Eğitim —malumunuz— fiilen çökmüş durumda. “Eğitim” derken, hani şu çocukların sabah gidip öğleden sonra döndükleri okulları ve orada yürütülüyordu olan faaliyetleri kastediyorum. O faaliyetlerin eğitim diye adlandırılması ne kadar doğruydu, bahsi diğer. Daha doğru bir deyişle, demek ki, adına eğitim diye geldiğimiz ve ne üretmesi gerektiği hususunda az çok mutabık kalsak da onu üretmediğini hepimizin
CNT: En akıllı insan bile yanılabilir değil mi? Socrates: Elbette. CNT: Mesela bir hanede bir hastalık vuku bulduğunda, o hanede birilerinin kötü ruhlar tarafından cezalandırıldığını zannedebilir veya hasta olanın bilerek veya bilmeyerek yaptığı bir kötülüğün cezasını ödüyor olduğunu zannedebilir mi? Socrates: Eh, akıllıysa zannetmez. CNT: Kime akıllı diyeceğiz? Mesela aynı adam, nereye kuyu açılırsa iyi
Cumhur NYT’nin Opinion köşesinde yayınlanmış, Mariana Mazzucato hanım tarafından kaleme alınmış olan bir makaleyi paylaşmış. Adını görünce hevesle okumaya başladım: “Capitalism Is Broken. The Fix Begins With a Free Covid-19 Vaccine.” Kapitalizm bozulmuş. Onarılması imkânsız da görünmüyormuş, geliştirilecek Covid-19 aşısı herkese bedava sağlanırsa… Oradan bir başlanırsa… Servisten çıktığında kız gibi olacağını (e evet, bu deyimi
Bir hekim, son yirmi yılda gerçekleşen sosyal dönüşümü, kendi mesleki gözlemlerine yaslanarak tarif etmiş. Yirmi yıl önce hekimin odasına süklüm püklüm giren, aldığı hizmet sanki bir lütufmuş gibi davranan hastaların yerini, hekimin odasına kapıyı tekmeleyerek giren ve hekime uşağıymış gibi davranan hastalar ve hasta yakınları almış. “Bir hekim” dedim ama siz de farkındasınız ki, benzer
Geçen gün demiş oldum ki başka şeylerin yanı sıra… Termodinamik derslerine girince termodinamik öğrenmezsiniz ama müfredatta olmayan birçok şey öğrenirsiniz. Sizin bilmediğinizi bilenler var. Onlar uzman. Onlara boyun eğmelisiniz. Bilgi dediğiniz şey, işte böyle belirli noktalarda yoğunlaşır ve oralardan yayılır. Dersin müfredatında olmayan bu tür bilgileri, dersin formu vasıtasıyla öğrenirsiniz. Yani? Hani şimdi geniş yığınları
Diyelim 16 yaşındasınız. 14-18 yaş aralığındaki yirmi akranınızla birlikte bir haftalık bir kampa katıldınız. Kampta, sizden başka, 28-35 yaş arasında beş gönüllü var —biri psikolojiye, biri fiziğe, biri tiyatroya, biri edebiyata biri tarihe hevesli. İki de görevli var, herhangi bir teknik aksaklık çıkarsa —mesela biri hastalanırsa— çözmek üzere. Tedarik, yemek, bulaşık, çamaşır ve saire işlerin
Pınar Öğünç Gazete Duvar’da belirsizlik üzerine yazmaya karar vermiş. Bence iyi yapmış. Öğünç’ün meseleyi ortaya koyarken kullandığı kiplerden ve kelimelerden hissediyoruz ki, belirsizlik denen şeyden pek hoşlanmıyor. Bizim de hoşlanmadığımızı, kimsenin hoşlanmadığını varsayıyor olabilir, bilemedim. Daha çok, “bakın belirsizlikten siz de hoşlanmıyorsunuz ama belirsizlik sizin bildiğinizden de fena” der gibi geldi bana. Belirsizlik, bence de,
İşin hakçası, korkmadım. Korkmamayı bir meziyet, bir marifet olarak görmüyorum. Korkulması gerekenden korkmamak akıllıca bir şey değil. Lakin korkulması gerekmeyenden korkmak da akıllıca sayılmaz. Korkulması gereken bir halde miyiz, onu önceden bilmek de pek mümkün değil. Dünya böyle. Korkulması gerekmeyenden korkuyorsun söz temsili, sonra o korku kendisini meşrulaştırıyor. Veya korkulması gerekenden korkmuyorsun, başın belaya giriyor.
Geçenlerde OpenAI, GPT-3’ü duyurdu. Sevdiğiniz bir şairin tarzıyla bir şiir talep ediyorsunuz, yazıyor. Filan. Çok geçmeden The Guardian’da, GPT-3 tarafından yazılmış bir makale yayınlandı. İşte biz bunları hep önceden haber vermiştik (burada bir gülümseyen surat olacak). Çocuklarınızın nasıl bir dünyada yaşıyor olacağı hususunda, GPT-3’ün işkilli Süleyman’dan daha müessir olacağına dair bahse girerim. O kadar uzak
Netflix’te Borgen adında 2012 yapımı bir Danimarka dizisi var. Birkaç bölüm izledikten sonra kritiklerine baktım ki, zamanında çok ses getirmiş. Digitürk’te de oynamış. Esasen yıllar önce benim yapmaya heveslendiğim bir dizi denebilir. Tesadüfen denebilecek şekilde başbakan olan bir kadın var, Birgitte. Birgitte’nin bir kocası, ergen kızı ve küçük oğlu var. Bir de cevval bir basın