Mert Fırat diye biri varmış, reklamlarda filan görüyordum da, adını bilmiyordum. Didem Soydan adında da bir manken varmış. Bilmiyordum, Mert Fırat’ın evlenmesi sayesinde öğrendim. Mert Fırat’ın evlendiği kadın kına gecesi yapmış, Soydan da “kızı Malatya’dan çıkarabilirsiniz ama Malatya’yı kızın içinden çıkaramazsınız” diye bir tweet atıp olaya “müdahil” olmuş. Muhtemelen bütün bu olanları biliyorsunuz da, ben
Yazmak istediğim, birbiriyle alakasız bir yığın şey vardı, Boğaziçi Üniversitesinin 2018 yerleştirmeleriyle alakalı bir tweetinin altındaki tweetleri görünce… Her bir şey ehemmiyetini yitirdi. Ne diyeyim? Twitter hesabım yok. Twitter’ın nasıl çalıştığı hakkında bir fikrim de yok. Benim ekranımda görünen https://twitter.com/UniBogazici/status/1035536575176863745 adresinin altında hep aynı tweetler mi görünüyor, bilmiyorum. Kendimi garantiye almak için, bir bölümünün ekran
Bildiğiniz gibi, Erdoğan’ın devleti —yani polis— Cumartesi Annelerine müdahale etti. Polise müdahale emrini verdiğini zanneden —veya zannetmemizi isteyen— koltuk kiracısı, her daim olduğu gibi abuk sabuk şeyler söyledi. İnsan olanın, insan kaportasına sahip birinden işittiğinde insan olmaktan utanacağı laflar. Kim olduğunu hatırlamıyorum biri, “bu seviye yakışmıyor” türünden itiraz dile getirdi o laflara. Hâlbuki çok yakışıyor.
Ben de biliyorum daha ciddi dertlerimiz var. Ama bir yandan da hologram gibi bir ülkemiz var çok şükür. Hangi alana yöneltsen projektörleri, neticede memleketin tamamının röntgenini çekmiş gibi oluyorsun. Beşiktaş’ın çok konuşan —her çok konuşan şahıs gibi boş konuşan— başkanı Fikret Orman yine ağız ishali oldu. (“Birkaç kötü netice alındı ya, konuşursun artık” diyecek olanlara
Rahmi Turan, memleketten kaçanları görünce, üzülmüş. Ne çok “fare yürekli” insanımız varmış. Fare yürekli? E, batan gemiyi önce fareler terk edermiş ya. Ama bizim gemimiz batmıyormuş da… O halde ülkeyi terk edenleri fareye benzetmek yanlış. Yok, gemi batıyorsa… O halde fareler diğerlerinden akıllı demek ki. Neden batsınlar gemiyle beraber? *** Bodrum’da babasının sahip olduğu lüks
Malum zor zamanlardayız. Kapitalizm, bu defa —ve hep olduğu gibi yine— asla içinden çıkamayacağı “son” krizine girdi. Depremin merkez üssü neresidir / neresi olacak, meçhul ama kapitalizmin merkez üssü ABD’nin depremde en çok hasar görecek gibi görünmesi de… Ümit verici. Kapitalizm bu defa, bu depremden kurtulamayacak. Kesin. *** İşitiyorsunuz işte, yukarıdakini andıran “tahliller”. Yaşınız benim
Mutlaka haberiniz olmuştur, Trump “Türkiye uzun yıllar boyu ABD’den faydalandı (taken advantage)” demiş. E size tam tersi gibi görünüyordu —ABD’nin Türkiye de dâhil olmak üzere bütün dünyadan faydalanıyor olduğundan şüpheniz yoktu. Mesele sadece Trump ile sınırlı olsa… Dert etmeye değmeyebilir, koskoca ABD’nin Başkanı olsa bile bir soytarı nihayetinde. Ama sadece Trump değil öyle düşünen, Trump’a
Erdoğan meydanlarda Demirel’i diline dolamış ve ben de Akşam’da 24 Mayıs 2011’de demişim ki… “…Demirel’i sevmeyebilirsiniz. Ama sıkletini hafife almak kimseye fayda sağlamaz. “Demirel sahnede Berlusconi, Sarkozy, Merkel filan gibilerine eşlik etmedi. Brandt, Kohl, Mitterand filan gibilerle oynadı. Nostaljiden hazzetmem. ‘Eskiden ne ağır adamlar vardı’ filan diyor değilim. Eğer bir Soytarılar Çağında yaşıyorsak, eğer dünya
Karmaşık sistemlerin favori misallerinden biri beyin, biri lisan ise, bir diğeri de şehirdir. Siz, diyelim İstanbul’dan bir iş için Eskişehir’e gittiğinizde, sizin Eskişehir’e doğru yola çıktığınızın, şu saatte şehre varacağınızın, karnınızı doyurmak için şunu talep edeceğinizin, şunu içip, şöyle bir yerde konaklamak istediğinizin filan bildirildiği, Eskişehir’de bir otorite yok. Şehir sizin için “hazırlık” yapmıyor yani.
Bugün yazmıştım ama… Hakan Albayrak’ın yazısını (http://www.karar.com/yazarlar/hakan-albayrak/cileyse-cile-7684) okuyunca duyduğum utancı sizinle paylaşmazsam gece gözüme uyku girmeyecek, onu hissettim. Okursanız siz de fena halde müteessir olacaksınız eminim, “emperyalizmle mücadele yolunda çekilmesi gereken çile neyse çeker”miş mesela Albayrak. Ya siz? İlk yol ayrımında sıvışırsınız, itiraf edin, bütün çileyi Hakangillere yıkıp… “ABD’nin batırmaya azmettiği gemimizin -Türkiye’mizin- selameti için