Üzerinize afiyet, Beşiktaşlıyım. Bilenler bilir, Beşiktaş’ın maç kaybetmesi beni fazla üzmez. Eğer oynadığı futboldan memnun kalmışsam… Yok, eğer futbol namına ortaya bir şey konmamışsa, maçı kazanması da beni tatmin etmez. Yani, tahmin edeceğiniz gibi, yıllardır tatmin olduğum filan yoktu. Bu yıl sezon öncesi hazırlıklarımı aksatmadım. Sezona formda girdim. Olmayacak emareleri, “galiba sonunda seyretmeye değer bir
Oğlu İsmail’i kurban edecekken İbrahim’e bir koç gönderilmesinin mesajı bence çok açık: Bütün insanlar sizin hısımınızdır, onları kurban etmeyi artık durdurun. Bildiğimiz kadarıyla bütün kültürler, tanrılara insan kurban ettikleri bir safhadan geçtiler. Aralarından kurban verenler kurban vererek arınıyorlar, artık şiddetli gazaplara uğramayacaklarını ümit edebiliyorlardı herhalde. Böylelikle istikbalin belirsizliğinin yol açtığı kaygıyı gidermeye çalışıyorlardı. Kimin, ne
Rektörlerin seçimle gelmesinin kararlaştırıldığı günlerdi. Üniversitede bir profesör arkadaşım ile aynı odayı paylaşıyorduk. “Köylü bile muhtarını seçiyor,” dedi, “bizim rektörümüzü seçmemizi neden içine sindiremiyorsun?” Böyle düşünen sadece o olsa, dert olmayabilirdi. O dönemde yaygın yaklaşım buydu. Bu analojinin uygun olmadığını söyledim. Benzer mantıkla, belediye başkanlarını da belediye işçileri, bilemediniz mühendisleri seçmeli. Köy köylünün, ama üniversite
Önder Sav CHP’ye büyük hizmetlerde bulundu. Kendisi de CHP’ye çok hizmet ettiğini düşünüyordur. Ama onun hizmet olarak gördükleri ile benim kastettiklerim herhalde aynı şeyler değildir. Benim açımdan en önemli hizmetlerinden biri, yıllarca CHP’nin paratoneri olmasıydı. Ahali partide yolunda gitmeyen her şeyin müsebbibi olarak onu gördü. Bütün husumet onda toplandı. Böylelikle parti fırtınaları hasar görmeden atlattı.
İnsan bedeni akıllıca tasarlanmış değil. Bir dakika… Yargımı müdafaa etmek için bir fırsat tanıyın. Mesela insanın yemek borusu ile nefes borusunun aynı boşluktan dışarı açılması, sizce akıllıca bir iş mi? Yediğiniz veya içtiğiniz bir şeyin nefes borusuna kaçıp onu tıkaması ihtimali yok mu? Herhangi birindeki bir iltihaplanmanın diğer fonksiyona da zarar vermesi ihtimali? Şöyle midemizin
İzmir Konak Belediyesi, 29 Ekim vesilesiyle, Barselona’nın İstiklal Caddesi sayılabilecek olan La Rambla’da boy göstermiş. Bir grup sanatçı, “kurtuluş” temasıyla İzmir’in efesini ve çağdaş Türk ailesini canlandırmış. Birinci tespit: Bilenler bilir, canlı heykeller La Rambla’nın mütemmim cüzlerindendir. Konak Belediyesi de caddenin âdetine uymuş. Demek ki Müslüman mahallesinde salyangoz satmaya kalkmamışlar. Davul zurna eşliğinde zeybek de
28 Şubat’ın en azgın günleriydi. Kurban Bayramı yaz günlerine, bayramın ilk günü de Cuma’ya denk geldiydi. Tam Cuma vakti, İzmir Güzelbahçe’de, bikinisinin üzerine askılı bir bluz geçirmiş olan bir kadın, taşıdığı kurban derileriyle caminin bahçesine girdi. Kurban kesmişti ama günün Cuma olduğundan, imamın Cuma kıldırmakta olduğundan habersizdi. Bir yandan “hoca efendi, hoca efendi” diye seslenerek,
Annelerimizin baş bağlama tarzı birden masumiyet kazandı ya, hep masum bulunuyordu gibi hatırlanıyor. Öyle değildi. Genç kızlar kampus kapılarından, çenelerinin altından bağladıkları başörtüleriyle giremiyorlardı. “Türban modern bir kıyafettir, üniversiteliye yakışır” diye bir formül bulundu. Kim buldu? Rahmetli Özal ve Doğramacı. Yani devlet. Hem başını örtme hem de modern olma teknolojisi piyasaya sunulunca, şehirli kadınlar fırsatı
Öğrenciydim. Yaz tatili sırasında ailemin yanında, İzmir’deydim. Zemin kattaki dairenin yeşillikler içindeki balkonunda oturmuş kitabımı okuyordum. İzmir henüz emniyetli bir şehirdi, balkonu çeviren demir parmaklıklar yoktu. Bir ara komşulardan biri geldi. Hep yapıldığı gibi, balkonun hemen dışına bir tabure çıkarıldı. Çaylar geldi. Komşu balkonun dışında, babam içeride, sohbet etmeye başladılar. Komşunun sıkı bir Erbakancı olduğunu
Her seçimden önce, her yerde yaşanan tuhaflıklara son mahalli seçimlerden önce Eskişehir’de de şahit oldum. Geçmiş seçim neticelerinin teferruatlı analizlerine yaslanıp gelecek seçim sonucunu bilenler mi ararsınız, elinde seçim kazanmanın şaşmaz formülüyle dolaşanlar mı? Mesela bir ara bir rapor dolaşmaya başladı. Obama’nın kampanyasında İnternetten nasıl faydalandığını abartarak anlatıyor, İnterneti böyle kullananın seçimi kaybetmeyeceğini ima ediyordu.