Kategori: Yazılar

CHP’nin Suçu Ne?

Alper Görmüş’ü severim, sanırım daha önce söylemiştim. Ama Serbestiyet’teki son yazısı, bence, ona yakışmamış (http://serbestiyet.com/yazarlar/alper-gormus/hayir-icin-ikna-kampanyasi-kimi-hedef-almali-kimi-aliyor-763744). Bir defa yazının başlığı problemli, CHP’nin —veya başka bir partinin— işi ikna etmek mi? İkna kelimesini severdim —ama politika dışında. Erbakan o kelimeyi kullandığında tüylerim diken diken olmuştu. Sonra İstanbul Üniversitesindeki şu meşhur ikna odaları gündeme gelince… Neredeyse hiç kullanmamaya

Olağan Şüpheli Olarak Bürokrasi

İsmet Özel Tahrik şiirinin bir yerinde, “çiçek alıp eve götürüyoruz / bunun bir delilik olduğunu bile bile” diyor. Bahse konu olan Anayasa değişikliğinin muhtevası hakkında konuşmanın bir manası yok, çünkü savaş o meydanda yapılmıyor. Yani bir delilik, muhteva hakkında konuşmak —ama çiçek alıp eve de götürüyoruz işte… *** Aynı şiirde az önce Özel “elbiseler içindeyiz,

Burnuna Halka Taktırınca

Fin Cumhurbaşkanı Trump’ın edepsizliğine bir laf etti mi bilmiyorum. Ama Türkiye’nin Genelkurmay Başkanının Kardak açıklarında istiskale uğramasına bir laf etmediğini biliyorum. Kıbrıs’ta uğranan hezimete… İsrail’in alay eder gibi, uzun aradan sonra İsrail’e giden ilk Türk Bakan oradayken, tam da o gün Gazze’yi bombalamasına… Ruslar Türk askerlerini vurduğunda, Ruslardan önce bizimkilerin “yanlışlıkla oldu, uf oldu, geçer”

Hayır Diyecek Olanlara

Referandumda neyi oylayacağız? Oylanacak olan aslında ne? Kendi fikrimi söyleyeyim: Jobs’ın, Jobsların yanında mı, yoksa IBM’in, IBMlerin yanında mı olduğumuzu göstereceğiz. Steve Jobs, daha ölmeden mitolojik bir kahramandı. Öldü, iyiden iyiye badem gözlü oldu. O öldükten hemen sonra yaratılan atmosferde yazmıştım, Jobs bir zamane Prometheus’u olarak pazarlanmış biriydi. Gaddar, mesuliyetsiz, kaprisli Olympos tanrılarına yani IBM

Ne Kadar Yazık!

Trump… Tasalanmayın, Amerikan seçimlerini filan konuşmayacağım. Aksine bizi konuşacağım. Bizi… Kanserli bünyemizi. Trump yedi ülkeden Amerika’ya girişi engelleyecek kararnameyi imzaladı da Amerikan basını yaygaraya başladı ya… Amerikalılar havaalanlarına hücum edip “Hepimiz Müslümanız” sloganları attı ya… Aslında Müslümanlar hiçbirinin umurunda değilmiş. Hepsinin biricik derdi, Trump nefretiymiş. Müslümanlara sempati duyduklarından değil, Trump’tan nefret ettiklerinden böyle yapıyorlarmış. Nereden

İkiye Kadar Sayabilmek

Demiştim, 2016’ya kadarki Amerikan seçimleri pek gündemime girmemişti ama son seçimde işler değişti. Kendimi, daha seçimden aylar öncesinden itibaren, ister istemez Amerikan seçimleri hakkında bilgilenir, ilgilenir, sorulara muhatap olur, yorum yapar buldum. Seçim bitti. Trump kazandı ve ne yazık ki çile bitmedi. *** Seçimlerden sonra da Amerikan seçimleri hakkında yazma ihtiyacı hissettim. Trump veya Clinton’dan

Ahlak, Zekâ ve Ciddiyet Seviyesi

Pek ortalarda görünmüyordu, Müezzinoğlu da sahneye avdet etmiş. “Hayırcılar bu millet ve ülke ile ilgili farklı hesapları olanlardır. ‘Hayırcı’ların hiç biri 80 milyonun hislerini yüreğinde hissedenler değildir. Bu ‘Hayır’cılar ülkeyi sıradan bir ülke, milleti de sıradan bir millet gören milletin dünya ile yarışta var olmasını yakıştıramayan bir zihniyet” demiş. 15 yıldır Cumhurbaşkanlarının liderliğinde seksen milyon özgüven kazanmış

Mr. Spock Beyni

Önceki gün dedim, bir rakam gördüğünde onu belirli bir renkle eşleyen —veya benzer algı çaprazlamaları yapan— beyinlere sahip olanlara hasta diyoruz. Hâlbuki hepimizin beyni benzer işler işliyor. Mesela Osmanlı kelimesini gördüğümüzde, yanında yamacında başka herhangi bir tetikleyici olmasa bile, beynimizin alakalı alakasız yerlerinde ampuller yanıyor. Ampul kelimesini gördünüz mesela, ve okuduğunuz cümleyle alakasız şeyler üşüştü

Fazlası Kabızlık Yapan Mutabakat

Sinesteziyi —yani algı çaprazlanmasını— anladığım kadarıyla, bir hastalık olarak tanımlıyorlar. Hani mesela 6 rakamını görünce onu mesela sarı renkte görmeyi, sayılar ile renkler arasında bir karşılıklı eşleşme algılamayı… Sayılar ve renkleri eşleşmiş olarak algılayan biri ise, bu işi becerememeyi bir eksiklik, bir nevi hastalık olarak tarif edebilir ama… “İyi ama 6 sarı değil ki” demeyin.

Bitirtilmeyen Cümle

Zavallının bir cümlesi varmış, bitirtmiyorlar (https://youtu.be/ZyIT01MJWe0). Konuşulan mevzu Musul’muş. Musul’u bizden —veya Kürtlerden, fark etmezmiş— çalmışlar. Musul üzerinde hakkımız var mıymış? Konuşulan mevzu bu ve bitirilmeyen cümle, Batı karşısındaki aşağılık kompleksimizle, Batıyı referans almamızla başlıyor. Althusser’in karısını baltayla öldürdüğü, Derrida’nın intihar ettiği, Nietzche’nin akıl hastanesinde öldüğü gibi yalan yanlış iddialarla, seke seke devam etmeye çalışıyor.