı Aksay gibi, “her Türk doğuştan bütün konuların uzmanıdır” diye başlık atmak ihtiyacı hissettiğiniz

Gül Gibi Biri…

Fehmi Koru kendi Cumhurbaşkanı adayını açıklamış. Açıklamasına ihtiyaç yoktu, zaten Koru’yu bilen herkesin tahmin edebileceği gibi, Gül’den söz ediyor. “O olmasın” diyenlere de… “Gül gibi” birini bulmamızı da tavsiye etmiş. “Fehmi Koru kimdir” derseniz, başka kimseyi tarif edemeyeceğim kadar sadelikle tarif edebilirim. Aptal numarasına yatarak herkesi aptal yerine koymaktan usanmayan biri. Başkaları da bizi aptal

Sıradan Müminler İçin…

Kitaplı dinlerin en ayırıcı özelliği —adı üstünde— “kitaplı” olmaları idi. Pratikte pek az okuryazar vardı ama en azından teoride, siz de okuma yazma öğrenebilir, kitabı okuyabilir, ve aracıya ihtiyaç duymadan dini anlayabilir/yaşayabilirdiniz. Hâlbuki daha önceki dinlerde din, dinin icabı, bir ruhban sınıfının “iş”iydi. Kitaplı dinlerde de pratikte, kısa sürede bir ruhban sınıfı zuhur etti. Yine