Kategori: Akşam Gazetesi Yazıları

Bir Tuhaf Ticaret

Raviyan-ı ahbar şöyle rivayet ve nakılan-ı asar böyle hikâyet ederler ki, eskiden, çok eskiden, Çinliler Türklerin Çin ülkesine gelişigüzel akınlar yapmasına mani olmak ümidiyle bir ticaret anlaşması teklif etmişler. Anlaşmaya göre Çinliler ihtiyaç fazlası prensesleri, porselenleri, ipeklileri ve diğer emtiayı belirli fasılalarla Türklere teslim etmişler. Ticaret dediğin mütekabiliyet gerektirir. Türklerin Çinlilere verebilecekleri, ihtiyaç fazlası yegâne

Türkiye’de Makbul Adam Olmanın İlk Dersi

Lise son sınıfta doğru dürüst iki dersimiz vardı. İkisinden de çakacağım az çok belli olmuştu. Ders çalışmaya karar verdim. Bir akşam yurda herkesten önce girip, daha önce ders çalıştıklarına şahit olduğum arkadaşların yaptıklarını taklit ettim. Masanın üzerine kitapları, defterleri açtım. Kalemimi silgimi ihtimamla hazırladım. Ne var ki, hayatımda daha önce hiç ders çalışmamıştım, bundan sonra

Sel Üstü Az Siyaset

Kadir bey mahzun olmuş. Diğer partilerden geçmiş olsun dilekleri ve destek beklerken, sel üzerinden siyaset yaptılar diye… Hiç yakıştı mı siyasetçilere siyaset yapmak? Kadir beyin serzenişlerini, gördüğüm kadarıyla, yadırgayan olmadı. Galip ihtimal, yadırgadığım için ben yadırganacağım. Bu yadırgama/yadırgamama halleri de zihin haritamızın uydu fotoğrafıdır bir nevi. Zihnimizin hangi alanlarını neden sel bastığını, hasarın boyutlarını teşhis

Sprey

İhsan Alyanak Belediye Başkanı iken, bir ara, İzmir’de ikide bir sular, elektrikler kesildi. Alyanak yağmuru ve rüzgârı bahane olarak gösterdiğinde Yeni Asır nefis bir manşet atmıştı: Yağma yağmur, esme rüzgâr, İzmir Belediyesi zor durumda. Alyanak ne kadar masummuş. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı makamını yıllardır işgal eden muhterem, şehri teslim alan sel hakkında “sprey kullanan ozon

Marka

Türkiye’nin ücra bir liginde mücadele eden Adana Demirspor, en prestijli liglerden biri olan Serie A’ya bu sezon terfi eden Livorno’yla, 4 Eylül akşamı Adana’da özel bir maç yapmış. İşçilerin kurduğu İtalyan Livorno, daha önce, benzer bir tarihi olan Fransız Marsilya ve Yunan AEK kulüpleri ile bir tür kardeşlik ilişkisi kurmuşmuş. Livorno taraftarları Türkiye’den arayıp tarayıp

Ankaragücü, Ankara ve Siyaset Ligi

Adaylık tayini Eskişehir’e çıktığında, muhtemelen daha dengini toplamadan, Sayın Unakıtan Eskişehirspor’un Eskişehir için çok mühim olduğunu işitmiş olmalı. Kampanyasının esas malzemesi Es-Es idi. İki sezon sonra Eskişehirspor İnönü’de Boluspor’u yenip Süperlig’e çıktı. Katkısı meçhul olsa da, Bakan performansın kendisinden bilinmesi için lazım geleni yaptı. Boluspor taraftarı Bakanın hakkını teslim etti. Onun bulunduğu locaya dönüp “siyaset

Dağdaki Çobanlar, Genel Merkezlerdeki Çobanlar

Japonya’da, on aylık bir kesinti hariç 1955’ten bu yana iktidarda olan LDP, hafta sonu yapılan seçimlerde ağır bir yenilgi almış. İlk gelen haberlere göre, partinin genel sekreteri ile iki önemli yöneticisi istifa etmişler. Hanidir böyle bir fırsata hasrettik. Başlar şimdi, “âlemde ne klâs siyasetçiler var azizim, bizimkiler gibi pişkin değiller” muhabbetleri. Benden duymuş olmayın, ama

Etrak-ı Biidrak

Nuray Mert geçenlerde “Ermeni meselesi, Kürt meselesi derken, diğer yandan bir Türk meselesinin giderek derinleştiğini söylemeye çalışıyorum” demiş. Nuray Hanım izin verirse, ben bir Türk meselesinin zaten hanidir ziyadesiyle derin olduğunu ilave edeceğim. Biz gençken, Osmanlı’nın Türkler için Etrak-ı biidrak dediği, Türklerin Cumhuriyet sayesinde itibar kazandığı geyiğini çok sık işitir idik. Hiç öğrenemedim, Türklere Etrak-ı

Çok mu Aptal Görünüyoruz Sayın Bakan?

…yoksa ettiğiniz laflar size sahiden akla uygun mu görünüyor? Ne manaya geliyor mesela “çevre bozulmasın diye kalkınmaktan cayalım mı” sorusu? Üçüncü köprü bizi nasıl kalkındıracak? Birincisi ne kadar kalkındırdı mesela? İkincisi ne kadar? Üçüncüsü ne kadar kalkındıracak, bilelim de “çevre mi, kalkınma mı” oylamasında reyimizi ona göre kullanalım. Sonra ne demek mesela çevrenin bozulması? Sorayım

Vicdanları Yıkama Enstitüsü

1980’lerde bilim dünyası kıpır kıpırdı. Kıpırtının kaynağı, birbirinden çok farklı alanlarda olsalar da, çok geçmeden Kaos adı altında bir arada anılmaya başlayacak olan bilimsel çalışmalardı. Kaosun tarihini yazanlardan biri, Kaosçular için sokak çocukları tabirini kullanırken, diğer bilim insanlarını koro çocukları olarak adlandırmıştı. Bu tasnif çok hoşuma gitmişti. Her Pazar günü, iyi giyimli babalarının yanında, iyi